‘Kur’ân binâ eder ve ezkâr ise fidan diker.’
Nifferî’nin “Harf Durağı”ndan -önceki yazımızda- yaptığımız seçki, aslında yalnızca tasavvufî bir derleme değildir; aynı zamanda İslam yazısının ontolojisini, hüsnühattın metafiziğini ve hattatlık terbiyesinin iç mantığını açığa çıkarabilecek güçlü bir nazarî çerçevedir. Çünkü burada “harf”, sıradan bir dil unsuru olmaktan çıkarak görünürlük, bilgi, perde, huzur ve marifet arasında kurulan büyük ilişkinin merkezine yerleşir. Bu sebeple metni yalnızca sûfî bir söyleyiş olarak değil, aynı zamanda
Yeni Şafak