Ankara – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, KESK Yöneticileri Sevgi Yılmaz ve Bülent Türkmen ile EMEP Ankara İl Başkanı Rüstem Kahraman, günlerdir Beypazarı'nda bekleyişlerini sürdüren Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, 4 Haziran Perşembe günü saat 12.00’de Yıldızlar SSS Holding önüne gitmek için ayarladıkları otobüslerin yeniden engellendiğini belirterek, "Sendikaları, kitle örgütlerini ve tüm vatandaşları öfkeleriyle birlikte holdingin önünü kuşatmaya çağırıyoruz" dedi.
"İşçi, devletin patron gibi davrandığına tanıklık ediyor"
Ziyarette konuşan Mehmet Türkmen, devletin işçilerin hak mücadelesine engel olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bütün hayatını ekmeğinin etrafına kuran bir insan, öyle bir noktaya geldi ki; devletin bizzat patron gibi davrandığına tanıklık ediyor. Binlerce işçinin emeğine çöken bir patron adına garantör olan ve işçileri kandıran bir düzen var. İşçinin hakkına müdahale etmesi gerekenler, bütün bu suçlara göz yumuyor. Patrona söz geçiremeyen bir bakanlık, bir emniyet teşkilatı... Şimdi de işçilerin en temel anayasal hakkına engel oluyorlar; 'Ankara’ya gelmesinler, haklarını aramasınlar' diyorlar. Devletin bu ülkeyi yönetenlerin, patronların işlediği suçlara sessiz kalmasını geçtik; artık devlet tüm organlarıyla, bizzat patronlar işçinin hakkını daha rahat yesin, daha kolay gasbetsin diye seferber oluyor."
Sendikalara çağrı
Çağrı yapılan saatte Yıldızlar SSS Holding önünde olacaklarını söyleyen Türkmen, "Kazanana kadar yanınızda duracağız. Doruk Maden işçisi kazanacak, işçi sınıfı kazanacak; bundan hiçbir şüphemiz yok. Ancak bu mesele sadece Doruk Maden işçilerinin değil; asıl çağrıyı bu ülkedeki işçi ve memur sendikalarına, emek örgütlerine yapıyorum. Onlar, halka yönelik bu saldırıları yaparken asıl gücü ve cesareti bu ülkedeki sendikaların zayıflığından, sınıf mücadelesindeki birliksizlikten alıyorlar. İşçinin hakkına bu kadar kolay çökmeleri, anayasal hakları bu kadar kolay çiğnemeleri işte bu yüzden" dedi.
"Türkiye Cumhuriyeti bir patron devletidir"
Sevda Karaca da Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinin devlet-sermaye ilişkilerini açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Karaca, "Biz en başından beri bu rezaleti gündeme getirirken Türkiye Cumhuriyeti’nin bir patron devleti olduğunu söyledik. Bütçe dönemlerinde kaynakların patronlara nasıl aktarıldığını, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin bir avuç sermayedarın çıkarı için nasıl kullanıldığını anlattığımızda bize ‘Abartıyorsunuz’ dediler. Oysa biz patronlardan değil, işçilerden öğreniyoruz; onlar ne anlatıyorsa gerçek odur" dedi.
Karaca, "Bakanlığın garantör olduğu bir ödemeyi bile günlük pazarlık konusu haline getirmek, bu devletin kime hizmet ettiğinin göstergesidir. Eğer bu bir işçi devleti olsaydı, hiçbirimizi açlığa, yoksulluğa ve borç yükü altında yaşamaya mahkûm etmezdi. Ankara hiçbir zaman işçi sınıfının gerçek başkenti olmadı. Bizim gerçek başkentlerimiz; ekmeğimizi kazandığımız iş yerleri, çocuklarımızı büyüttüğümüz evler ve mücadeleyi ördüğümüz üretim alanlarıdır. Patronların çıkarlarına hizmet eden bu düzene karşı en büyük gücümüz iş yerlerindeki birliktir. Mücadeleniz mücadelemizdir. Bu direnişi büyüterek kazanana kadar birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.