Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, HAVELSAN tarafından geliştirilen tam uçuş simülatörlerinin EASA tarafından Level D seviyesinde sertifikalandırılmasını, Türk sivil havacılığı açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendirdi.
Erdağı, Türkiye’nin uzun yıllardır havalimanı yatırımları, büyüyen havayolu filoları ve genişleyen uçuş ağıyla önemli başarılar elde ettiğini ancak bu büyümenin büyük ölçüde yabancı teknolojiye dayandığını belirtti. Uçak, motor, aviyonik, yazılım ve pilot eğitiminde kullanılan tam uçuş simülatörlerinde dışa bağımlılığın uzun yıllar devam ettiğini ifade eden Erdağı, HAVELSAN’ın son başarısıyla bu tablonun değişmeye başladığını söyledi.
“Level D En Yüksek Uluslararası Standart”
HAVELSAN’ın geliştirdiği tam uçuş simülatörlerinin Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı tarafından Level D seviyesinde sertifikalandırıldığına dikkat çeken Erdağı, bu seviyenin simülatörlerde ulaşılabilecek en yüksek uluslararası standart olduğunu vurguladı.
Level D seviyesindeki simülatörlerde verilen eğitimin gerçek uçakta gerçekleştirilen eğitimle eşdeğer kabul edildiğini belirten Erdağı, söz konusu başarının yalnızca teknik bir sertifika değil, Türk mühendisliğinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünün de göstergesi olduğunu kaydetti.
THY ile Yeni Anlaşma
Erdağı, Türk Hava Yolları ile HAVELSAN arasında imzalanan yeni anlaşmanın da stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Daha önce Airbus A320neo ve Boeing 737 MAX için tam uçuş simülatörleri teslim eden HAVELSAN’ın, yeni anlaşma kapsamında THY için 8 Tam Uçuş Simülatörü ile 4 Uçuş Eğitim Cihazı üreteceğini belirten Erdağı, bu siparişin Türk havacılık sektörünün yerli teknolojiye duyduğu güvenin göstergesi olduğunu söyledi.
Pilot Eğitim Kapasitesi Artacak
Yeni simülatörlerin devreye alınmasıyla birlikte THY’nin hızla büyüyen filosu için pilot eğitim kapasitesinin önemli ölçüde artacağını belirten Erdağı, pilotların yurt dışına gitmeden Türkiye’de eğitim alabilmesinin hem zaman hem de maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti.
Erdağı, söz konusu yatırım sayesinde milyonlarca dolarlık döviz kaynağının ülkede kalacağını, yerli mühendislik ve teknoloji üretiminin de güçleneceğini dile getirdi.
“Simülatör Üretmek Bir Ekosistem Kurmaktır”
Simülatör üretiminin yalnızca bir eğitim cihazı geliştirmek anlamına gelmediğini vurgulayan Erdağı, bu alandaki üretimin yazılım, hareket sistemleri, görüntü teknolojileri, elektronik tasarım, veri işleme ve hassas mekanik gibi çok sayıda ileri teknoloji disiplinini bir araya getirdiğini söyledi.
Bu nedenle HAVELSAN’ın başarısının yalnızca havacılık sektörü açısından değil, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretme kapasitesi açısından da önemli olduğunu belirtti.
Hedef Geniş Gövdeli Uçaklar Olmalı
Erdağı, bundan sonraki süreçte hedefin büyütülmesi gerektiğini ifade etti. Boeing 737 MAX ve Airbus A320neo simülatörlerinin ardından Airbus A350, Boeing 787 ve Boeing 777 gibi geniş gövdeli uçaklar için de yerli simülatörlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bölgesel yolcu uçakları, iş jetleri, helikopterler ve yeni nesil hava araçları için de yerli simülatör üretiminin hedeflenmesi gerektiğini kaydeden Erdağı, Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir eğitim ve teknoloji merkezi olabilecek konumda bulunduğunu belirtti.
“Türkiye Bölgesel Simülatör Merkezi Olabilir”
Türkiye’nin Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika gibi büyük bir coğrafyaya hitap edebileceğini söyleyen Erdağı, yabancı havayollarının pilot eğitimleri için Türkiye’yi tercih edebileceğini ve “Made in Türkiye” ibaresi taşıyan simülatörlerin farklı ülkelere ihraç edilebileceğini ifade etti.
Bu hedeflerin artık hayal olmadığını belirten Erdağı, başarının uzun vadeli devlet politikası, Ar-Ge yatırımları ve yerli mühendisliğe verilen destekle sürdürülebileceğini kaydetti.
“Gerçek Havacılık Bağımsızlığı Teknoloji Üretmektir”
HAVELSAN’ın başarısını Türk sivil havacılığının teknoloji üreten bir yapıya dönüşmesi açısından tarihî bir adım olarak değerlendiren Erdağı, emeği geçen mühendis, teknisyen, yönetici, Türk Hava Yolları ve HAVELSAN çalışanlarını tebrik etti.
Erdağı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Gerçek havacılık bağımsızlığı yalnızca gökyüzünde uçabilmek değil, o gökyüzünü mümkün kılan teknolojiyi de üretebilmektir.”