Euronews'in haberine göre mevcut döviz kurlarıyla yaklaşık 875.000 euro değerine karşılık gelen 1 milyon dolarlık servet eşiğini aşanların oranında Doğu Avrupa ülkeleri başı çekti.
Küresel çapta en hızlı büyüme gösteren ilk 30 ülkenin zirvesindeki ilk 5 sıranın tamamı Avrupa ülkelerinden oluştu.
- Litvanya: %8’lik büyüme oranıyla ilk sıraya yerleşti ve 2025 yılında tam 921 yeni dolar milyoneri kazandı.
- Türkiye: %6,4’lük etkileyici bir büyüme oranı yakalayarak dünya ikincisi oldu. Türkiye'de sadece bir yıl içinde 5.650 kişi zenginlik basamaklarını tırmanarak dolar milyoneri unvanını aldı.
- Letonya: %5,7 artışla listeye üçüncü sıradan girerken, safına 1.131 milyoner kattı.
- Macaristan: %5,3’lük yükselişle 1.349 yeni milyoner çıkardı.
- İrlanda: %5,2 ile beşinci sırada yer alsa da, yukarıdaki ülkelere kıyasla hacim olarak çok daha fazla zengin kitlesi yaratarak 9.491 yeni milyoner çıkardı.
Listede Polonya %4, komşu Yunanistan ise %3,5'lik milyoner artış hızı yakaladı. Raporda, oransal büyümenin yüksek çıkmasının, o ülkedeki yeni milyonerlerin bir önceki yıl bu 1 milyon dolarlık sınıra zaten çok yakın olmalarından kaynaklandığı not edildi.

Sayısal hacimde Batı önde
Oransal büyüme oranları zengin nüfusu zaten çok büyük olan Batı ekonomilerinde düşük görünse de, adetsel bazda bakıldığında ortaya çok daha çarpıcı bir manzara çıkıyor.
Küresel milyoner artışının neredeyse yarısını tek başına sırtlayan ABD, 2025 yılında tam 441.078 yeni milyoner ekledi.
Bu veri, ABD'de her gün ortalama 1.208 kişinin (saatte 47 kişi) milyoner olduğu anlamına geliyor. UBS örneklemindeki 57,5 milyon küresel milyonerin %40'ından fazlası (23,6 milyondan fazla insan) halen ABD'de ikamet ediyor.
Tek bir ülkede bile azalma yaşanmadı, bu ne anlama geliyor?
UBS raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, analiz edilen 56 pazarın hiçbirinde milyoner sayısının yıl sonu itibarıyla azalmamış olması oldu.
Konuya ilişkin raporda, "Daha fazla insan servet basamaklarını tırmanıyor, zirvedeki saflar sıklaşıyor ve dikkat çekici derecede geniş bir pazar yelpazesinde istikrarlı bir büyüme görülüyor" ifadelerine yer verildi.
Uzmanlar, bir ülkedeki milyoner sayısının her zaman o ekonominin büyüklüğü, genel gücü veya kişi başına düşen ortalama gelirle doğrudan paralel olmadığını vurguluyor.
Milyoner sayısının artmasında makroekonomik verilerden ziyade; ev sahipliği oranları, özel emeklilik tasarrufları, birikim ve yatırımlara yönelik vergi teşvikleri gibi dinamikler çok daha belirleyici bir rol oynuyor.
Milyonerliğin UBS tanımı:
Raporda bireylerin "serveti" veya net varlığı hesaplanırken; kişilerin sahip olduğu finansal ve reel varlıkların (özellikle konut/gayrimenkul) toplam değerinden, mevcut borçlarının düşülmesi yöntemi esas alınıyor.