Ana içeriğe geç

Mahkeme başkanından sanığa: "Siz kabadayı mısınız?" Darp sonucu ölen polisle ilgili dava başladı!

Ankara'da araç muayene istasyonunda darp edilen polis memuru Melih Okan Keskin'in ölümüne ilişkin dava başladı. Duruşmada, ifade veren bir sanığa mahkeme başkanının sorusu dikkat çekti. Mahkeme başkanı, "Siz kabadayı mısınız? Siz teknikersiniz. Aracın önünden çekilmedi diye yumruk mu atıyorsunuz? Siz böyle mi çalışıyorsunuz? Biri size küfür ettiği için yumruk mu atıyorsunuz?" dedi

Mahkeme başkanından sanığa: "Siz kabadayı mısınız?" Darp sonucu ölen polisle ilgili dava başladı!
Habertürk
16

Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesine ilişkin haklarında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan dava açılan 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

AA'da yer alan habere göre Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Murat Yıldırım ve Saruhan Atasoy, tutuksuz sanıklar Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar, maktul Keskin'in eşi Emel Keskin ve yakınları ile taraf avukatları katıldı.

Savunması için söz verilen sanık Görfidan, araç muayenesi yaptığı sırada maktul Keskin'in, Buket isimli amir yardımcısıyla tartıştığını ve üzerine yürüdüğünü gördüğünü iddia etti.

Keskin'in bu sırada küfür etmeye başladığını ve elini kaldırdığını öne süren Görfidan, "Ben, Buket Hanım'ı darbedeceğini düşündüm ve 'Neden küfür ediyorsun?' diye araya girdim. Bu sırada Yiğitcan da yanımıza geldi. Ben ve Yiğitcan'ı iterek 'Siz karışmayın.' dedi. Ardından maktul yakamdan tutup dışarıya çekti. Sonra sanıklar dışındaki arkadaşlar araya girdi. Maktul bize küfürler etmeye başladı ve 'Dua edin yanımda silah yok.' dedi." ifadelerini kullandı.

Bu olayın ardından işinin başına döndüğünü ifade eden Görfidan, bir müddet sonra olay yerine polislerin geldiğini anlattı. Sanık Görfidan, "Benim bütün amacım kadına şiddet olmasını önlemekti. Herhangi bir fiziki temasım olmadı." iddiasında bulundu.

OLAY ANININ GÖRÜNTÜSÜ İZLETİLDİ

Bu sırada duruşma salonunda olay anını gösteren güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Maktul ile amir yardımcısı arasındaki diyaloğun görüntüsüne işaret eden mahkeme başkanı, "Maktul burada vurmak için mi elini kaldırıyor? Burada hararetli konuşma gözüküyor. Kadın da aynı şekilde elini kaldırıyor." ifadelerini kullandı. Bunun üzerine sanık Görfidan, "Ben elini kaldırdığını gördüm. Bir sonraki hareketinin saldırı olabileceğini düşündüm. Erkek olsaydı müdahale etmezdik." yanıtını verdi.

Mahkeme başkanının "Bunca kişinin üstüne gitmesine gerek var mıydı? Güvenliğe neden haber vermediniz?" sorusunu yöneltmesi üzerine Görfidan, "Savunmasız bir kadına elleri havada şekilde küfür ettiği için müdahale ettim. Çıkışta güvenlik yoktu. Ani geliştiğinden dolayı biz müdahale ettik." dedi.

"BİRİ KÜFÜR ETTİĞİ ZAMAN ARAYA MI ALIYORSUNUZ"

Sanık Karlar da maktul Keskin ile amir yardımcısı arasında yaşanan tartışma nedeniyle olaya müdahale ettiklerini söyledi. Keskin'in küfürler etmesi üzerine diğer çalışanların da olaya müdahil olduğunu anlatan Karlar, "Maktul arabasına doğru yöneldi ve hepimize hitaben küfür etmeye başladı. O küfürden sonra içeride çalışan birkaç kişi daha çıktı. Küfür ederek üzerimize doğru geldi. Arkadan gelenleri görmedim. Maktul ile Rahman arasında itişme oldu. İtişmenin olduğu yere koştum ve refleks olarak Rahman'ın omuzuna iki elimle basıp yükseldim. Vurmak için yapmadım." diye konuştu.

Bu sözler üzerine mahkeme başkanı, "Sizin istasyonlar böyle midir? Biri küfür ettiği zaman araya mı alıyorsunuz? Neden güvenliğe haber vermediniz? Bir kişiye karşı o kadar tepki normal mi?" sorularını yöneltti. Sanık Karlar, "Ben olayın böyle olacağını hiç tahmin etmedim. İş yerinde telefon kullanmamız yasak. Ben sadece küfür edildiğinden dolayı araya girdim, sakin olması gerektiğini söyledim. Ben sadece kolunu tuttum, itmedim. Yaralamaya yönelik bir kastım yok." yanıtını verdi.

Sanık Yıldırım ise savunmasına "Böyle elim bir olayın yaşanması nedeniyle üzgünüm." diye başladı. Tanımadığı bir kişinin tüm çalışanlara hitaben küfür ettiğini duyduğunu ifade eden Yıldırım, "Olayın ne olduğunu anlayamadan kim olduğunu bilmediğim arkadaşlarım ile maktul arasında bir itişme olduğunu gördüm. Kesinlikle vurmadım. Ben ayırmak için araya girdim. İki tarafı da itekledim. Daha sonra olay yerinden uzaklaşarak çalışma yerime döndüm. Suçlamaları kabul etmiyorum." savunmasını yaptı. Mahkeme başkanının, "Kamera kayıtlarındaki saat 17.46'da maktule vuran sen değil misin?" sorusuna Yıldırım, "Hayır, ben değilim. Ben maktule herhangi bir temasta bulunmadım. O kişinin kim olduğunu da bilmiyorum." cevabını verdi.

"OLAYIN BURAYA GELECEĞİNİ BİLMİYORDUM"

Sanık Atasoy da bir arbede yaşandığını görmesi üzerine çalıştığı yerden dışarıya çıktığını söyledi. Amirlerinin söylemesi üzerine çalışma yerine geri döndüğünü anlatan Atasoy, şöyle devam etti:

"Sonra araç muayenesi işlemine devam ettim. Araç muayeneden geçmişti, dışarıya doğru aracı çıkarıyordum. Arkası dönük bir kişi vardı. Aracı dışarıya çıkarırken 3 kere kornaya bastım. Aracı frenlediğim halde beni umursamadığı için yavaş yavaş ilerledim. Maktul hareket halinde olduğu için aracın vurmayacağını düşündüm. Aracın maktule değdiğini anlamadım. Aracı teslim etmem gerekiyordu. O önümdeyken aracı durdurup teslim edemezdim. Sonra aracı park konumuna aldım. Bana doğru geldi ve 'Beni mi ezeceksin?' dedi, küfür etti. O anlık sinirle yumruk salladım. Sol çene alt kısmına değdi."

Bu ifadeler üzerine mahkeme başkanı, "Siz kabadayı mısınız? Siz teknikersiniz. Aracın önünden çekilmedi diye yumruk mu atıyorsunuz? Siz böyle mi çalışıyorsunuz? Biri size küfür ettiği için yumruk mu atıyorsunuz?" dedi.

Sanık Atasoy ise "Üzerime doğru geldiği için bana saldıracağını düşündüm. Küfür ettiği için sinirlendim. Bir tane yumruk attım. Olayın buraya geleceğini bilmiyordum. Vurmamın etkisiyle maktulde ölüm sonucunun olacağını düşünemedim." ifadelerini kullandı.

EŞİYLE OLAYA İLİŞKİN KONUŞMASINI ANLATTI

Sanık savunmalarının ardından maktul Keskin'in eşi Emel Keskin'e söz verildi. Eşinin hastanede olduğunu söylemesi üzerine durumdan haberdar olduğunu kaydeden Keskin, "Eşim, 'Hastanedeyim. Beyin kanaması geçirmişim, ameliyat olmam gerekiyor.' dedi. Hastaneye yanına gittim. Bilinci açıktı, şuuru yerindeydi. Konuştuk, bana her şeyi anlattı." diye konuştu.

Eşinin, tartışmanın araç muayenesi nedeniyle çıktığını söylediğini belirten Keskin, ölümünden önce eşiyle olan konuşmasını şu sözlerle anlattı:

"Eşim kadınla tartışıyor. Bana açık açık küfür ettiğini söylemedi. Sonra birden kendisine doğru insanların geldiğini, dışarıya çıkarıldığını, 20-30 kişinin saldırdığını söyledi. Ben de 'Sen ne yaptın?' diye sordum. 'Hiçbir şey yapmadım.' dedi. 'Neden yapmadın?' diye sorduğumda, 'Yapamadım.' dedi. Birileri tutarken, arkadan birilerinin de vurduğunu söyledi. 'Düşmedin mi? dedim. 'Düşüyor gibi oldum ama düşmedim.' dedi. Yumruk olayını hiç hatırlamıyor. Tek söylediği '20-30 kişi geldi üzerime çullandı.'"

Tanık ifadeleri ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Murat Yıldırım'ın tahliyesine hükmetti.

Olay anını gösteren güvenlik kameralarında ses olup olmadığının araştırılması ve görüntülere ilişkin bilirkişi raporu hazırlanmasına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 30 Eylül'e erteledi.

NE OLMUŞTU?

Aracını muayene ettirmek için 2 Şubat'ta TÜVTÜRK'ün Yenimahalle ilçesi İvedik Araç Muayene İstasyonu'na giden Keskin, muayene istasyonu çalışanlarıyla yaşadığı kavganın ardından tedavi gördüğü hastanede 5 Şubat'ta hayatını kaybetmişti.

Olaya ilişkin soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, muayene istasyonu çalışanları Rahman Görfidan, Yiğitcan Karlar, Murat Yıldırım ve Saruhan Atasoy hakkında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan 14'er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlamıştı.

İddianamede, kamera kayıtlarında olay mahallinde bulunan sanıklardan Görfidan ve Karlar'ın, Keskin'i itekleyerek dışarı çıkardığı, yaşanan arbede sırasında sanıklardan Karlar'ın zıplayarak Keskin'e vurmaya çalıştığı, Görfidan'ın da Keskin'in üzerine doğru itekleyerek yürüdüğü ve Yıldırım'ın Keskin'e yumruk attığı anlatılmıştı.

Kalabalığın dağıldığı sırada olay yerine gelen sanık Atasoy'un da araçla Keskin'in bacağına hafifçe çarptığı, araçtan inerek Keskin'e yumruk attığı belirtilen iddianamede, olay yerine polis ekiplerinin gelmesinin ardından Keskin'in aracı ile ayrılarak hastaneye gittiği kaydedilmişti. Adli Tıp Kurumu raporuna yer verilen iddianamede, polis memuru Keskin'in maruz kaldığı darp olayına bağlı yaralanması üzerine hastaneye başvurduğu, tedavisi devam ederken hayatını kaybettiği, ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu meydana geldiği ifade edilmişti.

Fotoğraflar: DHA

Kaynağa Git

İlgili Haberler