İstanbul 1.barosunun Beyoğlu'ndaki binasının üzerine asılan büyük bir afişte; 'lgbti+ hakları, insan haklarıdır' yazıyordu. LGBT'nin harflerinin her birisi, toplumsal dejenerasyon ve insanın varoluşsal anlamda yıkımını ifade eden sapkınlıkları işaret ediyor. Peki bu sondaki '+' nedir diyecek olursanız işte orası asıl tartışılması gereken yer...
Artının anlamı, lgbt'nin sosyal kabul görmeyen tüm yönelimleri de çatısının altında toplaması anlamını taşıyor. Ve sıkı durun; lgbt'nin bu geniş ve kuralsız kapsama çatısı, pedofiliyi yani küçük çocuklara yönelik sarkıntılığı da bir cinsel yönelim olarak kabul ediyor, doğal karşılıyor. Hukuk Vakfı bünyesindeki araştırmaları okurken Av. Muharrem Balcı tarafından kaleme alınmış bir tarihsel değerlendirmeye rastladım. Değerlendirme, lgbt ve pedofilinin kesişen yolları ile ilgiliydi.
1- Öncelikle, pedofiliyle, lgbtnin yallarını kesiştiren bir adam var, Hary Hay, 2002 yılında ölmüş bir aktivist olarak yazılı sözlüklerde. Amerikalı Hay, LGBT hareketlerinin ilki olarak kabul edilen Mattachine Society'yi 1950'de kurması ve savunucusu olmasıyla tanınıyor. Harry Hay aynı zamanda pedofili örgütlerin Amerika'daki temeli olarak kabul edilen NAMBLA'nın (North American Man-Boy Love Association/ Kuzey Amerika Erkek- Erkek Çocuk Aşk Derneği)'nın da önde gelen sözcü ve aktivistlerindenmiş... Kendisi erkek çocuklara ilgi duyan yetişkin erkekler meselesinin, bir 'gey meselesi' olduğunu söylüyor ve eşcinsel örgütlerle pedofili örgütleri arasında ayrılmaz bir ilişki olduğunu deklare ediyor.
2- Lgbt ile pedofilinin ilişkisinin kurumsallaşması ise, 80'li yıllara dayanıyor. Küresel anlamda lgbt hareketlerini bünyesinde toplayan ve bu arada büyük fonlara sahip uluslararası bir örgüt olan ILGA (Uluslararası lezbiyen ve gey Derneği), 1983 yılında pedofili derneği olan NAMBLA'yı da federasyonuna dahil ediyor.
3- 1993'te Birleşmiş Milletler, ILGA'yı danışmanlık statüsüne yükseltmiş ve emrine 118 milyon dolarlık bir fon da bağlamıştı. Lakin yıl sonuna doğru bünyesinde pedofili bir örgüt barındıran ILGA, bu yönüyle Amerikan merkez sağının ve hususen muhafazakâr Amerikalıların dikkatini çekmişti ki basında ve siyasette ciddi bir muhalefet meydana gelmişti. Özellikle basında yayımlanan bir raporda, ILGA'nın reşit olma yaşı, pedofili ve çocuk haklarına ilişkin politikalarının NAMBLA'nın politikalarına dayandığına dair ciddi analizler yer almıştı. Clinton yönetiminin ILGA'nın danışmanlık statüsünün iptali talebine kadar giden süreç sonunda, ILGA 1994'ün temmuzunda NAMBLA'yı bünyesinden attı ve BM'deki itibarını geri kazanarak fonlara erişim hakkını yeniden elde etti...
4- Lakin pedofilinin bir cinsel yönelim olduğunu iddia edenler bitip tükenmedi. 2018'de Würzburg Üniversitesi akademisyenleri bir TedX açık oturumunda pedofilinin de tıpkı lgbt gibi bir cinsel yönelim olduğunu, çocuğun cinsel istismarından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini açıkça deklare ettiler.
5- 10 Eylül 2022'de Dünya Transgender Sıhhati İçin Profesyoneller Birliği (WPATH) Danışmanı Miranda Galbreath, pedofili kelimesini kullanmak yerine 'küçüklere ilgi duyan kimseler / minor attracted persons (MAPs)' denmesi gerektiğini; pedofili denmesinin kişileri aşağılamak ve ötekileştirmek anlamına geldiğini söylüyordu... Aynı çevrelerce 'nefret' kavramı üzerinden LGBT nasıl meşrulaştırıldıysa pedofilinin de bu vesileyle meşrulaştırılma yoluna gidileceği aşikardır. 'Onları aşağılamayalım' demekle başlayan bir normalleştirme çabasıyla karşı karşıyayız.
Peki bu adeta tırtıklama yöntemiyle sinsi sinsi yürütülen meşrulaştırma çabasından hukukçuların haberi yok mudur? Baro'nun haberi yok mudur? Bir yanda haklı olarak çocuklara yönelik cinsel istismara karşı söylenmesi gereken en yüksek sözlerin bayraktarı olacaksın... Diğer yandan pedofiliyi de gey'lik yöneliminin bir parçası olarak gören sapkınların yanında yer alacaksın...
Baroya kayıtlı tüm avukatlar lgbt haklarının koruyucusu mudur da o afişi astınız? Sordunuz mu bünyenizdeki tüm avukatlara? Barolar meslek kuruluşlarıdır, taraf tutma veya kimlik dayatma yeri değildir. Siz lgbt haklarını savunan bir dernek değilsiniz, avukatların üyesi olduğu bir meslek kuruluşusunuz...
Tam bir paradoks ve büyük bir şaşkınlık...