İki kıtayı birbirine bağlayan İstanbul, yalnızca tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, sinemaya sunduğu güçlü atmosferle de dikkat çekiyor. Kimi zaman aşk hikâyelerine, kimi zaman suç öykülerine ya da toplumsal anlatılara ev sahipliği yapan şehir; birçok yönetmen için adeta filmin başrol oyuncusuna dönüşüyor. İşte İstanbul'un ruhunu en iyi yansıtan 5 film...

1. HAMAM
Francesco ile Marta, Roma’da küçük bir dizayn firmasını işleten karı kocadırlar. Bir gün Francesco’nun uzun zamandır unutmuş olduğu teyzesi Anita vefat edince, İstanbul’a doğru yola çıkarak kendisine miras kalan hamamın satış işlemleri ile ilgilenmeye gider. Orada bu hamamı işleten aile ile tanışır. Ailenin fertlerinden birine karşı bir çekim hisseder. Dahası ailenin tümü ile Türkiye’deki atmosfere karşı kendisini yakın hissederek hamamı satmaktan vazgeçer.

2. ANLAT İSTANBUL
İstanbul ve gece. 5 hikaye. Birbirinden çok ayrı gibi görünen bu hikayeleri birleştiren bir tek şey vardır. Hepsi eski peri masallarına benzerler. Bir çingene klarnetçiyi Fareli Köyün Kavalcısı'na dönüştürür. Kırmızı Şapkalı Kız bir mafya kuryesidir. Cindirella ise talihsiz bir fahişe. Katilinden kaçan ' dünya güzeli ' bir prenses Beyoğlu ormanında 8. cüceyle karşılaşır. İstanbul bataklığına yeni gelmiş bir kürt genci Uyuyan Güzel ile tanışır. 5 ünlü masal, İstanbul gecesinde bir belirir bir kaybolur.

3. İSTANBUL HATIRASI: KÖPRÜYÜ GEÇMEK
Alexander Hacke adındaki müzisyen kültür karmasının yansıdığı müzik türlerini anlamak ve şehirdeki ahenkli tınlamaları kaydetmek için, hiç Türkçe bilmediği halde, İstanbul’a gelir. Burada Selim Sesler’le tanışır. Aralarındaki diyolaglar müzik diliyle gelişmeye başlar. Ardından bir çok müzisyen ve şarkıcı onların bu serüvenine katılır ve ortaya İstanbul’un çok sesli korosu çıkar. Tarzların farklılığı ortak amaçlarının en birleştirici özelliği oluverir. Hedefleri, İstanbul’un şarkısını yapmaktır.

4. İSTANBUL KANATLARIMIN ALTINDA
Osmanlı İmparatorluğu'nun 17. yüzyıl ve 4. Murat dönemine denk gelen zamanında, dünya tarihinde ilk defa uçmaya yeltenen bir insan olan Hezarfen Ahmet Çelebi'nin İstanbul'daki yaşamını konu alan filmin yönetmenliğini Mustafa Altıoklar yapmıştır.

5. BİR TUTAM BAHARAT (A TOUCH OF SPİCE)
Fanis, çocukluğunu İstanbul'da geçirmiş bir Yunanlı gençtir. Hem bir filozof hem de bir akıl hocası olan büyükbabası, ona birçok şey öğretmiştir. Bu öğrettiği şeylerin en önemli olanı ise yemek yapmaktır. Fanis'in en büyük hayali tam olarak bir yetişkin olduktan sonra başarılı bir aşçı olmaktır. Otuz beş yıl boyunca Atina'da yaşadıktan sonra İstanbul'a dönecek ve aşk ile tutkunun şehrine aynı duygularla koşut gidecektir.