Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen "İnşaat Zirvesi Türkiye" etkinliği, Ankara'da bir otelde başladı.
Burada konuşan Uraloğlu, dijital bağlantılar, yapay zeka ve akıllı sistemlerin, rekabetin, üretkenliğin ve ulusal gücün belirleyicisi olduğunu, inşaat sektörünün de bu büyük kırılmanın tam kalbinde yer aldığını söyledi. Artık klasik inşa yöntemlerinin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Uraloğlu, artan maliyet baskısı, zaman kısıtları ve yüksek kalite beklentileri karşısında, geleneksel yaklaşımların yetersiz kaldığını anlattı.
Uraloğlu, sensör verileri, gerçek zamanlı analizler ve algoritmik optimizasyonlarla desteklenen akıllı inşaat modellerinin, sektörün yeni standardı haline geldiğine işaret ederek, raporların, dijital araçların maliyetleri yüzde 15-30, süreleri yüzde 30-50 azalttığını ve üretkenliği de yüzde 15-25 artırdığını tespit ettiğine dikkati çekti. Bu verilerin, müteahhitlik sektörünün dijital dönüşümü en üst seviyede benimseyerek, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma yükselmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Uraloğlu, Türkiye'nin altyapı sektörünü dijital çağın öncüleri arasına taşıyarak, küresel yarışta çok önemli bir konuma geldiğini kaydetti.
- "ULAŞTIRMA VE HABERLEŞMEDE 355 MİLYAR DOLARLIK PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK"
Yurt dışı faaliyetlerine 1972'de Libya'da başlayan Türk müteahhitlerin, 2025 sonu itibarıyla 138 ülkede 12 bin 827 projeye imza atarak, toplam 557,5 milyar dolarlık iş hacmine ulaştığı aktaran Uraloğlu, şöyle konuştu:
"Türkiye Yüzyılı'nda, insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ve hızlı iletişim ağlarıyla, dünyada lider ülkelerden biri olmak vizyonuyla, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bakanlık olarak ulaştırma ve haberleşme alanında, 23-24 yıllık dönemde, 355 milyar dolarlık projeyi hayata geçirdik. Türkiye ölçeğinde bir ülke için kıymetli bir rakam. 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 30 bin 50 kilometreye çıkardık, otoyol ağımızı ise 3 bin 796 kilometreye yükselttik, hedefimiz 8 bin kilometreye yükseltmek."
Uraloğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu ve Avrasya Tüneli gibi dev projeleri hayata geçirdiklerini, demir yolu ağını 11 bin kilometreden 14 bin kilometreye çıkardıklarını anımsattı.
- "MARMARAY'A ALTERNATİF ÇİFT HATLI YENİ BİR DEMİR YOLU HATTINA DAHA KAVUŞACAĞIZ"
Marmaray'ın, Türkiye'nin son yıllarda ortaya koyduğu proaktif politikanın ve küresel vizyonun en önemli göstergesi ve somut adımlarından biri olduğunun altını çizen Uraloğlu, Doğu Asya'dan Batı Avrupa'ya, Pekin'den Londra'ya kesintisiz ulaşım sağlayan bu projenin Modern İpek Demir Yolu'nun en önemli parçasını oluşturduğunu söyledi.
Uraloğlu, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman-Ulukışla gibi hızlı tren hatları yapım çalışmalarının devam ettiğine değinerek, "Yapım çalışmaları süren Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu ile Zengezur Bağlantısı'nı destekliyoruz. Yine, Kuzey Çevre Demir Yolu Projesi ile Türkiye'yi uluslararası lojistik için vazgeçilmez kılacak tarihi bir adımın eşiğindeyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçireceğimiz demir yolu bağlantısıyla, İstanbul Boğazı üzerinde Marmaray'a alternatif çift hatlı yeni bir demir yolu hattına daha kavuşacağız. İhale sürecinin ardından, bu yıl içinde yapım çalışmalarına başlamayı planlıyoruz. Dünya Bankası liderliğindeki 6 uluslararası kuruluştan 6,75 milyar dolarlık bir kredi anlaşması yaptığımızı belirtmek isterim." ifadelerini kullandı.
Devam eden 4 bin 150 kilometre demir yolu hattı çalışması olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, 2028 yılında 17 bin 500 kilometre demir yolu ağına ulaşılmasının hedeflendiğini vurguladı. Aktif havalimanı sayısını 26'dan 58'e, dış hat uçuş noktalarını da 50 ülkede 60'tan 133 ülkede 356'ya taşıdıklarını aktaran Uraloğlu, İstanbul Havalimanı ile Türkiye'yi küresel bir havacılık merkezine dönüştürdüklerini bildirdi.
- "TÜRK MÜTEAHHİTLERİ DÜNYADA EN İYİLER ARASINDA YER ALIYOR"
Uraloğlu, Türkiye'nin, 2025'te dünya deniz ticaret filosu sıralamasında 53,1 milyon dedveyt ton kapasiteye ulaşarak, tonaj bazında dünya sıralamasında 10. sıraya yükseldiğini hatırlattı.
2021'de hizmete açılan Filyos Limanı'nın, Karadeniz hinterlandının en önemli limanlarından biri olduğuna işaret eden Uraloğlu, "Yapım çalışmaları devam eden Doğu Karadeniz'deki Rize İyidere Lojistik Limanı'mız da ülkemizin küresel bir lojistik üs olması yolunda önemli bir adımdır. Türk müteahhitleri, yurt içinde ve yurt dışında kazandığı tecrübeyle dünyada en iyiler arasında yer alıyor." diye konuştu.
Uraloğlu, Türk inşaat firmalarının başarılarının, dünyanın dört bir yanında adeta bir vizyonun somut izlerine dönüştüğünü, müteahhitlik sektörünün, sadece proje üstlenmekle kalmadığını, aynı zamanda Türkiye'yi uluslararası arenada saygın bir mühendislik, müteahhitlik ve inşaat gücü olarak konumlandırdığını anlattı. Bu güçlü altyapı temeli üzerinden, dijital dönüşümü de kararlılıkla ilerlettiklerini bildiren Uraloğlu, şöyle devam etti:
"1 Nisan 2026'da 5G hizmetlerini vermeye başladık. 5G, artık sadece hızlı internet değil, akıllı altyapının da sinir sistematiği haline gelmiştir. 5G entegrasyonuyla, inşaat ve altyapı sektörümüz yepyeni bir seviyeye çıkıyor. Bakanlık olarak hayata geçirdiğimiz somut projelerimizle de bunu görüyoruz. Görüntü Tabanlı Bilgi Yönetim Sistemi'ni hayata geçirerek, 68 bin 490 kilometrelik kara yolu ağımızı panoramik kamera ve mobil LiDAR ile sayısallaştırdık. 3 milyon envanter verisini, 610 terabayt veri ve 23 milyon yüksek çözünürlüklü fotoğrafı tek çatı altında topladık."
- "YARIM KALAN PROJELERİN TASFİYESİNDE, MÜTEAHHİTLERİMİZİN BEKLENTİSİ VAR"
Uraloğlu, Trafik Kazaları Veri Yönetim Sistemi ile makine öğrenmesi algoritmaları sayesinde, kaza kara noktalarını daha isabetli tespit ettiklerini dile getirdi. Karayolları Denetim İstasyonlarında, NET Otomasyon Sistemi'ni 106 istasyonda aktif hale getirdiklerini aktaran Uraloğlu, "Günlük yaklaşık 1,1 milyon araç sorgulaması gerçekleştirebiliyoruz. Demir yollarımızda da dijitalleşme hız kesmiyor. Elektrikli hat uzunluğumuzu 7 bin 274 kilometreye, sinyalli hat uzunluğumuzu 8 bin 419 kilometreye çıkardık. Yapay zeka destekli Otomatik Tren Muayene İstasyonları ile hareket halindeki trenleri anlık tarıyor, olası arızaları önceden tespit ediyoruz. Eryaman İzleme Merkezi'mizde, akıllı sensörler ve yapay zeka ile köprü, tünel ve viyadükleri 7 gün 24 saat izliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Havacılık alanında da dijitalleşmeyi öncelikli gündemlerinde tuttuklarına ve dijital Kule Geliştirme AR-GE Projesi ile hava trafik kontrol kulelerini geleceğe taşıdıklarına değinen Uraloğlu, optik sensörler, gündüz/gece ve termal kameralar sayesinde kontrolörlerine gereken görsel bilgileri sağlayan bu sistemin, kule personelinin fiziksel olarak meydanda bulunmasına gerek kalmadan, uzaktan operasyon imkanı sunacağını ifade etti.
Uraloğlu, geleceğin altyapısını daha akıllı, entegre, dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirmek için birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"2053 vizyonumuz doğrultusunda, Türkiye'yi dünyanın en güçlü dijital altyapı merkezlerinden biri yapacağız. Yarım kalan projelerin tasfiyesi konusunda, müteahhitlerimizin bir beklentisi var. Bununla ilgili kanun, TBMM'ye gitti. Henüz komisyona gitmiş değil, ona bakıp sizin bana ilettikleriniz noktasında, ne yapabiliriz bakacağız.
Konuşmasının ardından, Bakan Uraloğlu ve beraberindekiler alandaki stantları ziyaret etti.


