Ana içeriğe geç

Atlı Köşk’te beş asırlık hazineler var! Meşkler çağdaş sanata ilham oldu

Sakıp Sabancı Müzesi, beş asırdan eşsiz hat eserlerini bir araya getiriyor. Müzede sergilenen hat meşkleri ise karalamalardaki estetiği gözler önüne seriyor. Atlı Köşk’te sorularımızı cevaplayan Dr. Ayşe Aldemir, bu meşklerin çağdaş sanata ilham kaynağı olduğunu söylüyor.

Atlı Köşk’te beş asırlık hazineler var! Meşkler çağdaş sanata ilham oldu
Türkiye Gazetesi
16

Sakıp Sabancı Müzesi, beş asırdan eşsiz hat eserlerini bir araya getiriyor. Müzede sergilenen hat meşkleri ise karalamalardaki estetiği gözler önüne seriyor. Atlı Köşk’te sorularımızı cevaplayan Dr. Ayşe Aldemir, bu meşklerin çağdaş sanata ilham kaynağı olduğunu söylüyor.

MURAT ÖZTEKİN - Turkuaz ile erguvanın birbirine karıştığı Emirgân, aynı zamanda farklı sanatların da birbirleriyle buluşup kaynaştığı bir yer... Semtteki Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Hıdiv ailesinden Prens Mehmed Ali Hasan tarafından 1927’de yaptırılan Atlı Köşk’te kitap sanatlarından arkeolojiye, resimden dekorasyona farklı koleksiyonları bir araya getiriyor. Ancak kitap sanatları ve hat eserleri, Sakıp Sabancı tarafından 2002’de ziyaretçilerle buluşturulan müzenin özünü oluşturuyor. SSM, bugünlerde ise Osmanlı hattatlarının yazı alıştırmalarını, karalama ve meşklerini bir araya getiren “Karalamalar, Meşkler” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Bu vesileyle Atlı Köşk’te sorularımızı cevaplayan SSM Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu Yöneticisi Dr. Ayşe Aldemir, önce koleksiyonun ortaya çıkış hikâyesini anlatıyor. “Beş yüz sene öncesine uzanan bu koleksiyonun toplanması kolay olmamış” diyen Aldemir, sözlerine şöyle devam ediyor: Sakıp Sabancı Bey, ilk olarak 1980’lerde Sultan II. Mahmud’un bizzat yazdığı bir hat eserini satın alıyor. Daha sonra Şevket Rado gibi isimlerin koleksiyonlarına sahip oluyor. Hep toplu satın almalarla koleksiyonunu genişletiyor. Sabancı, böyle bir koleksiyonu, Osmanlı sanatlarını yabancılara, özellikle de iş yaptığı yurt dışından isimlere tanıtmak için oluşturuyor.

Müzede 600’den fazla hat eserinin yer aldığını, bunlardan 200 adedini ise dönüşümlü olarak sergilediklerini kaydeden Aldemir, “Sakıp Sabancı Müzesi, özel müzeler arasında kitap sanatları ve hat koleksiyonuyla öne çıkıyor. Bence hat sanatını öğrenmenin ilk adımlarından biri bu müzeyi gezmekten geçiyor. Her odada hat sanatının farklı bir yönü gözler önüne seriliyor. Evet, gençler bu sanatlara biraz ön yargılı. Manasını anlayamadıkları için de eskiler gibi zevk alamıyorlar. Ancak öğrenince sevmemek için bir neden yok” diye konuşuyor.

EN GÜZELE ULAŞMAK İÇİN MEŞK ETTİLER

Sözü müzede yeni açılan sergiye getiren Ayşe Aldemir, “Hattatların maksadı en güzel orana, en doğru harfe ulaşmak… Âdeta bir ibadet gibi Allah kelamını en estetik şekilde yazmaya çalışıyorlar. Bu yüzden sanatçılar meşk dediğimiz karalama yapma geleneğini sürdürüyorlar. Bir kâğıda meşk edip kusursuz olana ulaşıncaya kadar harfl eri yazıyorlar. Aynı zamanda usta sanatçılar, genç sanatçıları eğitirken de karalama yapıyorlar. Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor” diyor.

Meşklere bugünün gözüyle oldukça soyut ve ilgi çekici göründüklerini söyleyen Aldemir, sözlerine şöyle devam ediyor: Bunlar âdeta bir harf yağmurunun olduğu kompozisyonlar. Oldukça da çağdaş görünüyorlar. Zaten biliyoruz ki hem Türkiye’deki hem de Batı’daki modern sanatçılar da harf yerleştirmeleri yapmışlar. Meşkler günümüz sanatçılarına ilham kaynağı oldular.

HAT ESERLERİ, YOKO ONO İLE KARŞILIKLI SERGİLENECEK

Aldemir yakında çağdaş sanatçı Yoko Ono’nun kaligrafi eserleri ile Osmanlı hat karalamalarını karşılıklı olarak sergileyeceklerini de söylüyor. Karalamaların kıymetinin yazıldıkları dönemde de bilindiğini anlatan Aldemir “Asırlar öncesinden saklanmaya başlayan meşklerin çoğuna tezhipler işlenmiş, bazıları murakkalara gerilmiş. Biz de burada 16. yüzyıldan 20. yüzyıla 25 esere yer veriyoruz. Bu eserler hem ustadan öğrenilen hat sanatının eğitim usulünü hem de eskizlerdeki estetiği gözler önüne seriyor. Ahmed Karahisari, Mahmud Celâleddin, Yedikuleli Seyyid Abdullah, Ali Mısri Efendi, Bakkal Arif Bey ve Kazasker Mustafa İzzet Efendi gibi önemli sanatçıların elinden çıkmış meşkler burada sergileniyor. Bunlar arasında bir de “Karalamacı” diye anılan sanatçı Hamdi Efendi’nin eseri de bulunuyor. Bu sanatçının karalamaları bile o dönemde dikkat çekmiş ve kendisine bu isim verilmiş” ifadelerini kullanıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler