Ana içeriğe geç

AK Parti Sapanca kampı başladı... Başkan Erdoğan: Türkiye başörtü meselesini geride bıraktı

Sapanca'da AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Tesettür mücadelesi verirken imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla değildik. Cahil bazı fosiller çıkıyor başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler güya kadınlara ders veriyor. Türkiye bu meseleyi geride bırakmıştır." dedi.

AK Parti Sapanca kampı başladı... Başkan Erdoğan: Türkiye başörtü meselesini geride bıraktı
Akşam
16

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da gerçekleştirilen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

* Toplantımızın ve burada 2 gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

* Konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim; Biz milletimizle aracılarla konuşan bir kadro olmadık. Yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Partimiz için mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın uygulamanın gayretinde olduk.

* Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak ve muhabbetimiz tazelenmiş biçimde toplantımızı tamamlayacağız. Bir buçuk ay sonra AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılını kutlayacağız. Çeyrek asırdır Türkiye'ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, ülkemize ve milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.

* Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir millet değiliz. Ortak bir tarihe, ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamberin ümmeti olarak aynı ezanı terennüm eden bizi beraber eden bizi tek bir millet eden tek bir dine sahibiz. Anlayışlar farklı olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimi farklı olabilir. Yaşam tarzları farklı olabilir. Hepimiz aynı bayrak altonda, gönülleri aynı ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz. Bu ülkede TC kimliğine sahip hiç kimse vatan toprağında öteki değildir.

* Bu ülkenin kız çocuklarının baş örtüsüyle okuması, çalışması engellendi. Bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar hür iradeleriyle örtündüler. Biz kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir kutuplaştırmanın peşinde değildik. Biz sadece normalleşmenin, adaletin, böylece kaynaşmanın peşindeydik.

* Şimdi geri kafalı bazı fosiller başörtülere kin kusuyor. Kadınları aşağılıyor tehdit ediyor. Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Türkiye makul zemine ulaşmıştır. Başörtüsü marjinal, radikal değildir, belli bir cemaatin ya da ideolojinin sembolü hiç değildir. Yazması, tülbenti, çarşafı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir.

* Bu tüm zamanların normalidir. Bin yıllık normalimizdir. Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanımız, başka milletimiz yok. Biz burada hep birlikteyiz.

* Biz bizden farklı düşünüyor diye kimseye husumet beslemedik. Kimse bize kendi öz yurdumuzda ayrımcılık yapamaz. Bu kimsenin haddi de hakkı da değildir. Siyaset aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmadır. Farklılıkları koruyarak ortak zeminde buluşma çabasıdır. Sayın Bahçeli ile bunu yaptık, Cumhur İttifakı'nı kurduk.

* Siyasi farklılıklarımız bizi hasımlaştırmamalı. Aramızı açmamalı. Bu ülkede siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren en başından itibaren CHP olmuştur. Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o dili konuşmayacaksın, onu öğrenmeyeceksin dediler. Bu milleti ayırdılar, kutuplaştırdılar. Siyasi rekabeti çatışmaya dönüştürdüler.

* CHP içinde şu anda bir çatışma bir ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın, iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk bugün de yokuz yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular. Birbirlerini şikayet ettiler. Şimdi de ceremesini çekiyorlar. Buna rağmen arzumuz şudur; CHP'nin dış mihraklardan kurtulması hayırlı olacaktır.

* Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Kendi içinde birlik olmayan teşkilatların Türkiye'ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur.

Kaynağa Git

İlgili Haberler