Ana içeriğe geç

KDV’de yeni düzenleme ithalatçıya maliyet, YMM’ye süre sorunu çıkardı

İthalatta KDV indiriminin sınırlandırılması ve ithalatı 2,6 milyon TL’yi aşan firmalara YMM raporu zorunluluğu, hem maliyet hem de raporlama açısından yeni bir baskı dönemi başlattı. KDV indirim hakkındaki değişiklikler ithalat maliyetlerini artırırken, kısa raporlama süresi muhasebe ve YMM’ler için ciddi zaman baskısı oluşturuyor.

KDV’de yeni düzenleme ithalatçıya maliyet, YMM’ye süre sorunu çıkardı
Ekonomim.com
16

VEYSEL AĞDAR

2026 yılıyla birlikte ithalat yapan mükellefler açısından önemli bir uygulama hayata geçti. 2023 yılında yayımlanan düzenlemeyle, ithalatta ödenen bazı vergilere ilişkin KDV indirim hakkı kaldırılırken, altı aylık dönemde ithalat tutarı 2 milyon 600 bin TL’yi aşan firmalara Yeminli Mali Müşavir (YMM) raporu zorunluluğu getirilmişti. 31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 57 Seri No’lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile de yeni bir bildirim ve raporlama sürecinin başladı. Buna göre, altı aylık dönemde bu kapsamdaki ithalat tutarı 2 milyon 600 bin TL’yi aşmayan firmalar bildirim, bu tutarı aşan firmalar ise YMM raporu vermekle yükümlü. Ancak uygulamanın ilk döneminde takvim sıkışıklığı dikkat çekiyor.

İthalatçının maliyet, nakit akışı ve vergi yükünü artırıyor

1–20 Temmuz tarihleri arasındaki Mali Tatil, 28 Temmuz’daki KDV beyanname süresi ve 31 Temmuz YMM raporu son günü, hem firmalar hem de meslek mensupları açısından ciddi bir zaman baskısı yaratıyor. Sektör temsilcileri, bu durumun yalnızca muhasebe hatalarına değil, önemli vergi risklerine de yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bulut Gümrükleme Yönetim Kurulu Başkanı Gümrük Müşaviri İlhan Bulut ile Yeminli Mali Müşavir– Bağımsız Denetçi Osman Biçeroğlu, EKONOMİ’ye yaptıkları değerlendirmede, teknik bir muhasebe değişikliği gibi görünse de ithalatçıların maliyet yapısını, nakit akışını ve vergi yükünü doğrudan etkilediğini vurguladılar.

“İthalatçı artık verginin KDV’sini de maliyet olarak ödüyor”

Son yıllarda ithalat işlemlerinde firmalar üzerindeki mali yüklerin yalnızca gümrük vergileriyle sınırlı kalmadığını belirten İlhan Bulut, gözetim uygulamaları, ek mali yükümlülükler, dampinge karşı vergiler ve ilave gümrük vergilerinin ithalat maliyetlerini ciddi biçimde artırdığını söyledi. 23 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; gözetim farkları, ek mali yükümlülükler, dampinge karşı ve telafi edici vergiler nedeniyle KDV matrahına dahil edilen tutarlara isabet eden KDV’nin indirim hakkının kaldırıldığını hatırlatan Bulut; “Bu düzenleme ile ithalatçı yalnızca vergi değil, verginin KDV’sini de ödemekte. Üstelik bu KDV artık indirilemiyor ve doğrudan eşyanın maliyet unsuru haline geliyor. Özellikle yüksek hacimli ithalat yapan firmalar için maliyet baskısı kalıcı olacak” uyarısında bulundu.

Takvim sıkışıklığı uygulamayı zorluyor

“Uygulamanın teknik yapısı ve beyan sisteminin karmaşıklığı dikkate alındığında, eksik ya da hatalı bildirimler nedeniyle firmaların cezai risklerle karşılaşması kaçınılmaz görünüyor,” diyen Bulut, sürelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 2026 yılı Ocak–Haziran dönemine ilişkin bildirim ve YMM raporları için son tarihin 31 Temmuz olduğunu hatırlatan Bulut, Mali Tatil ve beyanname süreleri nedeniyle fiilen 3-4 günlük bir zaman dilimi kaldığını söyledi. Bulut; “YMM’nin bu sürede sağlıklı bir rapor hazırlaması son derece güç, aceleyle yapılan hesaplamalar hem mükellefler hem de mali idare açısından risk doğurur” değerlendirmesinde bulundu.

“Düşük kâr marjıyla çalışan sektörlerde ciddi maliyet artışı yaratacak”

Yeminli Mali Müşavir Osman Biçeroğlu, gözetim uygulamasında referans fiyat ile gerçek ithalat bedeli arasındaki fark üzerinden hesaplanan KDV’nin artık indirilemeyecek olmasının, özellikle düşük kâr marjıyla çalışan sektörlerde ciddi maliyet artışı yaratacağını söyledi. “Tebliğ, yalnızca gerçek ithalat bedeline isabet eden KDV’nin indirilebileceğini düzenliyor” diyen Biçeroğlu, yeni dönemde gümrük giriş beyannamesindeki vergi kodlarının tek tek analiz edilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Aynı beyannamede hem indirilebilir hem de indirilemeyen KDV unsurlarının birlikte yer alabileceğine dikkat çeken ve 57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile uygulamaya açıklık getirildiğini belirten Biçeroğlu, en sık yapılacak hatanın 40 kodlu KDV satırındaki toplam tutarın tamamının indirilecek KDV sanılması olacağını ifade etti. Bu tutarın ayrıştırılmadan 191 İndirilecek KDV hesabına alınmasının, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın elektronik kontrolleriyle tespit edilerek cezalı tarhiyat riskine yol açabileceğini söyledi. Biçeroğlu, indirilemeyen KDV’nin stokta bulunan mallar için maliyet, satılan mallar için ise gider olarak kaydedilmesi gerektiğini, bu giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabildiğini sözlerine ekledi.

İndirim hakkının sınırlandırılması ileride tartışma yaratabilir

Yeni düzenleme ile birlikte yalnızca doğru muhasebeleştirmenin değil, bu işlemlerin YMM tarafından tevsik edilmesinin de kritik hale geldiğini kaydeden Biçeroğlu, düzenlemenin hukuki boyutuna da dikkat çekerek, Anayasa Mahkemesi’nin KDV Kanunu’nun 36’ncı maddesindeki “iade hakkı”na ilişkin iptal kararının, Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkinin sınırları konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti. Biçeroğlu, aynı gerekçelerin, KDV indirim hakkının sınırlandırılması açısından da ileride anayasal tartışmalara konu olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

İndirimi yasaklanan başlıca vergi kodları

▶ 20 – Dampinge Karşı Vergi
▶ 21 – Telafi Edici Vergi
▶ 33 – Anti-damping KDV
▶ 34 – Adet Bazlı Ek Mali Yükümlülük
▶ 38 – Ek Mali Yükümlülük KDV
▶ 39 – Ad valorem Ek Mali Yükümlülük
▶ 61 – Telafi Edici Vergi
Ayrıca beyannamede “Yurt Dışı Gider” satırında gösterilen gözetim farkı ve buna isabet eden vergilerin KDV’si de indirim kapsamı dışında bırakıldı

Kısmi indirim imkânı olan başlıca kodlar

▶ 10 kodlu Gümrük Vergisi,
▶ 59 kodlu İlave Gümrük Vergisi,
▶ 40 kodlu Katma Değer Vergisi,
▶ 50/51/52/93 kodlu ÖTV,
▶ 70 kodlu Toplu Konut Fonu
gibi kalemlerde ise KDV indirimi tamamen ortadan kaldırılmamış, işlemin niteliğine göre tam veya kısmi indirim imkânı korunmuştur. Özellikle 10 ve 59 numaralı kodlarda, yalnızca gerçek CIF bedeline isabet eden kısım indirilebilirken, gözetim farkından kaynaklanan bölüm indirilemeyecektir

Kaynağa Git

İlgili Haberler