Ana içeriğe geç

TCMB şikayet etmişti: BKM'deki usulsüzlük davası başladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) suç duyurusu üzerine Bankalararası Kart Merkezinde (BKM) yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklere ilişkin, aralarında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener ile eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş'ın da bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına başlandı.

TCMB şikayet etmişti: BKM'deki usulsüzlük davası başladı
Memurlar.net
16

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklar Emrah Şener, Baran Aytaş, Osman Arslan, Birol Kanbir, Bora Koç, Muhammed Güven, İbrahim Şener, Çağkan Göktaş ve Mehmet Fatih Demirbaş katıldı. Salonda taraf avukatları da hazır bulundu.

Savunma yapan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şener, gelen talep doğrultusunda 2018'de Merkez Bankası'nda kullanılan tüm yazılımların yerlileştirilmesi için çalışmalar başlatıldığını söyledi.

Şener, 2022'de Troy'un yaygınlaştırılmasının Orta Vadeli Plan'a dahil edildiğini belirterek, "2022'ye kadar Troy'un yazılımı ABD şirketine aitti. Her kullanıcı için ABD şirketine para ödeniyordu. Bize gelen talimat Troy'un yerlileştirilmesiydi." dedi.

Atama yetkisinin olmadığını, kurumda atamaların meclis kararıyla yapıldığını, kendilerine yalnızca öneri amacıyla görüş sorulduğunu anlatan Şener, meclise sunulan 6 öz geçmiş arasından karar verildiğini ifade etti.

Merkez Bankasının halihazırda çalışmalarını savunma sanayisi firmalarının yaptığını söyleyen Şener, "Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak uzun süre görev yaptım. 2023'e kadar pazar payı 0 olan bir kartı yüzde 30 seviyelerine getirdik. Hayali olarak gösterilen firmaların gerçek olduğu ortaya çıktı. 2023'te görev sürem bitti." diye konuştu.

Eski BKM Genel Müdürü sanık Baran Aytaş ise "Kart ihtiyacı için üretici bulmaya çalıştık ancak geneli yabancı şirketlerdi. Biz de yerli şirket aradık ve Enarge şirketiyle görüştük. Hızlı bir şekilde temin edilmesi için o şekilde ihale yapıldı." ifadelerini kullandı.

Sanık Aytaş, şartnameleri kurumdaki teknik birimlerle birlikte kurumun ihtiyaçları doğrultusunda hazırladıklarını savunarak, ihale gerçekleştikten sonra Enarge firmasının ön ödeme almak istediğini, kendilerinin de o dönem kurdan dolayı ödeme yapılmasının bir zararı olmayacağı yönünde karar vererek ödemeyi gerçekleştirdiklerini ileri sürdü.

Hizmetin kısa sürede verileceğini düşündüklerini dile getiren Aytaş, ödeme yaptıkları dönemde kamu zararı oluşmadığını iddia etti.

Hesabından gönderilen paraların SMA'lı çocuklar gibi farklı yerlere gönderilen yardımlar olduğunu anlatan Aytaş, yemek kartlarının bazılarının ise BKM'de çalışma yapan öğrencilere verildiğini söyledi.

Sanık Aytaş, yaptığı çalışmaların ülkenin menfaati doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak "Örgüt iddialarını kabul etmiyorum. Bu işlerden menfaat elde etmem mümkün değildir. Hesaplarım ve yakınlarımın hesapları incelenebilir." beyanında bulundu.

Sanık Osman Arslan da soruşturmaya konu dönemde BKM'de satın alma müdürü olarak çalıştığını belirterek, "Satın alma birimi olarak bize gelen emir ve talimatlar doğrultusunda çalışmalar yapılmıştır. Kart teminatı doğrultusunda yönetim kurulunda alınan bütçeyle süreç başlamıştır. Enarge firmasıyla anlaşma sağlanarak ilgili birimlerimizle görüşmeler yapılarak sözleşme hazırlanmıştır. Şahsi olarak firma ve yönetici ile çalışanlarını hiç tanımam." diye konuştu.

Tek başına belge hazırlama ve aksiyon alma yetkisinin olmadığını iddia eden Arslan, "Biz görev tanımlarımız dışında aykırı bir işlem yapmadık. Yaptığımız işlemler Danıştay incelemesinden geçen şeylerdir. İhale şartnamesi tek bir birimce hazırlanmıyor. Mali, idari, hukuk vb. tüm birimlerim hazırladığı süreçle imzaya gider." ifadelerini kullandı.

Sanık Arslan, ihale teklifinin üç firmaya gönderildiğini, bunlardan ikisinin sektörde tanınan kart firmaları, üçüncüsünün ise Enarge olduğunu kaydetti.

Teklif verilen firmalardan birinin ihaleye katılmayacağını, diğerinin ise belirlenen süre içerisinde kart tedarikini sağlayamayacağını bildirdiğini söyleyen Arslan, bu nedenle ihalenin Enarge şirketine kaldığını ileri sürdü.

- "Şartnameleri ben belirlemedim"

Sanıklardan Birol Kanbir ise kurumda kimsenin tek başına belge hazırlama yetkisinin olmadığını belirterek, "İhale sürecindeki şartnameleri ben belirlemedim, şartnamedeki 30 günlük süre konusu, sözleşme imzalandığında 30 gün içinde teslim edilmesi gibi anlaşılmış ama öyle değil. BKM'nin belirlenen adresleri iletmesinin ardından kartların teslim süreci 30 gündür. İhale sürecinde 3-4 firmaya aynı anda belgeler gönderilmiş ve gizlilik içerisinde imzalanıp geri alınmış." dedi.

Sanık Kanbir, firmalarla yapılan gizlilik sözleşmelerinde imzasının bulunması nedeniyle zimmet suçundan da yargılandığını ancak söz konusu sözleşmenin tüm şirket toplantılarında ve diğer firmalarla gerçekleştirilen görüşmelerde rutin olarak imzalanan standart bir belge olduğunu, bu nedenle suç teşkil etmediğini savundu.

Sanık Bora Koç da BKM'de genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, müdürlük bünyesinde dört genel müdür yardımcısı kadrosu bulunmasına rağmen yalnızca iki genel müdür yardımcısının görev yaptığını, diğer genel müdür yardımcısının da işten ayrılması üzerine birçok iş ve işlemin imzasının kendisine kaldığını, görev alanına girmeyen bazı birimlere ilişkin evrakın da imza için kendisine gönderildiğini öne sürdü.

BKM'de yazılımla ilgili konularda çalıştığını ve sorumluluğunun o alanda olduğunu belirten Koç, "İhale sürecinde ve alanım olmadığı için ihale komisyonunda da yer almadım. İhale sonrası iş sözleşmesinde imzam vardır sadece, süreç ilerlemesi için gelen sözleşmeye imza attım." dedi.

Koç, kendi hesabından gönderilen paraların yardım amacıyla olduğunu, örgüt üyeliğinin bulunmadığını, ihale ve benzeri süreçler kapsamında hesabına herhangi bir para girişinin olmadığını savunarak suçlamaları kabul etmedi.

Savunma yapan diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep etti.

Sanıkların avukatları da müvekkilleri hakkındaki adli kontrol kararlarının kaldırılmasını istedi.

BKM avukatı ise dosyaya katılma taleplerinin olduğunu ancak şikayetçi olmadıklarını söyledi.

Mahkeme heyeti, BKM'nin davaya katılma talebinin kabulüne karar verdi. Sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının devamına hükmeden mahkeme, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

- İddianame

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ana hissedarı olduğu BKM nezdinde 2023'te gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, BKM AŞ "mağdur", TCMB "şikayetçi", eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener "örgüt elebaşı", eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş ise "örgüt yöneticisi" olarak yer alıyor.

İddianamede, Emrah Şener'in elebaşılığını yaptığı suç örgütünün, geçmiş dönemlerden tanıdıkları kişilere usulsüz olarak ihale verilmesini ve hizmet alımı yapılmasını sağlayarak, BKM kaynaklarının üçüncü kişilere aktarılmasına neden olduğu ifade ediliyor.

Şener'in, BKM'nin, Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinden (TTO) ihalesiz bir şekilde hizmet alımları yapmasını ve Enarge'nin "Çipli Plastik Kart Alımı" ve "Troy için Spesifikasyon ve Applet Yazılım Geliştirme" ihaleleri almasını sağladığı, yine üniversiteden öğrencisi olan örgüt üyesi sanık Bora Koç'u 2018'de TCMB'ye danışman olarak işe aldırdığı, burada dört yıl görev yaptıktan sonra BKM'de genel müdür yardımcılığı görevine getirdiği aktarılan iddianamede, Şener'in yönlendirmesiyle BKM üst yönetimine atanan kişilerin banka hesap hareketlerinde birbirleri arasında borç, bağış ve benzeri isimlerle para transferlerinin bulunduğu, bu işlemlerin Aytaş tarafından Muhammed Güven'in hesabına gönderildiği değerlendirmesi yapılıyor.

İddianamede, "Elde edilen menfaatin izinin zorlaştırılması açısından yurt dışında paravan şirket kurmak, hizmet alımı yapılmış gibi fatura düzenlettirmek, suçtan elde edilen mal varlığını ülkeye geri sokmak gibi bir kısım gizlilik prensibi içerisinde hareket ettikleri, şüphelilerin Signal isimli özel bir uygulama üzerinden iletişim sağladıkları, Baran Aytaş'ın ise Emrah Şener'in talimatı ve yönlendirmesi ile BKM Genel Müdürü olarak eylemler üzerinde hakimiyet kurduğu ve örgüt yöneticisi olduğu, diğer şüphelilerin ise eylemlerin bir kısmına iştirak ederek örgüt üyesi oldukları kanaatine varılmıştır." değerlendirmesi yapılıyor.

Soruşturma konusu 6 eylem iddianamede, "Çipli Plastik Kart Alım İhalesi, Troy için Spesifikasyon ve Applet Yazılım Geliştirme İhalesi, Boğaziçi Üniversitesi TTO'dan Yapılan Hizmet Alımları, Be Bold Reklam Tasarım Yazılım Ticaret Limited Şirketinden Yapılan Hizmet Alımları, Yemek Kartlarıyla Yapılan Ödemeler, Kurumsal Kredi Kartı Kullanımı" olarak sıralanıyor.

İddianamede, söz konusu eylemlerin ihale ve sözleşme bedellerinin toplam 177 milyon 192 bin 538 lira olduğu ifade edilerek BKM Ürün Yönetim Bölümü'nün talebine istinaden 22 Mayıs 2023'te 2,5 milyon çipli plastik kart alımı ihalesine çıkıldığı, ihaleye idari 'Şartname, Çerçeve Sözleşme, Kapsam Dokümanı ve Teklif Mektubu' hazırlanarak, aynı yıl 17 Mayıs'ta Enarge şirketinin de arasında olduğu 3 şirkete söz konusu dokümanların gönderildiği ifade ediliyor.

İhalenin gerçekleştirildiği tarihte sadece Enarge şirketinin teklif ilettiği, 3 milyon 235 bin dolar nihai bedel karşılığında ihalenin Enarge'nin üzerine kaldığı, Satın Alma Komisyonu Kararında o dönem 19,867 kur seviyesinden 64 milyon 269 bin 745 liraya anlaşıldığı aktarılan iddianamede, Merkez Bankası'nın inceleme raporu ile alınan bilirkişi raporunda usulsüzlüklerle kanuna aykırılıklar tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Boğaziçi TTO'dan yapılan hizmet alımlarının mali yönden incelenmesine ilişkin, BKM kaynaklarının hileli davranışlarla TTO'ya aktarılarak "zimmet" suçunun işlendiği, suçtan kaynaklanan malvarlığı gelirlerinin özel belgede sahtecilik yapılarak, yurt dışına çıkarılmak suretiyle aklandığı ifade ediliyor.

- Ceza istemleri

İddianamede Emrah Şener, Baran Aytaş, Bora Koç, Muhammed Güven ve İbrahim Şener'in de aralarında bulunduğu 9 sanığın, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak", "edimin ifasına fesat karıştırmak", "6493 sayılı yasaya muhalefet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından 14 yıldan 57 yıla kadar değişen sürelerde hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler