ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik başlattığı savaşın, Washington’ın Vietnam, Afganistan ve Irak’ta yaşadığı uzun süreli askerî müdahalelere benzeyen yeni bir “sonsuz savaşa” dönüşebileceği değerlendirildi.
The New York Times’ın analizinde, hiçbir yönetimin savaşa yıllarca sürmesi beklentisiyle başlamadığı ancak Amerikan başkanlarının kısa sürede sonuç alacaklarını düşündükleri çatışmalarda defalarca benzer bir tuzağa düştükleri belirtildi.
Trump’ın seçim kampanyası boyunca yeni savaşlara girmeyeceğini ve ABD’nin devam eden çatışmalarını sona erdireceğini söylediği hatırlatılan analizde, İran’daki gelişmelerin bu vaatlerle çelişen bir tablo ortaya çıkardığı ifade edildi.

ATEŞKES BİR AYI BİLE DOLDURAMADI
İsrail ve ABD’nin yoğun saldırılarla başlattığı savaş, askerî operasyonlarla müzakere girişimleri arasında gidip geldi.
Ancak Trump yönetimi, şimdiye kadar İran’da rejim değişikliği sağlama veya ülkenin nükleer programını tamamen sona erdirme hedeflerine ulaşamadı. Savaş, ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla küresel enerji ticaretini tehdit eden yeni ve çözülmesi zor bir sorun yarattı.
Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat metni de bir aydan kısa süre içinde çöktü. Trump, söz konusu mutabakatın ABD’nin bütün hedeflerini karşıladığını savunmuştu. Ancak tarafların anlaşmaya farklı anlamlar yüklemesi ve temel anlaşmazlıkların sonraya bırakılması, ateşkesin kalıcılaşmasını engelledi.
Uluslararası Kriz Grubu İran Programı Direktörü Ali Vaez, iki tarafın da mutabakatı barışa geçişten çok savaşı farklı araçlarla sürdürmenin bir yolu olarak gördüğünü belirtti.
Vaez’e göre sürdürülebilir bir siyasi çözüm üretecek uzun vadeli stratejinin bulunmaması, çatışmanın kalıcı hâle gelme riskini artırıyor.
“KISA SAVAŞ YANILGISI”
King’s College London’dan savaş araştırmaları uzmanı Lawrence Freedman, güçlü ordulara sahip liderlerin sıklıkla “kısa savaş yanılgısına” kapıldığını belirtti.
Bu yaklaşımda liderler, askerî üstünlük sayesinde hızlı biçimde sonuç alabileceklerini ve ağır siyasi ya da ekonomik sonuçlarla karşılaşmayacaklarını düşünüyor.
Freedman, Trump’ın İran’da ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’da askerî gücün sınırlarını yeterince dikkate almadan, ancak uzun süreli mücadeleyle ulaşılabilecek hedefler belirlediğini savundu.
Analizde, gelişmiş silahlara ve üstün hava gücüne sahip olmanın tek başına kalıcı başarı sağlamadığı vurgulandı. Askerî kazanımları siyasi ve diplomatik sonuca çevirecek bir strateji bulunmaması durumunda, çatışmaların yıllarca devam edebileceğine dikkat çekildi.
KARA HAREKÂTI OLMADAN HEDEFLERE ULAŞMA ÇABASI
Trump’ın önündeki en önemli sorunlardan biri, İran topraklarına Amerikan askeri göndermeden savaşı kazanma isteği olarak gösterildi.
ABD Başkanı, Afganistan ve Irak’taki savaşlardan farklı olarak geniş kapsamlı kara harekâtına karşı çıkıyor. Washington, İran’a karşı hava ve deniz gücüne dayanarak sonuç almaya çalışıyor.
Ancak İran gibi büyük bir coğrafyaya, köklü devlet yapısına ve güçlü askerî kapasiteye sahip bir ülkeye karşı yalnızca hava ve deniz operasyonlarıyla rejim değişikliği veya kalıcı nükleer taviz sağlanmasının zor olduğu belirtiliyor.
KAYNAK: KARAR