Spor ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getiren İsmail Yüksek ve Esen Matraş düğünü, görkemli organizasyonunun ardından bu kez adli ve hukuki bir tartışmanın odağı haline geldi. Nikah akdi sırasında biyolojik baba Emre Matraş'ın isminin telaffuz edilmediği veya yanlış ifade edildiği gerekçesiyle gündeme gelen iddialar, kamuoyunda "Nikah iptal edilebilir mi?" ve "Mutlak butlan kararı çıkar mı?" sorularını beraberinde getirdi.
Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde konuyu değerlendiren hukuk uzmanları, sözlü ifadeler ile resmi devlet kayıtları arasındaki hukuki ayrımı netleştirerek iddialara açıklık getirdi.
NİKAHTA BABA ADININ YANLIŞ SÖYLENMESİ NİKAHI GEÇERSİZ KILAR MI?
Nikah merasimi esnasında nikah memuru veya taraflar tarafından baba adının yanlış ifade edilmesi, tek başına nikahın iptal edilmesine veya geçersiz sayılmasına yol açmaz. Türk hukuk sisteminde evlilik akdi, sözlü beyanların ötesinde T.C. kimlik numaraları ve MERNİS (Merkezi Nüfus İdare Sistemi) üzerindeki resmi veriler esas alınarak tesis edilir. Dolayısıyla tören sırasındaki telaffuz hataları, resmi kayıtlardaki soybağı ve kimlik bilgilerini değiştirmediği sürece evliliğin hukuki sıhhatine zarar vermemektedir.

İSMAİL YÜKSEK'İN EVLİLİĞİ İÇİN MUTLAK BUTLAN ÇIKAR MI?
Türk Medeni Kanunu'nun 145'inci maddesinde düzenlenen "mutlak butlan" (evliliğin baştan itibaren geçersiz sayılması) şartları oldukça sınırlıdır. Bir evliliğin mutlak butlan ile batıl sayılabilmesi için;
Eşlerden birinin evlenme sırasında evli olması,
Eşlerden birinin sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
Eşlerden birinde evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunması,
Eşler arasında evlenmeye engel derecede hısımlık (akrabalık) bulunması gerekmektedir.
Mevcut olayda biyolojik babanın rızasının olmaması veya isminin yanlış söylenmesi mutlak butlan sebepleri arasında yer almamaktadır.

BİYOLOJİK BABA RIZASI OLMADAN YAPILAN EVLİLİK KABUL MU?
Reşit olan (18 yaşını doldurmuş) bireylerin evlenme akitlerinde anne veya babanın muvafakati (rızası) aranamaz. Dolayısıyla biyolojik babanın "kızımın evlenmesine rızam yoktur" şeklindeki açıklaması veya düğün öncesi "kızın istenmemiş olması" durumu, evliliğin hukuki geçerliliğini ortadan kaldıran yasal bir gerekçe oluşturmamaktadır.
HUKUKİ GERÇEKLİK ORTAYA ÇIKARDI
İsmail Yüksek ve Esen Matraş olayında görüldüğü üzere, ailevi kırgınlıklar veya seremoni sırasındaki sözlü aksaklıklar kamuoyunda "evlilik iptal ediliyor" şeklinde algılanabilmektedir. Ancak Türk Hukuku, aile kurumunun korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması adına evliliğin feshi ve iptalini son derece katı kurallara bağlamıştır. Yalnızca iradeyi sakatlayan "esaslı hata", "aldatma" veya "korkutma" gibi durumlarda (nisbi butlan) aile mahkemelerine başvurulabilir. Tören sırasındaki bir isim telaffuzunun evliliği geçersiz kılacağını düşünmek, Medeni Kanun’un ruhuna ve işleyişine tamamen aykırıdır.