Ana içeriğe geç

Fransa’daki eski çiftlik evi çağdaş konuta dönüştü

Fransız mimarlar Anna ve Julien Chavepayre, Fransa Bask Bölgesi’ndeki harap durumdaki bir çiftlik evini, doğayla iç içe yaşayan çağdaş bir konuta dönüştürdü. Ailenin Paris’ten kırsala taşınma kararıyla şekillenen proje, mevcut yapıyı koruyan yaklaşımı ve esnek yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor.

Fransa’daki eski çiftlik evi çağdaş konuta dönüştü
Gzt
16
Fransız mimarlar Anna ve Julien Chavepayre, Fransa’nın güneybatısındaki Bask Bölgesi’nde bulunan eski bir çiftlik evini kapsamlı bir dönüşümden geçirerek yeni yaşam alanlarına dönüştürdü. Uzun yıllar Paris’te yaşayan ve mimarlık pratiğini burada sürdüren çift, kentin yoğun temposunu geride bırakarak çocuklarıyla birlikte kırsalda yeni bir yaşam kurmayı tercih etti. Projenin merkezinde ise yıkılmak üzere olan tarihi yapının özgün karakterini koruma fikri yer aldı.Fransa bask bölgesindeki çiftlik evi nasıl dönüştürüldü?Anna ve Julien Chavepayre, ilk kez ziyaret ettiklerinde yapının karanlık ve nemli bir durumda olacağını düşündüklerini, ancak içeri girdiklerinde ışık, temiz hava ve açık mekân hissiyle karşılaştıklarını anlattı. Çift, çatının bir bölümünün çöktüğünü sonradan fark etse de, tam da bu açıklığın yapıya canlılık kazandırdığını düşündü. Yenileme sürecinde temel amaçları, eski çiftlik evinin sahip olduğu doğal atmosferi korumak oldu. Daha önce Jean Nouvel ile çalışan İsveç-Fransız mimar Anna Chavepayre ve eşi Julien, bu hissi kaybetmeden yapıyı yeniden tasarladı.Yenilenen çiftlik evinde esnek yaşam alanları öne çıktıDönüşüm kapsamında yapının orijinal planı büyük ölçüde korundu. Yaklaşık 70 santimetre kalınlığındaki taş duvarlar yerinde bırakılırken, çöken çatının bulunduğu alan geniş pencerelerle çevrelendi. Üst katta zemin yeniden inşa edilmek yerine ahşap kirişlerin üzerine büyük bir ağ yerleştirildi. Aile, bu alanı hem dinlenme hem de okuma ve uyuma mekânı olarak kullanıyor.Evin içindeki pek çok mobilya, Paris’te mobilya tasarımı alanında çalışan Julien Chavepayre tarafından özel olarak üretildi. Tasarım sürecinde çok amaçlı kullanım ön planda tutulurken, 25 metrekarelik banyo gibi alanlar yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda vakit geçirilen yaşam mekânları hâline getirildi.Erişilebilir mimari ve açık alan tasarımı dikkat çekiyorProjede erişilebilirlik önemli bir rol oynadı. Çiftin tekerlekli sandalye kullanan kızları için evin tüm bölümleri ulaşılabilir hâle getirildi. İki kat arasında bağlantı sağlayan dış rampanın yanı sıra, iç mekânda ahşap bir merdiven de tasarlandı. Başlangıçta yalnızca engelsiz bir tatil evi arayan aile, zaman içinde kırsal yaşama tamamen taşınmaya karar verdi.Eski samanlığın bulunduğu bölüm ise geniş bir terasa dönüştürüldü. Yaklaşık 700 metrekarelik yaşam alanının yarısının açık mekân olarak değerlendirilmesi, hem ekonomik hem de iklimsel nedenlere dayanıyor. Doğu cephesindeki taş duvarlar, kış aylarında rüzgâra karşı koruma sağlarken yazın serin bir ortam oluşturuyor. Böylece teras, yıl boyunca kullanılabilen çok amaçlı bir yaşam alanına dönüşüyor.Sürdürülebilir mimarlık anlayışı kırsal dönüşüme yön veriyorAnna ve Julien Chavepayre, bugün çalışmalarını ağırlıklı olarak mevcut yapı stokunu değerlendiren sosyal konut projelerine odaklıyor. Mimarlara göre yeni yapıların yalnızca gerçekten gerekli olduğunda inşa edilmesi gerekiyor. Özellikle Fransa kırsalında kullanılmayan çok sayıda yapının bulunduğunu vurgulayan çift, eski binaların dönüştürülmesinin sürdürülebilir mimarlık açısından önemli bir potansiyel taşıdığı görüşünü paylaşıyor. Paris’ten Fransa Bask Bölgesi’ne uzanan bu dönüşüm hikâyesi, yalnızca bir ev yenileme projesi değil, aynı zamanda alternatif bir yaşam modelinin de örneğini sunuyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler