Ana içeriğe geç

İsrail müzesinde küçük ziyaretçi kazası: 5 yaşındaki çocuk Magritte’nin şaheserini çam kozalağı ile deldi

Kudüs’teki İsrail Müzesi, akıllara durgunluk veren trajikomik bir kaza ile çalkalanıyor. Müzenin bahçesinden topladığı sıradan bir çam kozalağıyla galeriye giren 5-6 yaşlarındaki bir çocuk, René Magritte’in paha biçilemez sürrealist başyapıtı ‘Pirene Şatosu’nda küçük bir delik açtı. Güvenlik sensörleri ve koruyucu camı olmayan esere yönelik bu masum ama hasarlı dokunuş, sanat dünyasında müzelerin koruma politikalarını yeniden tartışmaya açtı.

İsrail müzesinde küçük ziyaretçi kazası: 5 yaşındaki çocuk Magritte’nin şaheserini çam kozalağı ile deldi
Karar
16

KARAR

Sanat dünyası, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan prestijli kurumlardan gelen ikonik eserlere yönelik saldırı ya da kaza haberlerine alışkındır; ancak Kudüs’teki İsrail Müzesi’nde yaşanan son olay, "bu kadarı da olmaz" dedirtti. Müzenin daimi koleksiyonunun en değerli parçalarından biri olan, Belçikalı ünlü sürrealist ressam René Magritte’e ait ‘Pirene Şatosu’ (The Castle of the Pyrenees / 1959) adlı tablo, küçük bir çocuğun elindeki çam kozalağı yüzünden hasar gördü.

SANİYELER İÇİNDE GELEN YIKIM

Müze yetkililerinden sızan bilgilere göre olay, birkaç hafta önce gerçekleşti ancak detayları yeni netleşti. Ailesiyle birlikte müzeyi gezmeye gelen 5 veya 6 yaşlarında olduğu belirtilen küçük bir çocuk, ana galeriye girmeden önce müzenin heykel bahçesinden tamamen masum bir dürtüyle bir çam kozalağı topladı.

Kozalağı cebinde ya da elinde taşıyarak Magritte’in devasa tablosunun önüne gelen çocuk, ailesinin bir anlık boşluğundan faydalanarak elindeki kozalağı doğrudan tuvale sapladı. Müze gardiyanının durumu fark edip müdahale etmesi sadece saniyeler sürdü; ancak o birkaç saniye, sanat tarihi açısından paha biçilemez olan eserin üzerinde derin bir delik ve bükülme (çökme) yaratmaya yetti.

NEDEN CAM VEYA ALARM YOKTU?

Olayın duyulmasının ardından eleştirilerin odağı haline gelen İsrail Müzesi yönetimi, eserin neden bir cam bölme arkasında korunmadığına veya neden yaklaşma alarmı bulunmadığına dair açıklama yapmak zorunda kaldı. Müze yetkilileri, "Ziyaretçilerin sanat eseriyle arasındaki mesafeyi sıfırlamak, felsefi ve görsel deneyimi en saf haliyle yaşatmak amacıyla bazı tabloları bilerek cam ekranlar ardına saklamıyoruz" savunmasını yaptı. Ancak bu "saf deneyim" arzusu, modern zamanların en garip kaza vakalarından biriyle sonuçlanmış oldu.

muze2.jpg

‘KOZALAK YARASI’ LABORATUVARDA TEDAVİ EDİLİYOR

Hemen sergiden kaldırılan başyapıt, iki haftadır müzenin restorasyon ve konservasyon laboratuvarında adeta ameliyatta. Müzenin Konservasyon Laboratuvarları Direktörü Sharon Tager, İsrail basınına yaptığı açıklamada sürecin oldukça hassas ve uzun süreceğini belirtti.
Tager, "İlk aşamada tuval üzerindeki çöküntüyü ve fiziksel deformasyonu düzeltiyoruz çünkü kozalağın yarattığı delik tuvalin liflerini gerip büktü. Ardından yağlı boya katmanlarını mikroskobik düzeyde tek tek işleyeceğiz. Bu operasyon birkaç hafta sürecek. İşlem bittiğinde, esere bakan kişilerin çok büyük bir kısmı tablonun geçmişte hasar gördüğünü asla anlayamayacak" dedi.

BİR TABLODAN DAHA FAZLASI: GÖKYÜZÜNDE ASILI BİR RÜYA

Hasar gören ‘Pirene Şatosu’, Magritte’in 1950'li yıllarda sıkça işlediği ‘taş ve yerçekimsiz ortam’ temalarının en olgun örneği olarak kabul ediliyor. Dev, kayalık bir kütlenin ve onun tepesine kondurulmuş taştan bir şatonun, azgın dalgalarla çalkalanan bir denizin ve bulutlu bir gökyüzünün ortasında, yerçekimine meydan okuyarak asılı kalmasını betimleyen eser, imkansız rüyaları simgeliyor.

Tablonun arkasındaki hikaye de en az kendisi kadar büyüleyici. Eser, Magritte’in yakın dostu, Belçika doğumlu Yahudi avukat ve yazar Harry Torczyner tarafından sipariş edilmişti. Torczyner’ın New York’taki ofisinin penceresinden görünen çirkin manzarayı kapatması için yapılan tablo, 1985 yılında Torczyner tarafından İsrail Müzesi’ne bağışlanmıştı. Eser, 1990’daki Körfez Savaşı sırasında bile müze yönetiminin "güvenli depolara kaldırma" talebine Torczyner’ın "O her zaman ait olduğu yerde, duvarda asılı kalmalı" ısrarı nedeniyle yerinden indirilmemişti. Körfez Savaşı’ndaki füzelerden korunan eser, ne yazık ki bir çocuğun kozalağına karşı koyamadı.

Müze, yaşanan bu tecrübenin ardından sergileme politikalarını gözden geçirmeye hazırlanıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler