Ana içeriğe geç

VatanJet’te Sıralı Skandallar...

Savunma Sanayi Başkanlığı’na bağlı VatanJet'te neler oluyor? Bir yönetim kurulu üyesinin uçak alımı için ABD'ye görevlendirilmesi sonrası başlayan tartışmalar aralıksız devam ediyor. Yönetim kurulu üyesinin harcırahını ABD’ye gitmeden önce 350 dolara çıkarması tartışmaların fitilini ateşledi.

VatanJet’te Sıralı Skandallar...
Airport Haber
16

Savunma Sanayi Başkanlığı’na bağlı VatanJet'te neler oluyor? Bir yönetim kurulu üyesinin uçak alımı için ABD'ye görevlendirilmesi sonrası başlayan tartışmalar aralıksız devam ediyor. Yönetim kurulu üyesinin harcırahını ABD’ye gitmeden önce 350 dolara çıkarması tartışmaların fitilini ateşledi.

Türkiye'nin iş jeti operatörlerinden, Savunma Sanayi Başkanlığı’na bağlı VatanJet'te son aylarda yaşanan gelişmeler şirket içinde ciddi tartışmalara yol açtı. AirportHaber'in ulaştığı bilgi ve belgelere göre, ABD'de gerçekleştirilen ikinci uçak alım süreci tam bir olaylar zincirini anlatıyor.

İlk tartışma: Harcırah artırıldı, ardından ABD'ye gitti

Şirket kaynaklarından edinilen bilgilere göre, VatanJet Yönetim Kurulu üyelerinden B. I., ABD'de yürütülecek Gulfstream G550 satın alma süreci öncesinde günlük harcırahını yönetim kurulu kararıyla 250 dolardan 350 dolara çıkardı.

Aynı kaynaklara göre söz konusu yönetim kurulu üyesi daha sonra ABD'ye giderek yaklaşık 6 ay boyunca uçak alım sürecini yürüttü. Gulfstream Brunswick tesislerinde tahsis edilen ofiste yaklaşık 6 ay süre geçiren B. I., uçağı almaya gelen ekiple birlikte Türkiye’ye döndü.

Ancak en çok konuşulan konu, bu görevlendirmenin kapsamı oldu.

Dile getirilen iddialara göre, söz konusu yönetim kurulu üyesi ne uçak mühendisi, ne CAMO (Sürekli Uçuşa Elverişlilik Yönetim Organizasyonu) personeli, ne teknik müdür ne de pilot olmasına rağmen satın alma sürecini fiilen yöneten isim oldu.

Bu nedenle Savunma Sanayi Başkanlığı çevresinde en çok konuşulan konu hâline gelirken, "Teknik kabul sürecinde yönetim kurulu üyesinin altı ay boyunca Amerika'da bulunmasının gerekçesi neydi?" sorusu dillendiriliyor.

16 Mayıs'ta Türkiye'ye geldi, ancak hâlâ ticari operasyonda kullanılmadı

Şirket kayıtlarına ilişkin ulaşılan bilgilere göre VatanJet'in ikinci Gulfstream G550 tipi uçağı 16 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na iniş yaptı.
Ancak aradan geçen yaklaşık bir buçuk aya rağmen uçağın henüz ticari operasyona başlayamadığı öğrenildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kaynaklarından edinilen bilgilere göre bunun nedeni tescil ve evrak süreçlerinde yaşanan sorunlar. Satış belgelerinin, log kayıtlarının, bakım kayıtlarının, ithalat evraklarının, fatura ve satış sözleşmelerinin, satın alınmadan önce tescilli olduğu ülkede tescilden düşürülme belgelerinin, uçuşa elverişlilik sertifikasının ve sigortasının tamam olduğuna dair belgelerin ibraz edilmediği kaydediliyor.

Öte yandan AirportHaber'in edindiği bilgilere göre uçağın ederinden yüksek fiyata satın alındığı, B. I.'nın bu konuya ait soruları cevaplayamadığı iddia ediliyor. Ayrıca B. I.'nın altı ay boyunca tüm giderlerinin VatanJet tarafından karşılandığı da bilinen bir gerçek.

Ortaya atılan iddialar kamuoyu adına şu soruları gündeme getiriyor:

• Yönetim kurulu üyesinin Amerika’ya uçak bakmaya gidişinden önce 250 dolar olan günlük harcırahı neden 350 dolara çıkarıldı?
• ABD'deki görevlendirme neden altı ay sürdü ve neden yanına kimseyi almak istemedi?
• Satın alma sürecinde teknik ekipler yerine yönetim kurulu üyesi neden ön plandaydı? YK üyesi uçak mühendisi mi, teknisyen mi, pilot mu? Uçak satın alma konusunda nasıl bir tecrübeye sahip?
• Uçak 16 Mayıs'ta Türkiye'ye gelmesine rağmen neden hâlâ ticari operasyona başlatılamadı? Yani uçak neden uçmuyor? Yaklaşık bir buçuk ay olmasına rağmen hâlâ neden Sabiha Gökçen apronunda park hâlinde?
• TC-VTJ tescili görünen uçağın uçurulması için hangi kusurlu işlemler yapıldı?

AirportHaber, haberde yer alan tüm iddialarla ilgili olarak VatanJet yönetiminin ve adı geçen yönetim kurulu üyesinin görüşlerine de başvurdu. “Seni arayacaklar” mesajı göndermekle yetindi.

Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün’ün bu iddiaların aydınlatılması için gerekli inceleme ve denetim mekanizmalarını devreye sokmasının, hem kurumun itibarı hem de kamu vicdanı açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

AirportHaber.com ÖZEL

Kaynağa Git

İlgili Haberler