Ana içeriğe geç

Savunamıyor saldırıyor

Kurduğu suç örgütü ile İstanbul’u yağmalayan ve 2430 yıl hapis cezası talebiyle asrın yolsuzluğu davasında yargılanan CHP’li Ekrem İmamoğlu, “İddianamenin tek bir sayfasını çevirip bakmadım, bakmaya da niyetim yok” diyerek, şov yaparken, başta 1.5 milyarlık villayı nasıl 15 milyona kapattığının cevabını vermek yerine mahkemeye saldırıya geçmesini Avukat Sinan Pak, “İmamoğlu gerçeklerle yüzleşemez” sözleriyle değerlendirdi.

Savunamıyor saldırıyor
Yeni Akit Gazetesi
16

Buğra Kardan İstanbul

Kurduğu suç örgütü ile İstanbul’u yağmalayan ve 2430 yıl hapis cezasıyla yargılanan CHP’li Ekrem İmamoğlu, verecek cevabı olmayınca savunma yerine saldırıya geçti.

Yargılamaya gelmiş!

Savunmasını yapması için söz hakkı veren Mahkeme Başkanına, “Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim” şeklinde küstah ifadeler kullanan ve duruşma salonundan çıkarılması üzerine “savunma hakkı elinden” alındığı yalanı devreye sokulan İmamoğlu daha önce de itibarsızlaştırmaya çalıştığı iddianamenin tek satırını okumadığını söylemişti. Toplam 414 sanığın yargılandığı “Asrın Yolsuzluğu” davasının 43’üncü duruşmasında “İddianamenin bir tek sayfasına çevirip bakmadım, bakmaya da niyetim yok” diyerek şov yapan İmamaoğlu ile güdümündeki medyasının sıra savunma yapmaya gelince yolsuzluğu anlatmak yerine mahkeme heyetini ve bağımsız yargıyı hedef alması, “Savunmuyor, saldırıyor” eleştirilerini beraberinde getirdi.

AMAÇ AİHM’YE TAŞIMAK

Akit’e konuşan Avukat Sinan Pak da, şunları söyledi: “Anladığımız kadarıyla usul oyunu yapıyor. Dosyayı bozdurmak için veri oluşturmaya uğraşıyor. İmamoğlu ve avukat ordusunun elinde esasla ilgili kuvvetli savunma yok. İddianameyi parçalayacak güçlü bir müdafaa göremiyoruz. O nedenle hak ihlaliyle karşı karşıya olduğunu iddia edip duruyor. Zannımızca amaç, usulsüz yargılamalar yapıldığı ve hak ihlallerinde bulunulduğu bahanesiyle yolsuzluk davasını AİHM’ye taşımak. 6 saat verildiği belirtiliyor. Hülâsa Savunma için vakit tanınmadı’ çıkışı haksızdır. Kendinizi savunmak yerine konunun dışına çıkmaya, davayı sulandırmaya, mahkemeyi yargılamaya kalktığınız takdirde uyarıyla karşılaşırsınız. Tahrik diline sarılırsanız salondan çıkarılırsınız. İmamoğlu’nun yaptığı şark kurnazlığıdır tribünlere oynuyorlar. İmamoğlu için iddianame karabasan, kâbus anlamına geliyor. Hakikatler inkâr edilemez. Belli ki ‘Eyvah bunu da mı belirlemişler’ demiştir.” Avukat Cengiz Ocakçı da, şunları dile getirdi: “İmamoğlu, beraat edemeyeceğini anladı. O nedenle hiddetlenir oldu. O nedenle ‘Yargılanmıyorum, yargılıyorum’ diye feryat eder oldu. Bunun temelinde davayı Avrupa mahkemelerine taşımak var. ‘Savunma hakkım elimden alınıyor’ tantanası yapıyor.

TAKİYYE YAPIYOR

Güya iddianamenin tek satırını okumamış. Yine samimi davranmıyor, takiyye yapıyor. Vakti vardı. Mahkemede elinden bırakmadığı Nutuk gibi iddianameyi de okuyabilirdi. Diyelim ki okumadı. O hâlde ‘Okuma yazman mı, zamanın mı yok’ sorusunu sormak gerek. İddianameyi okumaması tuhaf. Okumadığı iddianameyi yerden yere vurması ise daha tuhaf.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler