Ana içeriğe geç

Fransa’da iktidarı klima belirleyecek: Kiracılar 'ev serin değilse kira da yok' dedi

Fransa’da rekor sıcaklar klima tartışmasını seçim meselesine çevirdi. Marine Le Pen’in partisi okullar, hastaneler ve evler için “büyük klima planı” isterken, sol ve Yeşiller de eski tavrını yumuşattı. Kiracılar ise sıcak nedeniyle yaşanamaz hale gelen evlerde kira grevi talep ediyor.

Fransa’da iktidarı klima belirleyecek: Kiracılar 'ev serin değilse kira da yok' dedi
Odatv
16

Fransa’da sıcak hava dalgası, ülkenin siyasi gündemini de değiştirdi. Okulların, hastanelerin ve evlerin nasıl serinletileceği artık yalnızca teknik bir altyapı meselesi değil; sağ ile sol arasındaki yeni kavga başlığı.

Ülkede sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, klima tartışmasını büyüttü. Fransa’da evlerin yalnızca yaklaşık dörtte birinde klima bulunuyor. Okullarda ise tablo daha çarpıcı: Uluslararası basında yer alan verilere göre ülkedeki okulların yalnızca yüzde 7’si klimalı. Hastanelerin büyük bölümünde de yalnızca kısmi soğutma sistemleri var.

Bu tablo, aşırı sağcı Ulusal Birlik’in (RN) “büyük klima planı” çıkışını güçlendirdi. Marine Le Pen’in partisi, yaz aylarında serinlemenin de kışın ısınmak kadar temel bir hak olduğunu savunuyor.

AŞIRI SAĞDAN “BÜYÜK KLİMA PLANI”

Marine Le Pen’in partisi, sıcak hava dalgasının ortasında “grand plan climatisation” yani “büyük klima planı” önerisini yeniden gündeme taşıdı. Plan, hastaneler, okullar ve yaşlı bakım evlerinin klimalandırılmasını, yurttaşlara da klima desteği verilmesini öngörüyor.

RN’ye göre Fransa, sıcak hava dalgalarına hazırlıksız yakalandı. Parti, kamu binalarının serinletilmesini “sağlık güvenliği” olarak anlatıyor. Le Pen cephesi, klimayı çevre tartışmasından çıkarıp doğrudan gündelik hayatın içine yerleştiriyor: Bunalan sınıflar, sıcakta kalan hastaneler, evinde serinleyemeyen yaşlılar ve çocuklar...

Ancak planın maliyeti büyük. Uzmanlara göre yalnızca okulların klimalandırılması yaklaşık 20 milyar avroya mal olabilir. Buna hastaneler, yaşlı bakım evleri, kamu binaları ve hane destekleri eklendiğinde fatura daha da büyüyor.

Buna rağmen Le Pen’in hamlesi siyasi açıdan etkili bulundu. Çünkü aşırı sağ, iklim krizinin nedenleri yerine seçmenin o an yaşadığı sorunu merkeze koyuyor: “Sıcak var, devlet seni serinletemiyor.”

“KLİMA MI, KLİMA DEĞİL Mİ”

İngiliz basını tartışmayı “Klima mı, klima değil mi, işte bütün mesele bu” sözleriyle özetledi. Almanya’da yayımlanan analizlerde ise sol ve çevreci partilere açık uyarı yapıldı: “Klimayı sağa bırakmayın.”

Bu ifade, Fransa’daki tartışmanın özünü gösteriyor. Çünkü klima, uzun süre sol ve çevreci hareketler için sorunlu bir başlıktı. Enerji tüketimini artırması, kentleri daha fazla ısıtması ve karbon salımını yükseltmesi nedeniyle klima, çevreciler tarafından “kolay ama kötü çözüm” olarak görülüyordu.

SOL VE YEŞİLLER AĞIZ DEĞİŞTİRDİ

Sol partiler ve Yeşiller, klima konusunda eski sert tavırlarını yumuşatmaya başladı. Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, klimanın “mucize çözüm” olmadığını söyledi ancak kamu hizmetlerinde kullanılmasına karşı olmadıklarını belirtti.

Tondelier’in çıkışı dikkat çekti. Çünkü Yeşiller uzun süre klimayı iklim krizini büyüten bir araç olarak görüyordu. Yeni çizgi ise daha pragmatik: Klima tek çözüm değil ama okullar, hastaneler, bakım evleri ve kırılgan gruplar söz konusu olduğunda tamamen reddedilemez.

Paris cephesinde de benzer bir değişim var. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire, kentteki okullara klima ya da soğutma ekipmanı sağlanması için adım atacaklarını duyurdu. Grégoire’nin çıkışı için Alman basını, “En azından o, klimayı sağın eline bırakmak istemiyor” yorumunu yaptı.

Böylece Fransa’da solun yeni arayışı ortaya çıktı: Klimayı tamamen reddetmeden, meseleyi yalıtım, gölgelendirme, havalandırma, kamusal serinleme alanları ve enerji politikasıyla birlikte ele almak.

Fransa’da iktidarı klima belirleyecek: Kiracılar 'ev serin değilse kira da yok' dedi - Resim : 2

LE PEN’E “HİPOKRİT AMA AKILLI HAMLE” YORUMU

Marine Le Pen’in klima çıkışı, yabancı basında “ikiyüzlü ama siyasi olarak akıllıca” bir hamle olarak değerlendirildi.

Çünkü Le Pen ve partisi, yıllarca iklim değişikliği konusunda kuşkucu ve engelleyici bir çizgi izledi. Sıcak hava dalgalarının daha sık yaşanacağı uyarılarını küçümsedi. Şimdi ise aynı sıcak hava dalgalarını gerekçe göstererek devleti hazırlıksız kalmakla suçluyor.

Bir yorumda bu durum şöyle anlatıldı:

Alman basını da Le Pen’in çıkışını sert ifadelerle eleştirdi. Yorumlarda, Le Pen’in “klimaya ani ilgisinin o kadar ikiyüzlü olduğu ki asfaltı bile büker” denildi.

Ancak aynı analizlerde bir noktanın altı çizildi: Bu hamle siyasi olarak işe yarayabilir. Çünkü seçmen, aşırı sıcakta ideolojik iklim tartışmasından önce serin bir sınıf, serin bir hastane ve yaşanabilir bir ev istiyor.

KİRACILARDAN ÇAĞRI: EV YAŞANMAZSA KİRA DA YOK

Sıcak hava dalgası, Fransa’da konut krizini de yeniden gündeme taşıdı. “Kira Grevi Topluluğu” adlı girişim, sıcak nedeniyle yaşanamaz hale gelen evlerde kira ödemelerinin askıya alınmasını talep eden bir imza kampanyası başlattı.

Kampanyanın çıkışı sert: Eğer bir ev yaz aylarında yaşanamayacak kadar ısınıyorsa, o ev için kira alınmamalı.

Girişim, temel serinletme ekipmanlarının artık lüks sayılamayacağını savunuyor. Kepenk, panjur, gece havalandırması, hava sirkülasyonu ve basit soğutma önlemleri, kampanyaya göre ev sahiplerinin sorumluluğu olmalı.

Barınma Hakkı Derneği’nin de destek verdiği kampanya kısa sürede binlerce imzaya ulaştı. Talep, klima tartışmasını başka bir yere taşıdı: Serinleme hakkı yalnızca kamu binaları için değil, kiralık evler için de konuşulmalı.

“HER İKİ EVDEN BİRİ RİSK ALTINDA”

Kampanyada, Fransa’daki her iki evden birinin sıcak havayı içeride hapseden yapıya sahip olduğu vurgulandı. Bu durum özellikle düşük gelirli kiracılar için daha ağır bir sorun yaratıyor.

Yeni yapılarda yalıtım ve havalandırma kısmen hesaba katılsa da eski konutlarda tablo farklı. Çatı katları, küçük daireler, dar hava sirkülasyonu olan binalar ve güneşi doğrudan alan evler sıcak dalgalarında hızla “fırına” dönüşüyor.

Yaşlılar, çocuklar, kronik hastalar ve engelliler bu koşullardan daha fazla etkileniyor. Kampanyada Dünya Sağlık Örgütü verilerine de atıf yapılarak, iç ortam sıcaklığının yükselmesinin ölüm riskini artırdığı vurgulandı.

Fransa’da iktidarı klima belirleyecek: Kiracılar 'ev serin değilse kira da yok' dedi - Resim : 4

OKULLAR, HASTANELER, EVLER: SİYASİ FAY HATTI

Fransa’da klima tartışmasının büyümesinin nedeni yalnızca sıcaklık değil. Tartışma üç temel alanda düğümleniyor: Okullar, hastaneler ve konutlar.

Okullarda mesele öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlığı. Sıcak sınıflarda ders yapmak zorlaşıyor, bazı bölgelerde ders saatleri değiştiriliyor ya da okullar geçici olarak kapatılıyor.

Hastanelerde sorun daha kritik. Yaşlı, kronik hasta ve ameliyat sonrası bakımda olan kişilerin bulunduğu servislerde kısmi soğutma sistemleri yetersiz kalabiliyor.

Evlerde ise tablo sınıfsal. Varlıklı kesimler klima, iyi yalıtım ve gölgeli konutlara erişebilirken, düşük gelirli kiracılar sıcak dalgasını çoğu zaman küçük, havasız ve kötü yalıtılmış evlerde geçirmek zorunda kalıyor.

SAĞ “SERİNLEME HAKKI” DİYOR, SOL “UZUN VADELİ ÇÖZÜM”

Aşırı sağ, meseleyi basit ve doğrudan anlatıyor: Devlet vatandaşını sıcaktan korumalı, okullara ve hastanelere klima takılmalı, evlere destek verilmeli.

Sol ve Yeşiller ise daha karmaşık ama uzun vadeli bir çerçeve kurmaya çalışıyor. Onlara göre yalnızca klima takmak çözüm değil. Binaların yalıtılması, kentlerde gölge alanlarının artırılması, ağaçlandırma, su kaynaklarının korunması, gece havalandırması, kamusal serinleme alanları ve enerji dönüşümü birlikte ele alınmalı.

Ancak siyasi sorun tam da burada başlıyor. Sıcaklık 40 dereceyi geçtiğinde seçmen uzun vadeli şehircilik planını değil, hemen serinleyebileceği bir alanı görmek istiyor. Le Pen’in avantajı da burada ortaya çıkıyor.

SICAK HAVA SANDIĞA YANSIYACAK

Fransa’da iklim krizi artık soyut bir gelecek meselesi değil. Sıcak hava dalgaları, gündelik hayatı doğrudan etkiliyor. İnsanlar sınıfta, hastanede, metroda, evde, iş yerinde sıcağı hissediyor.

Bu nedenle klima tartışması seçim siyasetine hızla yerleşti. Aşırı sağ, “devlet sizi korumuyor” söylemiyle ilerliyor. Sol ise hem halk sağlığını korumaya hem de iklim politikasından geri adım atmamaya çalışıyor.

Fransa’da önümüzdeki dönemde klima, enerji faturası, konut hakkı ve iklim uyumu aynı başlıkta birleşecek gibi görünüyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler