Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, son dönemde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, operasyonların NATO Zirvesi öncesinde yürütülen siyasi saldırıların devamı olduğu belirtilip gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin derhal serbest bırakılması istendi.
ÇHD, İstanbul Şube Başkanı Avukat Ezgi Önalan ile Avukat Yunus Emre Işık'ın evlerine düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındığını, Öğrenci, Stajyer ve İşçi Avukat Komisyonu üyeleri Boran Işıldak ve Burhan Can'ın Ankara'da, ÇHD İzmir Şubesi Öğrenci Komisyonu üyesi Halil Arbağ'ın ise İzmir'de gözaltına alındığını açıkladı.
Dernek açıklamasında, daha önce tutuklanan avukatlar Semra Demir, Kürşat Bafra ve Doğa İncesu'nun yanı sıra çok sayıda kişinin, hukuka aykırı delillerle oluşturulduğu belirtilen soruşturmalar kapsamında hedef alındığına dikkat çekti.
"Hukuki güvenceler yok sayıldı"
ÇHD, gözaltı ve arama işlemleri sırasında avukatların sahip olduğu yasal güvencelerin ihlal edildiğini ifade etti. Açıklamada, avukat konutlarında yapılacak aramalarda uygulanması gereken özel usullerin dikkate alınmadığı, Avukat Ezgi Önalan'ın ise ters kelepçeyle gözaltına alındığı belirtildi.
Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı ve avukat görüş kısıtlamaları nedeniyle sürece ilişkin tüm ihlallerin henüz ortaya çıkmadığı belirtilen açıklamada, operasyonların siyasi nitelik taşıdığı açıklandı.
"Halkın avukatları teslim alınamaz"
ÇHD, emekçilerin, yoksulların ve toplumsal muhalefetin hak mücadelesinin bir parçası olduklarını belirterek, baskı ve gözaltılar karşısında geri adım atmayacaklarını ifade etti.
Açıklamada, "Bu memleket NATO'nun, emperyalist savaş politikalarının ve güvenlikçi baskı düzeninin değil; işçilerin, emekçilerin, yoksulların, gençlerin, kadınların ve halklarındır" denildi.
Serbest bırakılma çağrısı
ÇHD İstanbul Şubesi, gözaltındaki Ezgi Önalan, Yunus Emre Işık, Burhan Can, Boran Işıldak ve Halil Arbağ'ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Açıklamada ayrıca tutuklu bulunan avukatlar Semra Demir, Kürşat Bafra ve Doğa İncesu'nun da tahliye edilmesi çağrısı yapıldı.
Dernek, açıklamasını "NATO'nun güvenliği adına gerçekleştirilen siyasi saldırılara son verilsin", "Halkın avukatları teslim alınamaz" ve "Savunma susmadı, susmayacak" ifadeleriyle sonlandırdı.