Ana içeriğe geç

Barış masasında tehditler, ateşkes dosyasında savaş notları: Müzakere masasında 'Hürmüz' çatlağı

ABD ile İran arasında İsviçre'de başlayan yeni müzakere turu, Hürmüz Boğazı krizi, Lübnan'daki çatışmalar ve nükleer dosya üzerindeki anlaşmazlıkların gölgesinde geçti. Taraflar 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşmayı hedefleyen bir yol haritasında uzlaşırken, masadaki diplomasi ile sahadaki gerilim arasındaki çelişki dikkat çekti.

Barış masasında tehditler, ateşkes dosyasında savaş notları: Müzakere masasında 'Hürmüz' çatlağı
Habertürk
16

ABD ile İran arasında İsviçre’de gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerin ilk turu tamamlandı. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen temasların ardından yapılan ortak açıklamada, tarafların 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı duyuruldu.

Görüşmeler, daha başlamadan önce yaşanan gerilim nedeniyle zorlu bir atmosferde geçti. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını açıklaması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni askeri müdahale tehditlerinde bulunması, müzakere sürecinin ilk saatlerine damga vurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak açıklamada, teknik müzakerelerin hafta boyunca İsviçre’nin Burgenstock bölgesindeki ve Katar’a ait olan dağ resortunda devam edeceği belirtildi. Açıklamada ayrıca tarafların Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bir mekanizma üzerinde mutabık kaldığı ve Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla özel bir iletişim hattı kurulması konusunda anlaştığı ifade edildi.

60 Günlük Yeni Takvim

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İranlı yetkililer arasında başlayan görüşmeler, geçen hafta üzerinde uzlaşılan mutabakat zaptının uygulanması amacıyla gerçekleştirildi. Söz konusu mutabakat, Nisan ayında başlayan kırılgan ateşkesin en az 60 gün daha uzatılmasını öngörüyor.

Pazar günü başlayan temasların pazartesi sabahının ilk saatlerine kadar sürdüğü belirtilirken, tarafların nükleer program, Lübnan’daki durum, Hürmüz Boğazı ve mutabakatın uygulanma detaylarını ele aldığı kaydedildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmeler sonucunda İran’ın petrol ve petrokimya ihracatına yönelik bazı muafiyetler elde ettiğini, dondurulmuş varlıklarının bir bölümünün serbest bırakılması konusunda ilerleme sağlandığını ve İran’ın yeniden imarı ile kalkınmasına yönelik bir planın başlatıldığını duyurdu.

Beyaz Saray ise görüşmelerin sonucu hakkında herhangi bir resmi açıklama yapmadı. Washington yönetimi, müzakerelerin tamamlanıp tamamlanmadığı veya yeni bir üst düzey görüşmenin planlanıp planlanmadığı konusunda sessiz kalmayı tercih etti.

Trump’tan Yeni Tehditler

Görüşmeler başlamadan kısa süre önce Fox News’e konuşan Donald Trump’ın, İranlı yetkililere Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatmaları halinde “ülkelerinin kalmayacağını” söylediği ileri sürüldü. Trump ayrıca daha önce dile getirdiği bir öneriyi yineleyerek, ABD’nin gerekirse boğaz üzerinde kontrol sağlayabileceğini ve geçişlerden ücret alabileceğini savundu.

Bu açıklamalar sonrasında taraflardan gelen bilgiler arasında ciddi farklılıklar ortaya çıktı. İran basını ile Amerikan kaynakları, müzakere salonunda yaşananlara ilişkin birbirinden farklı anlatımlar sundu.

İran’a yakın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Trump’ın açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından İran heyetinin müzakere salonuna dönmeyi reddettiğini öne sürdü. Haberde, buna rağmen Pakistanlı ve Katarlı arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişinin sürdüğü belirtildi.

Nükleer Dosyada Ön Şart Tartışması

Tesnim’in aktardığı İranlı kaynaklara göre Tahran yönetimi, nükleer programla ilgili müzakerelerin başlayabilmesi için öncelikle mutabakat zaptındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep etti. Bu kapsamda İran, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve petrol ihracatına izin verecek Amerikan muafiyetlerinin uygulanmasını şart koştu.

Amerikan tarafı ise farklı bir tablo çizdi. Görüşmelere katılan bir ABD diplomatı, Reuters’a yaptığı açıklamada İran heyetinin hiçbir zaman müzakere masasını terk etmediğini belirterek, tarafların gece geç saatlere kadar görüşmelere devam ettiğini söyledi. Diplomata göre Hürmüz Boğazı, Lübnan’daki çatışmalar, nükleer meseleler ve mutabakatın uygulanma ayrıntıları kapsamlı biçimde ele alındı.

Bir diğer ABD’li yetkili ise üst düzey siyasi görüşmelerin pazartesi günü tamamlanmasının beklendiğini ancak teknik heyetlerin İsviçre’de kalmaya devam ederek detaylı müzakereleri sürdüreceğini açıkladı.

Lübnan ve Hürmüz Dosyası

Mutabakatın temel maddeleri arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve bölgedeki tüm çatışmaların sona erdirilmesi bulunuyor. Bu kapsamda özellikle Lübnan cephesi kritik önem taşıyor. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını sürdürmesi ve Hizbullah’ın da İsrail hedeflerine yönelik saldırılarına devam etmesi, ateşkes sürecini zora sokuyor.

İran yönetimi, ABD’nin Lübnan’daki çatışmaları durdurma taahhüdünü yerine getirmediğini savunarak hafta sonu Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini yeniden durdurduğunu açıkladı. Tahran ayrıca pazar günkü görüşmelerde nükleer program gibi temel konuların ele alınmayacağını duyurmuştu.

Katarlı arabulucuların da katıldığı görüşmeler sonrasında konuşan JD Vance ise Lübnan’daki şiddetin etkisini küçümseyen açıklamalar yaptı. Vance, bölgede çatışmaların sona erdirilmesi yönünde ilerleme kaydedildiğini belirterek, “Bu tür süreçler her zaman biraz karmaşıktır” ifadelerini kullandı.

Sahada Gerilim, Masada Diplomasi

Washington’da ise Trump yönetimi baskı dilini sürdürdü. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’ın Lübnan’daki müttefiklerini kontrol altına alması gerektiğini belirterek Hizbullah’a açık göndermede bulundu. Trump, aksi halde İran’ın yeniden çok sert şekilde hedef alınacağını söyledi.

Buna karşın JD Vance gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump’ın kendilerinden İran halkıyla ilişkilerde yeni bir sayfa açmalarını istediğini ifade etti. Böylece Washington’dan aynı gün içerisinde hem uzlaşma hem de askeri tehdit mesajları verilmiş oldu.

ABD’li bir diplomat, görüşmeler sırasında İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki çelişkili açıklamalarının netleştirilmeye çalışıldığını ve boğazın tamamen açık tutulmasını sağlayacak mekanizmaların ele alındığını söyledi.

Ancak tüm diplomatik çabalara rağmen sahadaki tablo değişmiş değil. İran, Lübnan’daki çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını savunurken, ABD yönetimi boğazın fiilen kapatıldığı yönündeki iddiaları reddediyor. Buna rağmen ticari denizcilik verileri, geçişlerde ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Kpler verilerine göre pazar günü boğazdan yalnızca beş gemi geçiş yaparken, bir gün önce bu sayı 26 olarak kaydedilmişti. Bu rakamlar, taraflar masada yeni bir yol haritası çizerken dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler