Ana içeriğe geç

Küresel ticarette kırılganlık derinleşiyor: 380 milyar dolarlık risk...

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton, küresel ticarette artan belirsizliğin işletme yatırımlarını olumsuz etkilediğini belirterek, 2025 yılında 202 milyar dolarlık yatırım kaybı yaşandığını, dalgalanmaların sürmesi halinde bu rakamın 2026'da 380 milyar dolara ulaşabileceğini söyledi.

Küresel ticarette kırılganlık derinleşiyor: 380 milyar dolarlık risk...
Dünya Gazetesi
16

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton, küresel ekonominin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ticaretteki belirsizliklerin yatırım kararları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.

Denton, ekonomik politika alanındaki belirsizliğin hem Kovid-19 salgını hem de 2008 küresel finans krizindeki seviyelerin üzerine çıktığına dikkat çekti.

Belirsizlik yatırım iştahını azaltıyor

ICC'nin yaptırdığı araştırmalara değinen Denton, ticarette yaşanan belirsizliklerin küresel yatırımları olumsuz etkilediğini belirterek, "ICC'nin Oxford Economics'e yaptırdığı araştırmaya göre, ticaretteki belirsizlik yalnızca 2025 yılında küresel işletme yatırımlarında 202 milyar dolara eş değer bir kayba yol açtı ve yatırım büyümesini yüzde 0,4 seviyesine düşürmüştür. Eğer dalgalanmalar artarsa bu kayıplar 2026 yılında yaklaşık 380 milyar dolara kadar çıkabilir. İş dünyası açısından temel sorun öngörülemezlik." ifadelerini kullandı.

Küresel ticarette son dönemde tarifeler konusunda sık değişiklikler yaşandığını kaydeden Denton, uygulamaya alınan ve ardından geri çekilen ticaret önlemlerinin iş dünyasında belirsizliği artırdığını söyledi.

Jeoekonomik baskılar öne çıkıyor

Denton, günümüzde asıl dönüşümün yalnızca tarifelerden kaynaklanmadığını belirterek, hükümetlerin ticaret akışlarının yanı sıra tedarik zincirlerini de şekillendirmeye başladığını vurguladı.

"Hürmüz Boğazı gibi fiziksel koridorlar jeoekonomik baskı araçlarına dönüşmüş durumda. Burada yaşananlar yalnızca bir enerji şoku değil, aynı anda yakıtları, sanayi girdilerini ve gıda güvenliğini etkileyen hem fiyat hem de arz şokudur." değerlendirmesinde bulundu.

Gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini belirten Denton, ICC çalışmalarına göre çok taraflı ticaret sisteminin çökmesi halinde gelişmekte olan ekonomilerin mal ticaretinde yüzde 33, düşük gelirli ülkelerde ise ihracatta yüzde 43'e varan kayıplar yaşanabileceğini dile getirdi.

"Özel sektörün sesini doğrudan küresel politika tartışmalarına taşıyoruz"

ICC'nin dünya genelinde 170'ten fazla ülkede faaliyet gösteren işletmeleri ve meslek kuruluşlarını temsil ettiğini söyleyen Denton, "Dünya genelinde 170'ten fazla ülkede faaliyet gösteren işletmeleri ve meslek örgütlerini temsil ediyoruz. Bu sayede özel sektörün sesini doğrudan küresel politika tartışmalarına taşıyoruz." dedi.

Denton, kapsamlı istişareler sonucunda hazırlanan ticaret, büyüme ve istihdam odaklı ICC mutabakatının, hükümetler ve iş dünyası için uygulanabilir politika önerileri içerdiğini belirtti.

Ayrıca kritik ticaret hatlarının korunması, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve KOBİ'lerin finansmana erişiminin artırılması için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Denton, "Dijital ticaret koridorlarından KOBİ'lerin finansmana erişiminin geliştirilmesine kadar birçok alanda faaliyet yürütüyoruz." ifadelerini kullandı.

DTÖ için reform çağrısı

Küresel ticaret sisteminin ciddi baskı altında bulunduğunu vurgulayan Denton, mevcut sorunların sınırlı düzenlemelerle çözülemeyeceğini söyledi.

"Çok taraflı ticaret sistemi ciddi bir baskı altındadır ve kademeli, sınırlı düzenlemeler artık yeterli olmayacaktır. İhtiyaç duyulan şey, yapısal reformlarla birlikte pragmatik işbirliğidir." diyen Denton, Dünya Ticaret Örgütü'nde (DTÖ) belirli bir takvime bağlı reform sürecinin başlatılması gerektiğini kaydetti.

Bu süreçte gönüllü ülkelerin oluşturacağı koalisyonların öncü rol üstlenebileceğini belirten Denton, "İlk aşamada ilerlemenin, istekli ülkelerden oluşan koalisyonlar aracılığıyla sağlanabileceğini kabul etmek gerekir. Biz bunu, ülkelerin uygun olduğu alanlarda daha hızlı ve daha ileri adımlar atabilmesine olanak tanırken diğer ülkelerin de zaman içinde sürece katılmasına imkan veren bir değişken geometri yaklaşımı olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım çok taraflı sistemin yerine geçmek değil, onu tamamlamak amacı taşımaktadır. Aynı zamanda kurumların reel ekonominin karşı karşıya olduğu baskılara daha doğrudan yanıt vermesi gerekir." ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı için diplomatik çözüm vurgusu

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıkların küresel ticaret açısından somut bir risk oluşturduğunu belirten Denton, önceliklerinin deniz ulaşımının güvenliğini korumak olduğunu söyledi.

"Bizim önceliğimiz, seyrüsefer özgürlüğünün korunması, gemilerin ve mürettebatın güvenliğinin sağlanması ve nihayetinde özellikle gübre ve gübre ham maddesi sevkiyatları yoluyla gıda güvenliğinin korunmasına yönelik diplomatik çözümlerdir." dedi.

Denton, küresel ticarette kurallara dayalı sistemin önemine dikkat çekerek, "Açık, öngörülebilir ve kurallara dayalı ticaret sistemi, ekonomik güvenlik, dayanıklılık ve ticaretin büyüme ile istihdamın temel motorlarından biri olduğuna dair güvenin yeniden tesis edilmesi açısından vazgeçilmezdir. Bugün karşı karşıya olduğumuz görev, küresel ticaret kurumlarını çok daha karmaşık ve çekişmeli bir ortamda bu vaatleri yerine getirebilecek şekilde modernize etmektir. ICC, bu çözümleri hayata geçirme konusunda kararlı olan dünya genelindeki hükümetler ve işletmelerle çalışmaya hazırdır." sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler