Ana içeriğe geç

Bahçeli'den Avrupa Parlamentosu'na tepki: Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade Brüksel'de değildir

MHP lideri Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 2025 Türkiye Raporu'nda Kıbrıs'a ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Raporun Kıbrıs Türk halkının egemen iradesini yok saydığını savunan Bahçeli, "Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir" dedi.

Bahçeli'den Avrupa Parlamentosu'na tepki: Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade Brüksel'de değildir
Karar
16

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Bahçeli mesajında Avrupa Parlamentosu'nun 2025 Türkiye Raporu'nda Kıbrıs'a ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Kıbrıs Türk halkının egemenliğine yönelik yaklaşımları eleştiren Bahçeli, "Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir" diyerek Kıbrıs'ta iki devletli çözüm vurgusu yaptı.

"KIBRIS ŞEHİT KANLARIYLA VATAN KILINAN BİR TÜRK YURDUDUR"

Kıbrıs’ın Türkiye ve Türk milleti açısından taşıdığı stratejik ve millî öneme dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs; Anadolu’nun güneydeki emniyet hattı, Doğu Akdeniz’deki milli hak ve menfaatlerimizin kilit noktası, şehit kanlarıyla vatan kılınan bir Türk yurdu, mazinin emaneti ve milli varlığımızın devamlılığıdır. Ankara ile Lefkoşa’nın kaderi birbirinden ayrılamayacağı gibi, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asayişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğiyle Türk milletinin Akdeniz’deki itibarı da birbirinden kopartılamaz."

"KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI, LEFKOŞA’NIN KALBİNE İNDİRİLEN ÇELİKTEN BİR YUMRUKTUR"

Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nı, "Kıbrıs Türkünü imhaya, Ada’yı ilhaka, Türk varlığını inkâra ve Rum-Yunan tahakkümünü ihyaya yönelen istilacı zihniyete karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Lefkoşa’nın kalbine indirdiği çelikten bir yumruk" olarak nitelendirdi.
Harekâtın Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda gerçekleştirildiğine dikkati çeken Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yalnız Kıbrıs Türküne değil, Ada’nın tamamına barış ve istikrar getirdiği gerçeği; Rum-Yunan zihniyetiyle onların hamileri açısından hazmı ne kadar güç olursa olsun, yarım asrı aşan sükûnetin su götürmez gerçeğidir" ifadelerini kullandı.

Türk askerinin Ada’daki varlığını tartışmaya açanların harekât öncesinde yaşanan saldırı ve zulümleri bilinçli şekilde görmezden geldiğini belirten Bahçeli, "Türk askerinin Ada’daki mevcudiyeti; yeni saldırıların önünü kesen caydırıcılığın, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve Doğu Akdeniz’deki barış ikliminin yegâne sigortasıdır" dedi.

"KIBRIS TÜRKLÜĞÜNE İSTİKAMET TAYİN EDECEK İRADE, BRÜKSEL’DE DEĞİLDİR"

Avrupa Parlamentosu’nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu’na tepki gösteren Bahçeli, raporun Avrupa’nın Kıbrıs meselesindeki taraflı tutumunu ve Rum-Yunan tezlerinin etkisi altında olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Raporda Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk olarak değil, Ada’nın "meşru bir topluluğu" şeklinde tanımlandığını ve tüketilmiş federasyon modelinin tek çözüm seçeneği olarak dayatıldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel’de değildir! Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kıbrıs’ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran kudretindedir."

Bahçeli, Kıbrıs Türklerine azınlık statüsü biçen, Türkiye’nin Ada’daki meşru varlığını hedef alan ve KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde geliştirdiği ilişkilerden rahatsızlık duyan Avrupa Parlamentosu’nun değerlendirmelerinin "siyaseten sakat ve yoklukla malul" olduğunu ifade etti.

"FEDERASYON DÜŞLERİ BAYATLAMIŞTIR"

Federasyon modelinin Kıbrıs Türklerini Rum idaresine tabi hâle getirmeyi amaçladığını savunan Bahçeli, "Yıllardır farklı isim ve ambalajlarla tedavüle sokulan, fakat özünde Kıbrıs Türkü’nü Rum idaresine tabi bir unsur haline getirmeyi amaçlayan federasyon düşleri bayatlamıştır" dedi.

Kıbrıs Türklerinin müktesep haklarını, egemen ve eşit statüsünü yok sayan hiçbir yaklaşımın adil ve kalıcı bir çözüme hizmet edemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Türkünün Rum idaresi altında azınlık statüsüne boyun eğmesi düşünülemeyeceği gibi, egemen eşitliğinin teyit ve tescil edilmesi de ertelenemez bir hak ve tarihi sorumluluktur. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet varlığının kayıtsız, şartsız, tartışmaya kapatılarak kabul edilmesi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası statüsünün diğer devletler nazarında tescil edilmesi kalıcı barışın yegâne anahtarıdır."

Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümü ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayarak, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri andı.

Harekât kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı rahmet ve minnetle anan Bahçeli, "Bu kararı eşsiz bir kahramanlık ve vatan sevgisiyle sahada zafere taşıyan şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimize şükranlarımı sunuyorum. Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır" ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler