Ana içeriğe geç

Perinçek’ten Milli Eğitim Bakanı’na istifa çağrısı: ‘NATO’yu da getirseniz saltanatı kurtaramazsınız!’

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Millî Mücadele" kavramını getirmek isteyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı. Perinçek, "NATO'yu da getirseniz saltanatı kurtaramazsınız. Padişahlığı yıktığımız için Millî Mücadelede zafere ulaştık" dedi.

Perinçek’ten Milli Eğitim Bakanı’na istifa çağrısı: ‘NATO’yu da getirseniz saltanatı kurtaramazsınız!’
Aydınlık
16

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, İstanbul'daki il merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yeni müfredat düzenlemeleri kapsamında "Kurtuluş Savaşı" ifadesini kaldırarak yerine "Millî Mücadele" kavramını getirme girişimini sert sözlerle eleştirdi. Bakan Tekin’in "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" şeklindeki gerekçesine tepki gösteren Perinçek; Kurtuluş Savaşı ve Millî Mücadele kavramlarının karşı karşıya konulamayacağını, zaferin ancak işgalcilerle iş birliği yapan padişahlık yönetiminin yıkılmasıyla kazanılabildiğini ifade etti. Bu hamleyi NATO standartlarına yaranma çabası ve siyasi bir intihar olarak nitelendiren Vatan Partisi lideri, Bakan Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi, etmediği takdirde görevden alınması gerektiğini belirtti.

‘MİLLÎ MÜCADELE VE KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMLARI KARŞI KARŞIYA KONAMAZ’

İşte Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek’in açıklama metninin tamamı:

Öncelikle ve vurgulayarak belirtelim: “Millî Mücadele” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramları karşı karşıya konamaz.

Hele ileri sürülen gerekçe, bırakalım Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu, sıradan bir öğrenci sorumluluğuyla ve bilgisiyle dahi bağdaşmaz. AK Parti iktidarı Millî Eğitim Bakanı’nın “Kurtuluş Savaşı” kavramından rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Kuşkusuz bu rahatsızlığın kaynağında Millî Mücadeleden rahatsız olmak var. Nitekim Bakan Beyin kendisi bu ruh halini açıkça itiraf etmektedir.

Millî Mücadele kavramını Kurtuluş Savaşı kavramının karşısına dikme girişimi, gençlerimizi beyin göçüne kışkırtan Batı emperyalizmi planlarına hizmet etmektedir.

'KURTULUŞ SAVAŞI KAVRAMI İKTİSADÎ KURTULUŞU DA KAPSAR'

“Millî Mücadele” kavramı Birinci Cihan Savaşı’ndan başlayarak kullanılmıştır. Millî Mücadele’ye 1932 yılından sonra Kurtuluş Savaşı denmiştir.

Millî Mücadelemizin (Kurtuluş Savaşımızın) 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonların kaldırılmasıyla başladığı ve 1922 yılı 9 Eylül günü İzmir’in kurtarılmasıyla kesin zafere ulaştığı tarihsel gerçektir.

Bu tarihsel süreçte, Kurtuluş Savaşı kavramı, Millî Mücadele kavramından daha geniş bir anlam içermiştir. Bu kapsamlı anlam, işgalden kurtuluşun ötesinde iktisadî kurtuluştur. Bilindiği gibi İttihat Terakki yönetimi, önce 1 Ekim 1914 günü Kapitülasyonları kaldırarak, İktisadî Kurtuluş Savaşını başlattı. Hemen arkasından 29 Ekim 1914 günü Karadeniz’de Çarlık Rusyası donanmasını ve limanlarını bombalayarak Cihan Savaşına girdi. Bu üstün kurmaylık eseri olan cesur ve hesaplı karar, Cihan Savaşı sonrasındaki Rus ve Türk devrimlerinin yolunu açmıştır. O karar, 1915 yılı Mart ayında İngiliz ve Fransız donanmalarının Çanakkale Boğazı’nı zorladığı koşullarda, Çarlık Rusyası’nın kuzeyden İstanbul’u ele geçirme girişimi önlenmiş ve Rus Devriminin koşullarını yaratmıştı. Arkasından Millî Mücadele, Sovyet Devrimiyle ittifak kurarak başarıya ulaştı.

‘HİÇ KİMSE BAŞIDİK İMPARATORLUK MİRASINI EMPERYALİZM İŞBİRLİĞİNİN ÖRTÜSÜ YAPAMAZ’

Sayın Bakan ve Müfredatı hazırlayan uzmanları, Millî Mücadele tarihini bilmedikleri ve yıkılan saltanatın acısını bir türlü içlerinden atamadıkları için, Müfredatla oynamaya kalkışıyorlar.

Sayın Yusuf Tekin, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.” diyor.

Hiç kimse, Orhan Gazilerin, Fatih Sultan Mehmetlerin, Yavuz Sultan Selimlerin temsil ettiği imparatorluğun başı dik yaşama mirasının arkasına gizlenerek, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgalcileriyle işbirliği yapan saltanat sahiplerini aklamaya kalkmasın. Bu Zati Sungur numarasında en küçük başarı şansı yoktur.

‘PADİŞAHLIĞI YIKMASAYDIK MİLLÎ MÜCADELE ZAFERE ULAŞAMAZDI’

Millî Mücadele, emperyalizmin işgalinden kurtuluştur. Ama aynı zamanda İstanbul’da emperyalizmin denetimi altındaki Padişah yönetiminden kurtulmusun.

Unutulmasın: Millî Mücadele, önce Padişah hükümetinin İngiliz altınlarıyla silahlandırıp Millî Kuvvetlerin üzerine sürdüğü İrtica Kuvvetlerini bastırarak başladı. İç cephedeki düşmanı temizlemek, işgalden kurtuluşun ön şartıydı.

İngiliz Fransız işgalcilerinin talimatlarıyla Millî Mücadeyi bastırmaya kalkan İstanbul’daki Saltanat sahipleri, Millî Mücadele düşmanlığının bedelini tahtlarını ve taclarını kaybederek ödediler.

Eğer Büyük Devrimci Önderimiz Mustafa Kemal Paşa, 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Devrimci bir Meclis ve Devrimci bir Hükümet kurmasaydı, Millî Mücadele başarılamazdı. Padişahtan kurtulmak ve bu sayede bütün milletin azim ve kararını seferber eden bir Millî Hükümet kurmak, Millî Mücadele zaferinin anahtarıdır.

‘İŞGAL ETTİĞİ MAKAMIN KURULUŞ TARİHİNİ BİLMİYOR’

Eğer intikam duygularından kurtularak Müfredat yazacak olursak, Cumhuriyet öğrencisine şu gerçeği öğreteceğiz: Önce 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Cumhuriyeti fiilen kurduk ve vatanımızı Cumhuriyet Hükümetinin önderliğinde kurtardık. İngiliz-Fransız gölgesindeki Padişah yönetiminden kurtulmasaydık, vatanı kurtaramazdık. Millî Mücadele tarihimizin özü budur!

Müfredat yazıcılarının tarih kitabı okumaya vakitleri olmadığı anlaşılıyor. 2020 yılının Mart-Nisan-Mayıs aylarında TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Ya İstiklal Ya Ölüm” dizisini izleyerek Millî Mücadele tarihini öğrenebilirler.

Millî Eğitim Bakanımız, Cumhuriyetin Millî Eğitim Bakanı makamını işgal ediyor, ancak işgal ettiği makamın kuruluş eylemine sadakatten yoksundur.

‘SALTANATIN YIKINTILARI ALTINDA KALANLAR DEMOKRASİ KURAMAZ’

Millî Eğitim Bakanı, istediği kadar Müfredat değiştirsin, yıkılan saltanatı kurtaracak güce sahip değildir. NATO’larını getirsinler, yine de padişahlarını yıkıntıların altından çıkartamazlar. Ancak kendilerini o yıkıntının altına atmış olurlar.

Müfredat oyunlarıyla saltanata sadakat üzerinden emperyalizme boyun eğme girişiminde ısrar edilirse, yalnız Millî Eğitim Bakanı değil, AK Parti iktidarı da sorumlu olur.

Bu, bir siyasî intihardır, tarihî intihardır ve vicdanî intihardır.

Yüzyıl önce emperyalizmle işbirliği eden saltanata sadakati gençliğin zihnine zerk etmeye kalkanlar, kulluğu diriltebileceklerini sanmasınlar. O devir arkada kalmıştır.

Demokrasi, emperyalizme bağımlılığı, padişaha kulluğu, şeyhlere müritliği, ağalara marabalığı, beylere yanaşmalığı ortan kaldıran hükümet sistemidir. Namık Kemaller’den Mustafa Kemaller’e uzanan Türk Devriminin programı budur ve önüne geçilemez!

‘SALTANATA SADAKAT NATO ZİRVESİNDE ZİRVE YAPIYOR’

Millî Mücadele yıllarındaki saltanat sahiplerine sadakat, emperyalizme sadakattir, NATO’ya sadakattir. Müfredatı Trumplar’ın, Tom Barracklar’ın dayatmaları doğrultusunda değiştirme girişimi, NATO patronlarına yaranma eğiliminin zirve yaptığını gösteriyor. Saltanata sadakat, NATO Zirvesi’nde zirve yapıyor! Ancak bu zirveden toprağa iniş yok, yalnızca düşüş var!

‘İSTİFA ETMİYORSA GÖREVDEN ALINMALIDIR’

Hâlâ yıkılan padişahın intikamı peşinde olanlar, Millî Mücadele kavramının arkasına saklanamazlar. Çünkü Millî Mücadele, padişahı yıktığımız için zafere ulaştı.

Millî Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetimizde Millî sıfatını taşıyan iki bakanlıktan biridir.

Millî olmak, padişahın kulu olmak değildir.

Millî olma devrimimiz, saltanattan kurtuluş sürecinin eseridir.

Türk Milleti, gençliğini yıkılan saltanatın intikamı peşinde olanlara emanet etmiyor ve etmeyecektir.

Saltanata itibar kazandırma gayretinde olanlar, Millî Eğitim Bakanı olamaz.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir. İstifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler