Ana içeriğe geç

Orhan Pamuk: Çocukluğumla barışmadım ama kendimi affettim

Bloomberg HT'de üç gün üst üste yayınlanan Aslı Şafak'la İşin Aslı programında Aslı Şafak'ın konuğu olan Orhan Pamuk, yeni kitabı 'Kelimeler ve Resimler'den Masumiyet Müzesi'ne, ailesiyle ilişkilerinden geçmişiyle hesaplaşmasına ilişkin konuştu

Orhan Pamuk: Çocukluğumla barışmadım ama kendimi affettim
Habertürk
16

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Bloomberg HT’de üç gün üst üste yayınlanan Aslı Şafak’la İşin Aslı programında Aslı Şafak’ın konuğu oldu. Pamuk, yeni kitabı 'Kelimeler ve Resimler'den Masumiyet Müzesi’ne, ailesiyle ilişkilerinden yeni roman projelerine kadar pek çok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“NOBEL PARASIYLA MASUMİYET MÜZESİ'Nİ AÇTIM”

Masumiyet Müzesi’nin kuruluş sürecini anlatan Pamuk, müzeyi Nobel ödülünden kazandığı parayla hayata geçirdiğini söyledi. “Çok küçük bir parayla kurdum müzeyi" diyen Pamuk, "Önce bir ev aldım. Evi ararken tek tek emlakçıları gezdim. Müze yapacağımı kimseye söylemedim. Açtıktan sonra söyleyebilirsiniz ama açmadan ‘Müze yapacağım’ denmez" şeklinde konuştu.

"İlk yıllarda ziyaretçilerimizin çoğu yabancıydı" diyen yazar, "Son yıllarda yüzde 55 Türk, yüzde 45 yabancılar geliyor. Belki de bu son çıkan diziden dolayı Türk ziyaretçi sayısı artıyor” ifadesini kullandı.

“DİZİYE HİÇBİR ELEŞTİRİM YOK"

Masumiyet Müzesi’nin diziye uyarlanma sürecine de değinen Pamuk, ilk teklifin Türkiye’den gelmediğini belirterek yaşadığı süreci anlattı.

“Kontrat imzaladık. Bana bir senaryo gösterdiler. Ben senaryoyu beğenmedim, kitabımı çok değiştirmişlerdi" diyen Pamuk, şunları söyledi: Bunun üzerine Kaliforniya’da çok pahalı bir avukat tuttum ve kontratı bozdum. Bu olay Türkiye'de duyuldu ve bu, Türkiye'de bir ilgiye sebep oldu. Ay Yapım'dan teklif geldi. 'Yaparım ama kontrat imzalamam, kötü bir tecrübem var' dedim. Hiçbir kontrat olmadan senaryo yazımına başladılar. Yazılan senaryoyu herkes beğendi, ben de beğendim. Ben memnunum, onların da memnun olduğunu zannediyorum. Romanımı çok güzel dizi yaptılar, maşallah çok güzel çekmişler, hiçbir eleştirim yok.

Pamuk, çekim sürecine ise sınırlı şekilde dahil olduğunu söyleyerek, “Çekimlerin hepsine katılmadım, ama katılmak da istemiyordum" dedi.

“ANNEM BANA GÜVENMİYORDU"

Ailesiyle ilişkilerine dair samimi açıklamalarda da bulunan Pamuk, annesinin yazarlık ve sanat yolculuğuna uzun süre mesafeli yaklaştığını anlattı.

“Annemin hayatta temel endişesi şuydu: Mimarlığı bırakmışım, resimler yapıyorum, yazılar yazıyorum, hiçbirinden hiçbir şey yok. Bana haklı bir güvensizliği vardı. Annem ‘Hiçbir şey yapmıyorsun bu hayatta’ derdi. Eziliyordum, haklı da buluyordum" diyen Pamuk, "Ben o zamanlar anneme hak veriyordum, kendim de kalabalık düğünlere gitmiyordum. ‘Ne iş yapıyorsun?’ diye sorduklarında hiçbir şey söyleyemiyorum yayınlanmış bir kitabım bile yok. Böyle dertliydim. Annem de benim dertlerimi yüzüme yüzüme vuruyordu. Annemle de kavga etmek istemiyordum, çünkü babamdan ayrılmıştı, yalnız başımıza yaşıyorduk bir evde" diye konuştu.

Pamuk, annesinin kendisini çok sonradan anladığını ifade eden Pamuk, “Annem benim sanatçı olma isteğimi anlamadı. Çok sonra anladı. Ama ben kırılmıştım, geç olmuştu” ifadesini kullandı.

“BABAM BENİM İLERİDE NOBEL ALACAĞIMI SÖYLÜYORDU"

Babasının kendisine duyduğu güveni de anlatan ünlü yazar, şunları söyledi: Babamla hayatta bir kere bile kavga etmedim. Annemle ederdik. Ama bunun sebebi babamın ilgisizliğidir. Babam kendini çok yetenekli gördüğü için bana ve ağabeyime doğuştan yetenekli, süper çocuklarmışız gibi davrandı. Kendine güvenmeyi babamdan öğrendim. Annemden dikkatli olmayı öğrendim.

Pamuk, Nobel ödülüne giden süreçte babasının kendisine olan inancını anlatırken, “Babam benim nobel aldığımı görsün isterdim. İlk kitabımı yayınlamıyorlardı, ama babam benim ileride Nobel alacağımı söylüyordu. Siz bu babayı sevmez misiniz?” dedi.

Yazar, aile içindeki yakınlıklarını da tek cümleyle özetledi: Ağabeyim, anneme; ben, babama yakındım.

Yaş aldıkça değişen duygularına da değinen Pamuk, şefkat ve anlayış duygularının güçlendiğini söylerken, "Yaşım ilerledikçe şefkat ve acıma duygularının kuvvetlendiğini görüyorum ve bundan çok memnunum. Gençliğimde belki başarımdan ve kendimden emin değildim ve öfkeliydim. Herkesin hatasını görüp iğnelemeyi severdim. Şimdi de görüyorum o hataları. Ama şimdi daha yumuşak şekilde, şefkatle, daha anlayışlı bahsetmek istiyorum. Başkalarını eleştirme enerjisi hâlâ var bende, ama bunları daha az dile getiriyorum. Başkalarının kusurlarından önce kendi kusurlarını dile getirmenin daha insani, daha cazip, daha bana yakışır olduğunu yaşım ilerledikçe fark ediyorum" dedi.

“KENDİMİ AFFETTİM”

Pamuk, geçmişiyle hesaplaşmasına ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: Çocukluğumla gençliğimle barışmadım. ‘Bunu niye yaptım?’ diye utandığım bir sürü hatalarım var. Buna barışmak denmez. Ama affettim kendimi.

OKURLARINA TARİH VERDİ

Dört yıldır yeni bir kitap yayımlamadığını söyleyen Pamuk, okurlarına yeni eserlerinin müjdesini verdi. “Belli sebeplerden dolayı birkaç kitabı yarıda bıraktım. Bu romanların hepsini bitirmek istiyorum" diyen yazar, "Şimdi saatime baktıkça, bana verilen vaktin azaldığını gördükçe bekleyemiyorum. Hemen yeni kitabı yazmaya başlıyorum. Okurlarıma söz veriyorum, 2027 Martı'nda yeni kitabımı çıkarıyorum. Yarım kalmış üç kitabım var. Önümüzdeki dönemde Orhan Pamuk kitaplarından bir yağmura yakalanırsanız şaşırmayın" ifadesini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler