Ana içeriğe geç

Türkiye NATO’ya yeniden yaklaşıyor: Jeopolitik riskler Ankara’nın ittifaka bakışını değiştirdi

The Economist, Türkiye’nin NATO’ya son yılların en güçlü ilgisini gösterdiğini yazdı. Analizde, İran savaşı, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Karadeniz güvenliği, ABD ile ilişkilerdeki yumuşama ve Avrupa’nın Türkiye’ye artan güvenlik ihtiyacının Ankara’nın NATO içindeki önemini yeniden artırdığı belirtildi.

Türkiye NATO’ya yeniden yaklaşıyor: Jeopolitik riskler Ankara’nın ittifaka bakışını değiştirdi
Karar
16

Türkiye’nin NATO ile ilişkileri, son yıllarda yaşanan gerilimlerin ardından yeniden dikkat çekici bir döneme girdi. The Economist’te yayımlanan analizde, Türkiye’nin 7 Temmuz’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlandığı hatırlatılarak, Ankara’nın ittifaka son on yılın en güçlü ilgisini gösterdiği değerlendirmesi yapıldı.

Analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların son dönemde NATO’yu Türkiye’nin güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak daha sık vurguladığı belirtildi.

NATO’YA DESTEK ARTTI

Türkiye’de NATO hiçbir zaman çok güçlü bir toplumsal desteğe sahip olmadı. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı Batı ittifakının önemli üyelerinden biri olmasına rağmen, kamuoyunda NATO’ya mesafeli yaklaşım uzun süre etkili oldu.

Bu mesafenin en sert dönemlerinden biri 2016’daki darbe girişimi sonrasında yaşandı. Ankara, bazı NATO ülkelerinin darbe girişimine yeterince hızlı ve güçlü tepki vermediğini savunmuş, Batı’ya yönelik sert eleştiriler yöneltmişti.

Ancak son dönemde tablo değişmeye başladı. Metropoll’ün mart ayında yaptığı ankete göre, Türklerin yüzde 61’i NATO’yu ulusal güvenlik açısından önemli görüyor.

İRAN SAVAŞI VE UKRAYNA İŞGALİ NATO’NUN DEĞERİNİ HATIRLATTI

Analizde, ABD’nin İran’la savaşı ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin Türkiye’ye NATO’nun güvenlik değerini yeniden gösterdiği ifade edildi.

Mart ayında NATO hava savunma sistemlerinin Türkiye’ye yönelen dört İran balistik füzesini düşürdüğü belirtildi. Türkiye’nin iki NATO üssüne ve bir radar istasyonuna ev sahipliği yaptığı, ittifakın ülkedeki varlığının da artmasının beklendiği kaydedildi.

Almanya’nın haziran ayı sonunda Güney Türkiye’ye yeni bir Patriot hava savunma sistemi ve 150 asker konuşlandırmayı planladığı, NATO’nun bölgede yeni bir çok uluslu kolordu karargâhı kurmaya hazırlandığı aktarıldı.

ABD İLE İLİŞKİLERDE YUMUŞAMA

Türkiye’nin NATO’ya ilgisinin artmasında ABD ile ilişkilerdeki yumuşamanın da etkili olduğu belirtildi.

Analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den asker çekme kararının Ankara ile Washington arasındaki önemli gerilim başlıklarından birini ortadan kaldırdığı ifade edildi.

ABD’nin Suriye’de daha önce Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü Kürt gruplarla birlikte hareket etmesi, iki ülke arasında uzun süredir ciddi bir kriz başlığıydı.

Ayrıca Ankara’nın, Türkiye’nin yıllar önce sipariş ettiği F-35 savaş uçaklarını alabileceğine yönelik Washington’dan gelen mesajları memnuniyetle karşıladığı belirtildi. ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından F-35 satışını 2019’da askıya almıştı.

AVRUPA TÜRKİYE’Yİ YANINDA TUTMAK İSTİYOR

The Economist’e göre, ABD’nin NATO’ya bağlılığının azalabileceği yönündeki endişeler, Avrupa ülkelerini Türkiye’yi ittifak içinde tutmaya daha istekli hale getirdi.

Analizde, Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından kritik konumda olduğu vurgulandı.

Ukrayna hariç tutulduğunda, Avrupa’da Türkiye kadar büyük ve sahada tecrübe kazanmış bir orduya sahip ülke bulunmadığı belirtildi. İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerindeki kontrol ile güçlü donanmanın, Türkiye’ye Karadeniz’de Rusya’yı sınırlandırma kapasitesi sağladığı ifade edildi.

TÜRK SAVUNMA SANAYİİ AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ HALE GELİYOR

Türkiye’nin savunma sanayisinin de Avrupa orduları için giderek daha önemli bir tedarikçi haline geldiği aktarıldı.

Son aylarda Türk şirketlerinin Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya ile anlaşmalar yaptığı belirtildi. Özellikle Baykar’ın insansız hava araçları alanındaki rolüne dikkat çekildi.

Baykar’ın daha önce Arnavutluk, Hırvatistan, Polonya ve Romanya’ya silahlı insansız hava araçları sattığı hatırlatıldı.

Türkiye’nin ayrıca geçen yıl İspanya Hava Kuvvetleri’ne 3 milyar dolar değerinde 30 eğitim uçağı satışı konusunda anlaşmaya vardığı ifade edildi.

NATO’SUZ YA DA ABD’SİZ SENARYOLARDA TÜRKİYE’NİN KONUMU

Analizde, ABD’nin NATO’dan uzaklaşabileceği ihtimalinin ittifak içinde yeni güvenlik arayışlarını gündeme getirdiği belirtildi.

Bazı Avrupa ülkelerinin mevcut NATO yapısını ABD olmadan sürdürmeyi, bazılarının ise Avrupa Birliği içinde ya da yeni bir Avrupa güvenlik düzeniyle ilerlemeyi savunduğu aktarıldı.

Türkiye açısından ise NATO’nun özel bir anlamı olduğu vurgulandı. Çünkü Türkiye NATO üyesi, ancak Avrupa Birliği üyelik süreci fiilen donmuş durumda.

Bu nedenle ABD’siz bir NATO’da Türkiye en azından masada kalmaya devam edebilir. Buna karşılık AB merkezli yeni bir güvenlik düzeninde Ankara’nın dışarıda kalma riski bulunuyor.

Analizde ayrıca Türk savunma şirketlerinin, Avrupa Birliği’nin 150 milyar euroluk yeniden silahlanma programı SAFE’den büyük ölçüde dışlandığına dikkat çekildi.

İLİŞKİLER İYİLEŞTİ AMA GÜVEN SORUNU SÜRÜYOR

The Economist, Türkiye ile NATO ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyileşmesine rağmen tam anlamıyla iyi olmadığını belirtti.

Ankara’nın, NATO’nun Türkiye’nin güney sınırındaki tehditleri yeterince dikkate almadığını düşündüğü ifade edildi. Bu tehditler arasında Kürt militan gruplar, insan kaçakçılığı ve İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumu sayıldı.

Avrupa ülkelerinde ise Türkiye’nin 2022’den itibaren İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik sürecini uzun süre bloke etmesine yönelik rahatsızlığın sürdüğü belirtildi.

RUSYA KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI DEVAM EDİYOR

Türkiye ile NATO’nun diğer üyeleri arasındaki en önemli farklılıklardan biri Rusya başlığında yaşanıyor.

Avrupa ülkeleri, Vladimir Putin yönetimini ittifak için en büyük tehdit olarak görürken, Erdoğan’ın aynı yaklaşımı paylaşmadığı ifade edildi.

Türkiye’nin Rus enerjisine ve nükleer teknolojisine bağımlılığını azaltmak için sınırlı adım attığı, Rus turistlerin de Türkiye ekonomisi açısından önemini koruduğu aktarıldı.

ANKARA MOSKOVA’DAN UZAKLAŞIYOR MU?

Buna karşın analizde, Türkiye’nin Rusya’ya yönelik tutumunda da bir soğuma işareti görüldüğü belirtildi.

Rus donanmasının Karadeniz’de Ukrayna saldırılarıyla ağır darbe aldığı, Suriye’de Moskova’nın eski müttefiki Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Türkiye’nin ülkede yeni ana muhatap haline geldiği ifade edildi.

Kafkasya’da ise Ermenistan’ın demokratik hükümetinin Rusya’dan uzaklaşarak Türkiye ile normalleşme arayışına girdiği belirtildi.

Erdoğan’ın 2010’lu yıllarda sık sık Rusya’ya gittiği hatırlatılırken, son üç yıldır Putin’i ziyaret etmemesine dikkat çekildi.

TÜRKİYE’NİN NATO’DAKİ AĞIRLIĞI ARTIYOR

Analize göre, Türkiye’nin NATO içindeki konumu hem coğrafi hem askeri hem de savunma sanayii kapasitesi nedeniyle giderek daha önemli hale geliyor.

Ankara ile Batılı başkentler arasında güven sorunu tamamen aşılmış değil. Ancak İran, Ukrayna, Karadeniz, Suriye ve Avrupa savunması gibi dosyalar, Türkiye’yi NATO açısından yeniden vazgeçilmez aktörlerden biri haline getiriyor.

The Economist, Türkiye’nin ittifaka ilgisinin artmasını bu yeni jeopolitik tabloyla açıklarken, Ankara’nın NATO’yu yeniden güvenlik politikasının merkezine yerleştirdiği değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler