ABD ve İran'ın Doha'ya heyet göndereceğini doğrulamasına rağmen görüşmelerin kapsamı ve zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında üst düzey bir görüşmenin planlanmadığını açıkladı.
PEŞ PEŞE FARKLI AÇIKLAMALAR...
ABD ile İran arasında Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilmesi beklenen diplomatik temaslara ilişkin taraflardan peş peşe farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Hem Washington hem de Tahran, Doha'ya heyet göndereceklerini teyit ederken, görüşmelerin amacı ve takvimine ilişkin çelişkili mesajlar belirsizliği artırdı.
TRUMP SOSYAL MEDYA HESABINDAN AÇIKLAMIŞTI
ABD Başkanı Donald Trump da görüşmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." ifadelerini kullandı.
İran cephesinin müzakere takvimine mesafeli yaklaşmasının arkasında ise mutabakat metnindeki maddelerin hangi sırayla uygulanacağına ilişkin görüş ayrılıklarının bulunduğu belirtiliyor.
Tartışmalar sürerken Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan da konuya ilişkin açıklama geldi. Bakanlık Sözcüsü, "ABD ve İran arasında üst düzey bir görüşme planlanmamıştır." ifadelerini kullanarak, Doha'daki temasların doğrudan üst düzey müzakere niteliği taşımadığını bildirdi. Açıklama, görüşmelerin arabulucular üzerinden yürütüleceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.
İRAN CEPHESİ MÜZAKERE İDDİALARINI REDDETTİ
İran cephesi ise ABD ile doğrudan müzakere yapılacağı yönündeki iddiaları reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Doha'ya teknik bir heyet gönderildiğini doğrularken, bu ziyaretin ABD heyetinin programıyla bağlantılı olmadığını belirtti. Bekayi, "Önümüzdeki günlerde ABD tarafıyla hiçbir düzeyde müzakere toplantısı yapmayacağız." dedi.
14 MUTABAKAT ZAPTINI UYGULAMAK İÇİN 60 GÜNLÜK SÜRE VAR
Taraflar arasında nisan ayında üzerinde uzlaşı sağlanan ateşkesin uzatılması, İran'ın nükleer programı ve 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik görüşmelerin ise ilerleme kaydedemediği belirtiliyor. Anlaşmanın uygulanması için tanınan 60 günlük sürede tarafların, özellikle maddelerin hayata geçirilme sırası konusunda anlaşmazlık yaşadığı ifade ediliyor.
Öte yandan Orta Doğu'daki diplomatik hareketlilik yalnızca ABD-İran hattıyla sınırlı kalmıyor. İsrail ile Lübnan arasında imzalanan yeni güvenlik çerçeve anlaşması da bölgedeki dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Anlaşma, İsrail'in Lübnan'ın güneyinden çekilmesini Hizbullah'ın silahsızlandırılması şartına bağlarken, Hizbullah yönetimi silah bırakmayı reddederek anlaşmayı "teslimiyet belgesi" olarak nitelendirdi.
Bölge uzmanları, hem ABD-İran hattındaki belirsizlik hem de İsrail-Lübnan arasındaki yeni gerilim başlıklarının Orta Doğu'da kırılgan güvenlik ortamını daha da karmaşık hale getirdiği değerlendirmesinde bulunuyor. Doha'da önümüzdeki günlerde yapılacak temasların ise bölgedeki diplomatik sürecin yönünü belirlemesi bekleniyor.