Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Fransa ile askeri varlığını adada kalıcı hale getirecek skandal bir 'Güçlerin Statüsü Anlaşması' (SOFA) imzaladı.
Doğu Akdeniz’de istikrarı ve barışı baltalamaktan çekinmeyen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), egemenlik haklarını yabancı güçlere devretme politikasında sınır tanımıyor.
Rum yönetimi, bugün Lefkoşa’da Fransa ile askeri varlığını adada kalıcı hale getirecek ve Fransız birliklerine adeta sınırsız imtiyazlar tanıyacak bir "Güçlerin Statüsü Anlaşması" (SOFA) imzaladı.
FRANSIZ ASKERLERİ ADAYA KONUŞLANDIRILACAK
Avrupa Birliği (AB) Savunma Bakanları toplantısı için Lefkoşa’da bulunan Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin ile Rum yetkili Vasilis Palmas tarafından imzalanan anlaşma, Fransa'nın adaya kalıcı olarak asker konuşlandırmasının önünü açıyor.
Rum lider Nikos Hristodulidis, anlaşmanın "insani amaçlar" taşıdığı iddiasıyla kamuoyunu yanıltmaya çalışırken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Rum kesiminin en önemli silah ve ekipman tedarikçisi olmaktan gurur duyduklarını aktardı.
Uluslararası hukuka göre adanın tamamını temsil etme yetkisi bulunmayan Rum yönetiminin attığı imza; askeri koordinasyon, ortak tatbikatlar, lojistik altyapı kullanımı ve personel değişim kılıfı altında, Fransız askeri unsurlarının adaya yerleşmesini yasal kılıfa uydurmayı amaçlıyor.
RUMLAR'DAN SKANDAL KARAR SİLSİLESİ
Rum yönetiminin Fransa’ya adayı tamamen teslim eden teslimiyetçi politikası aslında yeni değil. Geçtiğimiz yıl yayımlanan taslak bildiriye göre, Fransa ile 2017’de imzalanan savunma iş birliği anlaşmasının ardından 2022’de genişletilen mutabakatla, Rum yönetimi Fransız kuvvetlerine silahlı birlik, savaş gemisi, uçak ve zırhlı araç konuşlandırma hakkı tanıdı. Anlaşma kapsamında Fransa, Rum limanları, havaalanları, kamu yolları ve tüm altyapılardan ücretsiz olarak faydalanabilecek. Ayrıca Fransız personelin adaya silah, mühimmat ve haberleşme sistemleri sokabilmesinin önü de açıldı.
Fransa ile yapılan askeri anlaşmanın en dikkat çeken maddelerinden biri, Fransız askerlerine Güney Kıbrıs toprakları içinde tam hareket serbestisi tanınması oldu. Savaş uçakları, gemiler ve kara araçları da dahil olmak üzere tüm Fransız askeri unsurları, tahliye bahanesiyle adaya yerleşebilecek. Rum yönetimi, bu unsurların faaliyetlerine hiçbir kısıtlama getirmeden ülkenin kontrolünü Fransız generallerine bıraktı.
Rum medyası da Rum liderliğinin acizliğine tepki göstererek, "Kıbrıs bölgede yaşanan krizlere dahil olmayabilir ancak Fransa ile imzalanan anlaşma göz ardı edemeyeceği tehlikeli taahhütler içermektedir" ifadesini kullandı.