AB'nin üst düzey diplomatı Kaja Kallas, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın, İsrail'i Güney Afrika'nın eski ırkçı apartheid rejimiyle kıyasladığı yönündeki haberler nedeniyle kendisiyle 'tüm temasları kesmekten başka seçeneği kalmadığını' söylemesinin ardından yanıt verdi.
Kallas'ın söz konusu ifadeyi Mayıs ayında Meksika'ya yaptığı ziyarette, AB'nin Latin Amerika ile işbirliğini derinleştirme girişimi kapsamında üst düzey Meksikalı hükümet yetkilileriyle görüşürken dile getirdiği bildiriliyor.
Sa'ar, perşembe günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, 'Bugüne kadar bu ağır ifadeye ilişkin kendisinden ne bir yalanlama, ne bir açıklama ne de bir yanıt geldi' dedi.
Ardından şöyle devam etti: 'Bu nedenle, İsrail Devleti'nin dışişleri bakanı olarak, dünyanın tek Yahudi devletine yönelttiği kan iftirasını geri çekene kadar Sayın Kallas ile tüm temasları kesmekten başka seçeneğim yok.'
Buna karşılık eski Estonya başbakanı Kallas, İsrail ile 'diyalog ve etkileşimi' önemsediklerini, AB'nin de 'yapıcı bir ilişki' sürdürmeye kararlı olduğunu söyledi; ancak Sa'ar'ın hızla gündeme getirdiği apartheid benzetmesine hiç değinmedi.
Sa'ar ise şöyle yanıt verdi: 'Buradaki sözlerinizde bile size atfedilen ve kamuoyuna yansıyan bu ifadeleri reddetmekten ya da kınamaktan kaçınıyorsunuz. Eğer gerçekten bu utanç verici ve iftira niteliğindeki sözleri sarf ettiyseniz, arkasında durun. Eğer söylemediyseniz, o zaman bunu yalanlayın.'
Kallas paylaşımında ayrıca, AB'nin tutumunun, iki devletli çözümün Orta Doğu'da barışa giden 'tek uygulanabilir yol' olmaya devam ettiği yönünde olduğunu vurguladı.
'AB, Batı Şeria'daki yasadışı İsrail yerleşimlerini kınadı; zira bunlar bu hedefe ulaşmayı giderek daha zor hale getiriyor' diye yazdı.
İki devletli çözüm, eski Britanya Mandası altındaki Filistin topraklarında, Kudüs'ün her iki devletin de başkenti olacağı iki egemen, demokratik devlet kurulmasını öngören bir teklif.
Eylülde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 142 ülke iki devletli çözüme destek oyu verdi. İsrail, Arjantin, Macaristan, Mikronezya, Nauru, Palau, Papua Yeni Gine, Paraguay, Tonga ve Amerika Birleşik Devletleri karşı oy kullandı; 12 ülke ise çekimser kaldı.
Gazze'deki savaş, Hamas'ın silahlı kanadının 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıların ardından başladı; saldırılarda yaklaşık 1200 kişi öldürüldü, yaklaşık 250 kişi de Gazze Şeridi'ne kaçırılarak rehin alındı.
İsrail hükümeti buna, Hamas'ı tamamen ortadan kaldırmayı amaçladığını söylediği bir hava saldırısı kampanyası ve kara harekatıyla karşılık verdi. Gazze Sağlık Bakanlığı, çatışmalar sonucu yaklaşık 73 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.