Ana içeriğe geç

Ebedinoğlu: "Diyarbakır'ın geleceği siyasetin gölgesinde değil, üretimin ışığında inşa edilmelidir"

TESK Genel Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır'ın geleceğinin siyasetin değil üretimin ışığında inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, meslek kuruluşu seçimlerinin özgür ve demokratik ortamda yapılması çağrısında bulundu.

Ebedinoğlu: "Diyarbakır'ın geleceği siyasetin gölgesinde değil, üretimin ışığında inşa edilmelidir"
Haberler.com
16

TESK Genel Başkan Vekili Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır'ın geleceğinin siyasetin gölgesinde değil, üretimin ışığında inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Diyarbakır'ın binlerce yıllık ticaret kültürüyle, girişimci ruhuyla ve üretim gücüyle bölgenin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu belirten Başkan Ebedinoğlu, kadim şehrin geleceğini belirleyecek olanın siyasi kutuplaşmalar değil, üreten insanların emeği, yatırımcının cesareti ve esnafın alın teri olduğunu kaydetti. Başkan Ebedinoğlu, "Yaklaşan meslek kuruluşu seçimleri yalnızca yöneticilerin belirleneceği bir süreç değildir. Bu seçimler, Diyarbakır'ın ekonomisine hangi anlayışın yön vereceğinin de önemli bir göstergesidir. Bu nedenle seçimlerin hiçbir baskının, yönlendirmenin veya siyasi etkinin gölgesinde kalmadan, tamamen özgür irade, demokratik katılım ve eşit rekabet ilkeleri çerçevesinde gerçekleşmesi ortak beklentimizdir. Meslek kuruluşları, siyasetin mücadele alanı değil; üretimin, ticaretin, istihdamın ve kalkınmanın ortak akıl merkezleridir. Bu kurumların itibarı, ancak bağımsızlıklarını koruyabildikleri ve bütün üyelerine eşit mesafede durabildikleri ölçüde güçlenir. Hiçbir anlayış, hiçbir grup ve hiçbir çevre bu kurumları kendi siyasi etkisinin bir parçası haline getirmemelidir. Diyarbakır'ın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; daha fazla yatırım, daha fazla üretim, daha fazla ihracat ve daha fazla istihdamdır. Gençlerimizin umudu, esnafımızın ayakta kalması, sanayicimizin büyümesi ve tüccarımızın önünü görebilmesi; güçlü, bağımsız ve yalnızca üyelerinin iradesiyle hareket eden meslek kuruluşlarıyla mümkündür. Artık enerjimizi ayrışmaya değil birleşmeye, tartışmaya değil üretmeye, kutuplaşmaya değil kalkınmaya harcamalıyız. Çünkü kaybedilen her fırsat, aslında Diyarbakır'ın kaybettiği bir fırsattır. Kazanılan her yatırım ise yalnızca bir işletmenin değil, bütün şehrin kazancıdır. Bu nedenle çağrımız adaylara, üyelere, siyasi çevrelere ve toplumun bütün kesimlerinedir, gelin, meslek kuruluşlarını günlük siyasi tartışmaların dışında tutalım. Rekabeti projelerle yapalım, hizmetle yapalım, vizyonla yapalım. Üyelerin iradesine saygı duyalım ve herkesin özgürce karar verebildiği demokratik bir seçim ortamını birlikte koruyalım. Unutulmamalıdır ki güçlü kurumlar, güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise huzurlu, umutlu ve geleceğe güvenle bakan bir Diyarbakır demektir. Bugün hepimize düşen sorumluluk; farklılıklarımızı zenginlik olarak görerek ortak paydamız olan Diyarbakır'ın kalkınması için omuz omuza durmaktır. Çünkü bu şehir, siyasi hesaplardan çok daha büyüktür. Bu şehir, birlik içinde üretmeyi ve birlikte kazanmayı hak etmektedir. Temennimiz, yaklaşan seçimlerin kardeşlik, sağduyu ve demokratik olgunluk içerisinde gerçekleşmesi; kazananın ise kişiler ya da gruplar değil, Diyarbakır'ın ekonomisi, üreticisi, esnafı, sanayicisi ve geleceği olmasıdır" dedi. - DİYARBAKIR

Kaynağa Git

İlgili Haberler