Ana içeriğe geç

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı

Van ve Mersin'de Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebiyle miting düzenleniyor. Çerçeve yasanın çıkarılması için iktidara çağrı yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 'İpe un serme hali devam ediyor. Ve bizler bunu asla ve asla kabul etmeyiz' dedi

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad- TJA) tarafından Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle Mersin ve Van’da miting düzenleniyor.

VAN'DAKİ MİTİNGE ONBİNLERCE KİŞİ KATILDI

Van'da Newroz Alanı'nda düzenlenen mitinge on binlerce kişi katılıyor. Yurttaşlar sahneden çalınan müziklerle halay çekiyor. Yeşil, sarı, kırmızı renklerle donatılan alan 'Abdullah Öcalan’a özgürlük' sloganlarıyla yankılanıyor.

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı - Resim : 1

TUNCEL: İMRALI'NIN KAPILARINI DEVLET DEĞİL, HALK AÇAR

Mitinde konuşan TJA Aktivisti Sebahat Tuncel, "Biz hepimiz birlikte özgür olacağız. Bu ülkede gerçek anlamda bir barış olacaksa ancak bu her iki tarafın eşitliği ve özgürlüğü ile olur. Biz 50 yılda büyük bedeller verdik, büyük acılar yaşadık ama asla diz çökmedik, direndik ve kazandık. Kürt halk önderliği bir davette bulunuyor. Kürdistan halkına ve kadınlara diyor ki tanınmayı tamamladım şimdi özgürlük zamanıdır. İmralı’nın kapılarını devlet değil, halk açar. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü bir halkın özgürlüğüdür. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü tüm Kürdistan’ın özgürlüğüdür. Kürtler Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü talep ederken aslında kendi özgürlüklerini talep ediyor. Türkiye halkları barış istiyor. Bu ülkenin namuslu aydınları, yiğit evlatları gibi tıpkı Kadir İnanır gibi. Selam olsun Türkiye halklarının barış mücadelesine” dedi.

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı - Resim : 2

BAYINDIR: KÜRTLER HALKLARINA VE ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞACAK

Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır 'özgürlük mitinglerinin' iptal edilmesi için 112 kişinin çağrıda bulunmasına tepki göstererek "112 Acil ambulansı çağırsınlar o hastaları hastaneye götürsünler. Biz de kurtulalım Türkiye ve Kürdistan halkı da kurtulsun" dedi. Bayındır, "Biz artık statüye kavuşmak istiyoruz. Kürtler kendilerini yönetebilir artık. Bu süreçte Kürt ve Türk halkının rolünü oynaması gerekiyor. Kürtler birliklerini sağlamak zorundadır. Bizim bu güçle devlete adım attırmamız gerekiyor. Kimsenin bir kaygısı olmasın, Kürtler haklarına ve özgürlüklerine kavuşacak. Bu süreç sırat köprüsüdür. Birlikte bu sırattan geçeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayındır, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için herkesi mücadele etmeye çağırdı.

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı - Resim : 3

ARKAŞ: HÂLA SAVAŞTA ISRAR EDENLERE ARTIK YETER DİYORUZ

Mersin’in Yenişehir ilçesindeki bulunan eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu yanındaki Millet Bahçesi’nde düzenlenen mitingde Abdullah Öcalan'ın 27 yıl sonra yayınlanan ilk videosu gösterildi. İmralı Sekreteryası'ndan Çetin Arkaş, konuşmasına yaşamını yitiren usta oyuncu Kadir İnanır’ı anarak başladı. Arkaş, "Bizler halkların kardeşliğine yürekten inandık. Zaman zaman zulme uğrasak da bunu asla halka mal etmiyoruz; devletin tümüne de yansıtmıyoruz. Cumhuriyet, Kürtleri inkar ederek kuruldu ve bu inkar cumhuriyeti sakat bıraktı. Şimdi bu eksikliği, bu tarihsel hatayı gidermek gerekiyor. Her iki tarafta da savaşı tahrik etmek isteyenler olabilir. Hâlâ savaşta ısrar edenlere artık yeter diyoruz. Ölümleri yarıştırmayalım fakat hakkaniyetli olalım. Tek taraflı hassasiyetlerle bu sorun çözülmez; tüm hassasiyetlere aynı saygının gösterilmesi gerekir" dedi.

'İMRALI'NIN KAPILARINI KEYFİNİZE GÖRE AÇIP KAPATAMAZSINIZ'

Arkaş, "Yaralarımızdan güç alacağız ve birbirimizin yaralarını hep birlikte saracağız. Türkiye’de gerçekten demokratik bir değişim isteniyorsa, Kürt halkı dikkate alınmak zorundadır. Bizler evlatlarımızın geleceği için bu barışı inşa etmek zorundayız. Tam 45 gündür Önder Apo ile kimse görüştürülmüyor. Neden? Bunu neden yapıyorsunuz? İmralı’nın kapısını kendi keyfinize göre açıp kapatamazsınız. Önder Apo’nun derhal özgür bırakılmasını istiyoruz. Şimdi yeni bir yasa çıkarılacağı söyleniyor. Kürt halkı özgür ve onurlu bir halktır. Karşımıza pişmanlık yasalarıyla gelmeyin. Bugüne kadar başardık, bundan sonra daha fazlasını da başaracağız. Kürt halkı barış, huzur ve özgürlük içinde yaşayıncaya kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

Özgürlük Mitingleri | Hatimoğulları'ndan iktidara çerçeve yasa çağrısı - Resim : 4

HATİMOĞULLARI: ÇERÇEVE YASA HÂLÂ PARLAMENTOYA GELMİŞ DEĞİL

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yaşamını yitiren usta sanatçı Kadir İnanır'ı anarak sözlerine başladı ve Barış Anneleri'ni selamladı. Tülay Hatimoğulları, "Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Türkiye'de tarihi bir süreç başlamış oldu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci. Bütün Türkiye kamuoyu ve dünya bilir ki Sayın Öcalan'ın çağrısına örgütü olumlu yanıt verdi. Ve bir fesih kararı açıkladılar yaptıkları kongrede. Akabinde silah yapma töreni gerçekleştirdiler. Türkiye'de stratejik olarak silahsız bir mücadelenin benimse benimseyeceğine dair çok güçlü mesajlar verdiler. Bunun karşılığında devlet ve iktidar ne yaptı? İşte asıl, asıl önemli soru bu. Çok önemli bir komisyon oluştu parlamentoda. Çok da önemli çalışmalar yaptı doğrudur ama onun akabinde özellikle beklenen kök yasa, çerçeve yasa hâlâ parlamentoya gelmiş değil. O bayramdan önce, bu bayramdan sonra şu milattan önce, şu milattan sonra diye diye bakın Meclis temmuz ayında bir yasama dönemini kapatmak üzere. Ve hâlâ bu yasa gelmiş değil. Bu yasayı Kürt halkı, Türkiye halkları olarak, Türkiye'nin bütün demokrasi güçleri olarak hep birlikte bekliyoruz" dedi

'İPE UN SERME HALİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR, BİZ BUNU KABUL ETMEYİZ'

Hatimoğulları, "Kürt sorunu sadece bir yasaya sığdırılarak, tabii ki çözülmez. Bunun farkındayız ama bu yasayı neden bu kadar önemsedik? Neden her mikrofonu elimize aldığımızda, neden her toplantıda ve konuşmamızda bu çerçeve yasayı gündem ettik biliyor musunuz? Çünkü bu yasa çıkarsa bu kök yasa başka yasalar için bir zemin hazırlayacak. Bunu umut ediyoruz. İlk kez Türk sorunu yasal ve hukuki zeminde konuşulmuş olacak. Bir yasayla, bir metinle, bir hukuki metinle işlenmiş olacak. İktidardan doğru taslağın geleceğine dair açıklamalar yapıldı. Bu açıklamaların akabinde, 'yetiştiremedik, ne yapalım, şimdi de kalsın, gelecek yasama dönemine yani ekime kalsın. Bugün burada ve Van'da yarın Amed'de ve İstanbul'da yüz binler bu yasanın çıkmasını istiyor. Talebini halk haykırıyor. Ve buradan değerli arkadaşlar bu yasa çıkmazsa bu yasayı yine geciktirmeyi hedeflerlerse şu bilinmeli ki ipe un serme hali devam ediyor. Ve bizler bunu asla ve asla kabul etmeyiz. Barış talebi sadece Kürt'ün talebi kalmamalı. Barış sadece Kürt'ün işine yaramayacak. Barış en başta Türk halkının ve diğer bütün halkların hayatını kolaylaştıracak. Demokrasinin önünün açılması için bu barış süreci yol yapacak. Ve bu bakımdan bütün Türkiye halkları olarak Kürt halkıyla dayanışma içinde bütün demokrasi güçleri olarak hep beraber barışı haykıralım" diye konuştu.

'BARIŞ SÜRECİ 100 YILLIK MÜCADELENİN ÜRÜNÜDÜR'

Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çeken Hatimoğulları, "Ortadoğu adeta kaynayan kazan. ABD-İran Savaşı'nda anlaşma oldu olacak gibi yarı sallantıda duruyor. Her yer savaş meydanı ve zaten biz şunu çok iyi biliyoruz. Kürt halkının bu barış süreci kendilerinin verdiği 100 yıllık mücadelenin ürünüdür. Aynı zamanda bölgedeki konjonktürden kaynaklı da mevcut olan devlet Sayın Öcalan'la İmralı'ya görüşmeye gitmiştir. Ve bugün Rojava'da değerli Rojava halkları başta Kürtler olmak üzere kadınlarla beraber son derece güçlü ve önemli bir mücadeleyi verdiler. Kime karşı? IŞİD'e karşı. Tacizci, tecavüzcü, kadın düşmanı, Alevi düşmanı, inanç düşmanı olan IŞİD'e karşı Kürt halkının öncülüğünde halklar çok güçlü bir mücadele yürüttüler. Buradan Rojava'da mücadele edenlere ve direnenlere binlerce kez selam olsun. Binlerce kez selam olsun" dedi.

'BÜTÇENİN BARIŞA, AŞA, EKMEĞE AYRILMASINI İSTİYORUZ'

Ankara'da 13 gün açlık grevi yapan öğretmenlerin taleplerine değinen Hatimoğulları, "Bugün Türkiye'de 50 milyon insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çukurovalılar, üretimin merkezi olan Çukurova'da inanın hal kapılarında kadınlar ezilmiş sebze, meyveyi bekliyorlar. Evlerine götürmek ve çocuklarına yedirmek için. Ve bizler barış derken özellikle emekçi kardeşlerim, yoksul kardeşlerim şunu bilsin ki savaşa, özel harp politikalarına ayrılan bütçenin barışa, işe, aşağı, ekmeğe ayrılmasını istiyoruz. O yüzden barışı hep birlikte, kardeşliğimiz için ve geçim hakkımız için sonuna kadar hep beraber savunmalıyız. Yapılan anketlerde gençlerin en mutsuz olduğu ülkelerden birisi Türkiye. Gençler kendini özgür hissetmiyor. Gelecekleri yok. Öğretmenler atanmıyor. Ankara'nın göbeğinde açlık grevindeler. Direnen bütün öğretmenlerimize direnişlerini selamlayalım. Ve barışın ve barışın en önemli öznesi, doğa savunucuları, ekolojik yıkım her yerde. Bakın yıllardır Mersin'de nükleer santrale karşı mücadele yürütülüyor. Çünkü Mersin başta olmak üzere Akdeniz'in tamamı nükleerle zehirleniyor. Bizler ‘nükleere hayır’ diyoruz ve bizler oraya ayrılan bütçenin barış politikalarına ayrılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

EŞİT YURTTAŞLIK VURGUSU

Hatimoğulları, "Savaşta en büyük acıları biz kadınlar çekiyoruz. Savaş göç demektir. Savaş açlık demektir. Savaş taciz, tecavüz demektir. Savaş yokluk, yoksunluk demektir. Ve kadınlar savaşa karşı, barışın en önemli sembolü, en önemli mücadelecileri ve kadınlar. Buradan Alevi canlarımıza seslenmek istiyorum. Lütfen hepimiz rahat olalım. Sayın Abdullah Öcalan'ın gerçekleştirmiş olduğu çağrıda özellikle Alevi canlarımızın demokratik bir cumhuriyetin inşasında rol ve misyonlarıyla ilgili çok önemli belirlemeleri var. Çünkü bu topraklarda eşit yurttaşlığa inancını, ibadetini rahatça ve özgürce yapması için yıllar yılıdır bedel ödeyen Alevilerle Kürtlerin kaderi bir. Ve eşit yurttaşlık dediğimizde başta Alevi canlarımız olmak üzere Kürt kardeşlerimiz, Ermeniler, Romanlar ve Araplar ve burada sayamadığım bütün farklı halkların ve inançlardan insanların bu ülkede eşit yurttaş olmasını kastediyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz ve bize güvendiğinizi biliyoruz. Demokratik Cumhuriyeti hep birlikte inşa edeceğimize söz veriyoruz" dedi.

'YÜKSEKDAĞ, DEMİRTAŞ VE KOBANİ TUTSAKLARI SERBEST BIRAKILMALI'

Hatimoğulları, sözlerini şöyle tamamladı:
"Demokratik bir sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için Öcalan'ın özgür olması büyük bir önem taşımaktadır. Kayyım uygulamalarına derhal son verilmeli, seçilmiş belediye başkanlarımız görevlerine iade edilmelidir. CHP üzerindeki siyasi operasyonlar derhal durdurulmalıdır. Yüksekdağ, Demirtaş ve bütün Kobani tutsakları derhal serbest bırakılmalı .Ve yine AİHM'in önemli iki kararı, birisi gezi tutsaklarıyla ilgili, sevgili Osman Kavala, sevgili Can Atalay, sevgili Çiğdem Mater, sevgili Tayfun hepsi serbest bırakılmalı. Sevgili Leyla Güven, sevgili Ayşe Gökkan, sevgili Figen Yüksekdağ ve Kobani tutukluları ve sevgili Selahattin Demirtaş sahasında bütün siyasi mahpuslara selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Kürt sorunu çözülmeden, demokratik cumhuriyetin önündeki engeller kalkmaz. Eğer bugün bir masadaysak, bu Kürtlerin yüzyıllık mücadelesinin bir sonucudur. Bu süreç mutlaka barışla taçlanmalıdır. Ancak barış bize altın tepside sunulmayacak. Onu ancak mücadele ederek elde edebiliriz. Barış demek, barışı örgütlemek demektir; bizler de barışı örgütlemeye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. (MEZOPOTAMYA AJANSI)

Kaynağa Git

İlgili Haberler