Ana içeriğe geç

Hande Fırat yazdı: Ortadoğu’da savaş durdu, pazarlık bitti

Gazeteci Hande Fırat köşesinde ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından yaşanan gelişmeleri kaleme aldı.

Hande Fırat yazdı: Ortadoğu’da savaş durdu, pazarlık bitti
Turktime
16

Gazeteci Hande Fırat köşesinde ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından yaşanan gelişmeleri kaleme aldı.

İŞTE HANDE FIRAT'IN YAZISI

Yaklaşık üç buçuk ayın sonunda Ortadoğu’da savaş durdu, pazarlık bitti gibi görünse de temkinle yaklaşarak “pazarlık başladı” demekte fayda var.

Ortadoğu için kısa sayılabilecek bir süre. Ancak son 107 gün, yalnızca Washington ile Tahran arasındaki gerilimi değil, dünyanın enerji güvenliğini, küresel ekonomiyi ve bölgesel dengeleri de etkiledi. Gözler cuma gününe çevrilmiş durumda. ABD ve İran arasında üzerinde çalışılan çerçeve mutabakatın imzalanması bekleniyor. Ancak diplomatik kaynakların ortak görüşü şu:

- Cuma günü imzalanması beklenen metin bir barış anlaşmasından çok yeni bir müzakere döneminin başlangıcı olacak. Çünkü ortada çözülen değil, ertelenen çok sayıda sorun bulunuyor.

- Peki o zaman taraflar neden masaya dönüyor? Asıl soru bu.

HİÇ KİMSE İSTEDİĞİNİ ALAMADI

Uluslararası krizlerin önemli bölümü zaferle değil, maliyet hesabıyla sona erer. Son 107 günün özeti de bu.

- ABD, İran’ı teslim alamadı.

- İran, ABD’ye tam geri adım attıramadı.

- İsrail, İran’ın bölgesel etkisini ortadan kaldıramadı.

- Dünya ekonomisi ise bu gerilimin bedelini ödemeye başladı.

Bir süre sonra taraflar aynı gerçekle karşılaştı: Savaşın maliyeti elde edilmesi beklenen kazançların önüne geçmişti. İşte diplomasi tam bu noktada devreye girdi.

BARIŞA EN ÇOK KİMİN İHTİYACI VARDI

İlk bakışta cevap İran gibi görünüyor çünkü yıllardır yaptırımlar altında. Ekonomik baskı büyüyor. Yatırımlar sınırlı. Dondurulmuş milyarlarca dolarlık kaynağa erişemiyor. Ancak son krizin gösterdiği gerçek farklı:

- Barışa en az İran kadar ABD’nin, Avrupa’nın, Çin’in ve Körfez ülkelerinin de ihtiyacı vardı.

- Mesele yalnızca İran değildi. Mesele Hürmüz Boğazı’ydı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar geçitten geçiyor. Körfez’den çıkan enerji buradan dünyaya ulaşıyor.

- Hürmüz’deki her kriz; petrol fiyatlarını, nakliye maliyetlerini, enflasyonu, tedarik zincirlerini etkiliyor.

- Dolayısıyla bu kriz sadece askeri bir kriz değildi. Küresel ekonomi kriziydi.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynağa Git

İlgili Haberler