Polonya'da dijital pazarlama eğitimi aldıktan sonra Türkiye'ye dönerek tarıma yönelen 23 yaşındaki Yiğit Emre Solhan, ağabeyiyle birlikte 2021 yılında yaptıkları fizibilite çalışmalarının ardından Silivri'de kiraladıkları alanda 2022 yılında üretime başladıklarını söyledi.
Yaklaşık bir yıl süren tesis kurulumunun ardından faaliyete geçen işletmede bugün sekiz farklı ürün yetiştiriliyor. Solhan, müşteri taleplerine göre ürün çeşitliliğini artırabildiklerini belirterek fesleğen, roka, tere, kırmızı marul, kırmızı pancar ve Akdeniz yeşillikleri ürettiklerini, Çengelköy salatalığı üzerine de AR-GE çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.
Ürünlerin ağırlıklı olarak otel ve restoranlara satıldığını aktaran Solhan, özellikle İstanbul'daki restoranlardan yoğun talep aldıklarını, şehir dışına da satış yaptıklarını dile getirdi.
Hedef Avrupa ve Afrika pazarına açılmak
Gelecekte ihracata yönelmeyi planladıklarını belirten Solhan, mevcut üretim kapasitesinin bunun için yeterli olmadığını ancak daha büyük yatırımlarla Avrupa ve Afrika pazarında yer almak istediklerini söyledi.
Teknolojik altyapının topraksız tarımda büyük önem taşıdığını vurgulayan Solhan, "4 bin metrekarelik tesisimizde iklimlendirme sistemleri sayesinde yılın 12 ayı üretim yapabiliyoruz. İlk yatırımımızı düşük faizli Ziraat Bankası tarım kredisiyle gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de teknoloji yatırımları için teşvik programlarını takip ediyoruz." dedi.
"Topraksız tarım geleceğin üretim modeli"
Topraksız tarımın en büyük avantajlarının su tasarrufu, hijyenik üretim ve düşük maliyet olduğunu belirten Solhan, geleneksel tarıma kıyasla çok daha az su kullanıldığını ve daha az zirai kalıntıyla üretim yapılabildiğini söyledi.
İşçilik ihtiyacının da daha düşük olduğunu ifade eden Solhan, aynı iş gücüyle daha fazla ürün hasat edebildiklerini belirtti.
Genç girişimcilere de tavsiyelerde bulunan Solhan, sektöre girmek isteyenlerin kapsamlı fizibilite çalışması yapmadan yatırım kararı almamaları gerektiğini vurguladı.
Silivri'deki üretim alanı 19 bin metrekareye çıkacak
Silivri'de faaliyet gösteren bir diğer üretici Aras Erman ise 2009 yılında tarım sektörüne ceviz üretimiyle başladığını, yaklaşık 4,5 yıl önce de topraksız tarım yatırımını hayata geçirdiğini söyledi.
İlk etapta 5 bin metrekarelik alanda üretime başladıklarını belirten Erman, bugün 13 bin metrekare kapalı üretim alanına ulaştıklarını ifade etti.
Yapımı süren 6 bin metrekarelik yeni tesisin tamamlanmasıyla toplam üretim alanının yaklaşık 19 bin metrekareye çıkacağını belirten Erman, artan talebe bağlı olarak büyümeyi sürdüreceklerini kaydetti.
Su tüketimi onda bire kadar düşüyor
Topraksız tarımın en önemli avantajlarından birinin su tasarrufu olduğunu söyleyen Erman, geleneksel tarıma göre su tüketiminin yaklaşık onda bire kadar düştüğünü ifade etti.
Toprak kullanılmayan sistemlerde yabancı ot oluşmadığını ve pestisit kullanımına ihtiyaç duyulmadığını belirten Erman, bunun daha sağlıklı üretime katkı sağladığını dile getirdi.
Tesiste kıvırcık marul, Akdeniz yeşillikleri, fesleğen, nane, maydanoz, roka ve tere başta olmak üzere 12-13 çeşit ürün yetiştirildiğini belirten Erman, üretimde ve tesis kurulumunda tamamen yerli imkanlardan yararlandıklarını söyledi.
Artan talep yeni yatırımları gündeme getiriyor
Ürünlerini ağırlıklı olarak zincir marketlere sattıklarını belirten Erman, mevcut müşterilerinin taleplerini karşılamakta zorlandıklarını ifade etti.
Yeni yatırımın tamamlanmasının ardından kapasitenin artırılacağını söyleyen Erman, talebin devam etmesi halinde yeni sera yatırımlarının da gündeme gelebileceğini belirtti.
İstanbul pazarının büyüklüğüne dikkat çeken Erman, üretimin büyük bölümünün kentin Avrupa ve Anadolu yakasındaki müşterilere ulaştırıldığını söyledi.
Su krizi topraksız tarımın önemini artırıyor
Her iki üretici de iklim değişikliği ve azalan su kaynaklarının önümüzdeki yıllarda topraksız tarımı daha da önemli hale getireceği görüşünde birleşiyor.
Yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabilmesi, düşük su tüketimi, daha verimli iş gücü kullanımı ve artan tüketici talebi, topraksız tarım yatırımlarını özellikle genç girişimciler açısından cazip bir alan haline getiriyor.