Türkiye’nin fıstık deposu Şanlıurfa’da “yeşil altın” olarak bilinen Antep fıstığı, üreticisine artık kazandırmıyor. Artan girdi maliyetleri, kuraklık ve plansız ithalatın baskısı altında kalan üretici, yeni hasat öncesinde geçen yıldan kalan ürününü dahi satmakta zorlanıyor. Üreticiler, ithal iç fıstığın piyasayı baskıladığını, verilen emeğin ise karşılığını bulmadığını belirtiyor.
KİLOSU 500 LİRA
NEFES’e konuşan Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine bağlı Hisarlar Köyü’nde fıstık üretimi yapan Sedat Güler, ithalatın yerli üreticiyi rekabet edemez hale getirdiğini ifade etti. Güler, ithal iç fıstığın kilosunun 1.100-1.200 lira, yerli iç fıstığın ise 1.800-1.900 lira seviyesinde maliyet oluşturduğunu belirterek, bu farkın yerli ürünü piyasada değersizleştirdiğini söyledi.
Kabuklu fıstığın üreticiye maliyetini karşılayabilmesi için kilogram fiyatının 750-830 lira seviyesinde olması gerektiğini belirten Güler, piyasada fiyatların 500-580 liraya kadar gerilediğini anlattı.
“Fiyat yüksek gibi görünüyor ancak üretici maliyetini bile çıkaramıyor” diyen Güler, ithal ürün nedeniyle alıcıların yerli fıstıktan uzaklaştığını ve ürünlerin depolarda kaldığını söyledi.
Sadece 50 dönümlük bir fıstık bahçesinde üreticinin karşısına 575 bin liraya varan bir maliyet çıktığını belirten Güler, buna karşılık devlet desteğinin yalnızca 13 bin lira olduğunu ifade etti.
REKABET EDEMİYORUZ
Son yıllarda kuraklık ve maliyet artışlarının üreticiyi zorladığını belirten Güler, son darbeyi ise ithalatın vurduğunu söyledi. Güler, “Zaten cepten yiyorduk. Ama bizi asıl bitiren ithal fıstık oldu. Kendi toprağımızda yabancı üreticiyle rekabet edemez hale geldik” ifadelerini kullandı.
Urfa’da üretici kalmaz
Fıstık ithalatının durdurulması gerektiğini vurgulayan üretici Sedat Güler, şu uyarıda bulundu: “Fıstıkta ithalat tamamen bitirilmeli. Bu şekilde devam ederse sadece dışa bağımlı hale gelmeyeceğiz. Bir süre sonra Urfa’da fıstık üretecek çiftçi de bulamayacaksınız. Yeşil altını yaşatan üreticidir. Üretici ayakta kalamazsa ne fıstık kalır ne de bu toprağın emeği.”