Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin nakit akışında yaşanan tıkanıklıklar, sermaye piyasalarında adeta bir konkordato fırtınasına dönüştü. Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski altında olan firmaların iflastan kurtulmak için mahkeme korumasına sığınması, bu sarsıcı haberlerin sızmasıyla birlikte hisselerde sert çöküşleri beraberinde getiriyor. Bu durumun en ağır faturasını ise yine hiçbir şeyden haberi olmayan küçük yatırımcı ödüyor.

ZİRVEDEN GÖZALTI PAZARINA: YÜZDE 88’LİK ÇÖKÜŞ
2021 yılındaki halka arzıyla dikkat çeken ve iki yıl öncesinin parlayan yıldızları arasında gösterilen Türk İlaç, mali dengelerini koruyamayarak yasal süreci başlattı. Konkordato ilanı öncesinde ve sonrasında yaşanan değer kaybı, bilançodaki hasarın boyutunu gözler önüne serdi:
Şirket hisseleri son 1 yıllık periyotta yüzde 88 değer kaybederek 20 lira seviyesinden 2,5 liraya kadar geriledi.
Borsa yönetimi, yaşanan sert finansal bozulmanın ardından Türk İlaç’ı normal işlem gördüğü pazardan çıkararak Yakın İzleme Pazarı’na (Gözaltı Pazarı) dahil etti.

"MANİDAR" ZAMANLAMA: İLANDAN 22 GÜN ÖNCE PAYINI SIFIRLADI
Habertürk'ün haberinde yer alan bilgilere göre Türk İlaç cephesinde suları bulandıran ve akıllarda soru işareti yaratan en büyük gelişme ise ortaklık yapısındaki jet değişim oldu. Şirket Yönetim Kurulu Başkanının oğlu ve aynı zamanda Genel Müdürü olan Yunus Emre Battal, şirketin konkordato başvurusundan tam 22 gün önce dikkat çeken bir satışa imza attı.
Battal, şirketin toplam sermayesinin yüzde 11,59’una denk gelen şahsi hisselerinin tamamını yaklaşık 444 milyon lira karşılığında satarak şirketteki payını sıfırladı. Bu hamleyle birlikte; baba, oğul ve holding ortaklığının toplam hakim payı %37 civarındayken bir anda %26'ya geriledi. Piyasada şaşkınlık yaratan bir diğer hareket ise Pordüs Portföy'den geldi. Portföy yönetim şirketi, 14 Mayıs 2026 tarihinde yaklaşık 75-80 milyon liralık (25 milyon lot) ani bir satış gerçekleştirerek şirketteki %12'lik payını %9,5 seviyesine çekti.
HUKUKİ YAPTIRIM (SPK 106. MADDE - BİLGİ SUİSTİMALİ)
Kamuya açıklanmamış ve fiyatı etkileyecek nitelikteki bilgilere (Konkordato başvurusu) önceden sahip olup, bu doğrultuda işlem yaparak menfaat temin eden şirket yöneticileri hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilmektedir.

INSİDER TRADİNG Mİ? 5 YILA KADAR HAPİS CEZASI GÜNDEMDE
Şirketin en mahrem mali bilgilerine ve konkordato niyetine doğrudan erişimi olan bir genel müdürün, resmi açıklamadan hemen önce elindeki tüm hisseleri nakde çevirmesi piyasa uzmanlarını ayağa kaldırdı. Hukukçular, bu durumun 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen "Bilgi Suistimali" (Insider Trading) suçu kapsamına girebileceğini açıkça ifade ediyor.
Kanun maddesine göre; ihraççıların yöneticileri veya iş, meslek ve görevleri nedeniyle kamuya duyurulmamış bilgilere sahip olan kişilerin, bu bilgileri kullanarak sermaye piyasası araçlarında alım-satım yapması ve kendilerine ya da başkalarına menfaat sağlaması kesinlikle yasak. Bu suçu işlediği tespit edilen kişilere karşı mahkemelerin “üç yıldan” “beş yıla kadar” hapis veya adli para cezası hükmetme yetkisi bulunuyor. Yatırımcılar, piyasa güvenilirliğinin zedelenmemesi adına SPK'nın bu somut veriler doğrultusunda acilen inceleme başlatmasını talep ediyor.