Ana içeriğe geç

Beyaz Saray’da dövüş gecesi, arka planda saldırı senaryosu

Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı UFC America 250 organizasyonunun, patlayıcı yüklü insansız hava araçları, keskin nişancı timleri ve koordineli baskın girişimleriyle hedef alınmasının planlandığı öne sürüldü. Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin yazdı...

Beyaz Saray’da dövüş gecesi, arka planda saldırı senaryosu
Habertürk
16

ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) son anda engellediği ileri sürülen saldırı planı, Beyaz Saray tarihinde benzeri az görülen bir güvenlik alarmını ortaya çıkardı. Amerikan kamuoyunda günlerdir konuşulan olayda, Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı UFC America 250 organizasyonunun, patlayıcı yüklü insansız hava araçları, keskin nişancı timleri ve koordineli baskın girişimleriyle hedef alınmasının planlandığı öne sürüldü.

FBI Direktörü Kash Patel’in açıklamasına göre, 10 Haziran’da tespit edilen tehdit, başkent Washington dışından hareket eden bir grup tarafından hazırlanıyordu. Federal ve eyalet düzeyindeki güvenlik kurumlarının ortak operasyonu sonucunda çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, saldırı hazırlığının eyleme dönüşmeden engellendiği belirtildi.

Yetkililerin aktardığı bilgilere göre planın en dikkat çekici yönü, çok katmanlı bir saldırı modeli içermesiydi. İddiaya göre saldırganlar öncelikle patlayıcı yüklü drone’larla etkinlik alanı çevresindeki bazı binaları vurmayı, ardından oluşacak panik sırasında kaçmaya çalışan kalabalığı keskin nişancılarla hedef almayı planlıyordu. Güvenlik çemberinin dağılmasıyla birlikte başka bir grubun Beyaz Saray çevresindeki bariyerlere yönelerek karmaşadan yararlanması öngörülüyordu.

Yeni nesil tehdit: Drone ve hibrit saldırılar

Son yıllarda ABD ve Avrupa’da yayımlanan güvenlik raporları, düşük maliyetli ticari drone’ların artık terör ve sabotaj senaryolarının merkezine yerleştiğine dikkat çekiyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrasında elde edilen saha tecrübeleri, küçük hava araçlarının büyük güvenlik sistemlerini aşabilecek kapasiteye ulaştığını ortaya koydu. Uzmanlar, Beyaz Saray çevresinde tespit edilen planın da bu yeni nesil hibrit saldırı konseptlerinin bir yansıması olduğunu değerlendiriyor.

Fox News’in üst düzey güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, soruşturmayı yürüten ekipler söz konusu tehdidi “son derece ciddi” olarak sınıflandırdı. Bazı güvenlik uzmanları ise saldırı senaryosunun, klasik “çoklu aşamalı terör eylemleri” kategorisine girdiğini ve psikolojik etki yaratmayı amaçlayan saldırılar arasında yer aldığını belirtiyor.

Güvenlik duvarının arkasında yoğun alarm

Beyaz Saray’ın güney çimlerinde düzenlenen organizasyon sırasında yüzlerce federal ve yerel güvenlik görevlisinin görev yaptığı, çok sayıda yolun kapatıldığı ve geniş güvenlik koridorları oluşturulduğu bildirildi. Gizli Servis, FBI, Metropolitan Polis Teşkilatı ve çeşitli federal kurumlar günler boyunca ortak koordinasyon merkezlerinden çalıştı.

ABD Gizli Servisi Direktörü Sean Curran yaptığı açıklamada, olayın ortaya çıkarılmasında teknik takip ekiplerinin kritik rol oynadığını söyledi. Curran, saldırı planının tüm boyutlarının aydınlatılması için soruşturmanın sürdüğünü ve şüphelilerin bağlantılarının araştırıldığını ifade etti.

Başkan Yardımcısı JD Vance ise kamuoyuna yapılan açıklamanın, planlanan saldırının büyüklüğü nedeniyle gerekli görüldüğünü belirtti. Vance, olayın ayrıntılarından ancak salı sabahı haberdar olduğunu söylerken, federal makamların tehdidi son derece ciddiye aldığını vurguladı.

Trump’ın esprisi ve acı gerçek

Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında konu hakkında soru yöneltilen Başkan Donald Trump’ın ilk tepkisi dikkat çekti. Trump, “Bundan haberim yok” dedikten sonra, UFC etkinliğine gönderme yaparak “Benim gördüğüm tek saldırı dövüşçülerden gelen saldırıydı” ifadelerini kullandı.

Ancak Amerikan güvenlik çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, olayın mizah konusu olmaktan çok daha öte bir anlam taşıdığı görüşünde birleşiyor. Birçok uzman, son yıllarda ABD’de artan siyasi kutuplaşmanın ve radikalleşmenin yeni güvenlik tehditlerini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.

Artan siyasi şiddet dalgası

Olay, ABD’de son yıllarda yaşanan siyasi şiddet vakalarının ardından geldi. Donald Trump’a yönelik 2024 yılında gerçekleşen iki ayrı suikast girişimi, Kongre üyelerine yönelik tehditlerdeki artış ve eyalet düzeyindeki siyasetçilere karşı düzenlenen saldırılar, federal kurumların alarm seviyesini yükseltmiş durumda.

ABD Kongre Polisi verilerine göre yalnızca geçen yıl Kongre üyeleri, aileleri ve çalışanlarına yönelik yaklaşık 15 bin tehdit veya şüpheli davranış ihbarı kayda geçti. Bu sayı bir önceki yılın yaklaşık yüzde 60 üzerinde gerçekleşti.

Fransız ve İngiliz güvenlik analizlerinde de Batı demokrasilerinin artık yalnızca organize terör örgütlerinden değil, internet üzerinden radikalleşen küçük hücrelerden ve bireysel saldırganlardan kaynaklanan tehditlerle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. Uzmanlara göre Beyaz Saray’daki UFC etkinliğine yönelik olduğu öne sürülen plan da tam olarak bu dönüşümün somut örneklerinden biri olabilir.

Beyaz Saray için yeni dönem

Soruşturmanın henüz tamamlanmamış olması nedeniyle saldırganların motivasyonları açıklanmış değil. Ancak güvenlik kaynakları, elde edilen bulguların yalnızca bir etkinliğe yönelik saldırı hazırlığından daha geniş bir organizasyon ağına işaret edip etmediğinin araştırıldığını belirtiyor.

Federal makamların önümüzdeki günlerde yeni gözaltılar ve ek suçlamalar açıklaması beklenirken, olay şimdiden Washington’da önemli bir tartışmayı başlattı. Beyaz Saray’ın ev sahipliği yaptığı bir spor organizasyonunun bile böylesine karmaşık bir saldırı planının hedefi haline gelmesi, ABD’nin artık yalnızca dünyanın en güçlü ülkesi değil, aynı zamanda dünyanın en yoğun korunan hedeflerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koymuş görünüyor.

*Haberde, AP'nin arşiv fotoğrafı kullanılmıştır

Kaynağa Git

İlgili Haberler