Ana içeriğe geç

Özel sektör istihdamı azalırken kamu istihdamı artıyor

Özel sektör istihdamı azalırken kamu istihdamı artıyor
Ekonomim.com
16

Ekonomi politikalarının en önemli amacı, daha çok sayıda insanın iş sahibi olması ve bu insanların elde ettikleri gelirlerinin de artmasıdır. Büyüme dediğimizde, bir yandan toplam mal ve hizmet üretimimizdeki artışa bakarken, diğer yandan daha çok insana iş imkanı sağlayabilmiş miyiz diye anlamaya çalışırız. Daha çok iş yaratabilmek için, hiç şüphesiz ki daha fazla yatırıma ihtiyaç duyuyoruz. Dolayısıyla, yatırım ve büyüme hakkında konuşurken, aslında esas meramımız daha fazla istihdam ve daha yüksek gelir seviyesi oluyor, ya da olmalı.

Bu bakış açısıyla işgücü piyasası verilerini incelediğimizde, ne yazık ki çok cesaret kırıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tablo 1’de, 2007 ile Mart 2026 arasında özel sektör ve kamu sektörü kırılımında istihdam edilenlerin sayısını görüyoruz. Verinin 2007’de başlamasının nedeni, sağlıklı bir karşılaştırmalı analiz yapabileceğim en erken tarihli verinin bu yıla ait olması.

Tablodaki verileri üç farklı döneme ayırarak incelemek istiyorum. İlk dönem, 2007-2015 arasındaki yılları kapsıyor. Bu dönemde, özel sektör istihdamı kamudan daha hızlı artıyor. Kamu istihdamının toplam istihdama oranına baktığımızda, bu eğilimi net bir şekilde görebiliyoruz. 2007’de toplam istihdamın içinde kamuda çalışanların payı %14,8 iken, 2015’te bu oran %13,2’ye kadar gerilemiş. Bu dönemde özel sektör istihdamı toplam %37,3 artarken, kamu istihdamındaki artış %20,3 olmuş.

2015’ten itibaren işin rengi değişmeye başlıyor. 2007-2015 arasındaki sekiz yılda toplam 595 bin kişi artan kamu istihdamı, sonraki sekiz yılda tam 1 milyon 655 kişi yükseliyor. Özel sektörde ise, 2007-2015 döneminde yaratılan 6 milyon 270 bin kişilik istihdama karşın, sonraki sekiz yılda sadece 3 milyon 755 bin adet istihdam yaratabiliyoruz. Bunun sonucu olarak, 2015’te %13,2’ye kadar gerileyen kamu istihdamının toplam istihdam içindeki payı, 2023’te %16,2’ye yükseliyor.

En yakın döneme ait verileri inceleyeceğimiz üçüncü ve son dönem ise en cesaret kırıcı olanı. 2023 sonundan 2026 Mart sonuna kadar olan bu dönemde, kamu istihdamındaki artış, önceki döneme göre yavaşlasa da sürüyor. Ne var ki, 2023 sonrasında daha önce hiç görmediğimiz bir şey oluyor ve özel sektör istihdamı azalmaya başlıyor. Bunun sonucunda, kamu istihdamının toplam istihdam içindeki payı, Mart 2026 itibariyle %17,2 ile incelediğimiz dönemdeki en yüksek seviyeye ulaşıyor.

Burada ufak bir teknik hatırlatma yapmam lazım. Tablodaki verilerden kamu istihdamı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na ait ve mevsimsel olarak düzeltilmemiş veriler. Toplam istihdam verileri ise TÜİK’e ait. TÜİK bize hem mevsimsel düzeltilmiş hem de ham verileri sağlıyor. Kamu istihdamı için mevsimsel düzeltilmiş verilere sahip olmadığımız için, tabloda mevsimsel düzeltmeye tabi tutulmamış verileri kullandım. Aslında, 2023 yıl sonu ile 2026 Mart sonunu karşılaştırmak bu açıdan tam da doğru değil. Ne var ki, bu eksiklik analizimizdeki ana fikri pek de değiştirmiyor. TÜİK’in açıkladığı mevsimsellikten arındırılmış verilere baktığımızda, 2023 sonundan 2026 Nisan sonuna kadar toplam istihdam 169 bin kişi azalmış. Bu dönemde kamu istihdamının arttığını yukarıdaki tablodan biliyoruz. Yani, neresinden bakarsak bakalım, 2023 sonrasındaki dönemde özel sektör istihdamı azalmış.

Buraya kadar, Türkiye’de istihdamın son 2,5 senedir artmadığını, hatta özel sektöre baktığımızda istihdamın azaldığını net bir şekilde tespit etmiş durumdayız. Peki o zaman, siyasilerimizin büyük bir gururla ifade ettikleri kesintisiz 23 çeyrektir büyümüş olmanın vatandaşlarımıza faydası ne? Öyle ya, 2023 sonundan, 2026’nın ilk çeyreğine kadar kümülatif %6,4 büyümüş bir ekonomide, nasıl oluyor da toplam istihdam azalıyor? Bu sorunun çok detaylı bir cevaba ihtiyacı var. İlk akla gelen şey, milli gelirde payı düşük ama istihdamda payı yüksek bazı sektörlerdeki olumsuz gelişmeler. Burada aklımıza ilk gelen tekstil ve hazır giyim sektörleri oluyor. Ya da tersinden bakarsak, istihdam yoğunluğu düşük ama yüksek katma değerli sektörlerde büyümüş olabiliriz. Burada da aklımıza yüksek teknolojili sektörler geliyor. Fakat ne olursa olsun, Türkiye gibi kronik işsizlik sorunu olan ve nüfusu hala artmakta olan bir ülkede, istihdamın azalıyor olması, hepimizin uykularını kaçıracak kadar önemli bir gelişme ve üzerinde çok daha fazla konuşulmayı hak ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler