Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-NATO ticari ve ekonomik ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu. Bolat, Türkiye'nin jeostratejik konumunun yanı sıra güçlenen ekonomisi, artan dış ticareti ve yükselen savunma sanayisiyle NATO müttefikleri arasında güçlü bir ülke konumunda olduğunu belirtti.
Bakan Bolat'ın açıklamasına göre, 2025 yılı itibarıyla NATO ülkeleri 59,2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklükle dünya gayrisafi yurt içi hasılasından yüzde 50,1 pay alıyor. Aynı dönemde Türkiye, cari fiyatlarla yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle NATO ülkeleri arasında en büyük 8. ekonomi konumunda yer alıyor. Satın alma gücü paritesine göre ise Türkiye, 3,8 trilyon dolarla NATO ülkeleri arasında 5. sırada bulunuyor.
Türkiye'nin 2002-2025 döneminde NATO ülkeleri arasında hem ekonomik büyüklük hem de kişi başına gelir artışında ilk sıralarda yer aldığı belirtilen açıklamada, ülkenin 2002 yılında 238,7 milyar dolar olan gayrisafi yurt içi hasılasının 2025 yılında 6,7 kat artışla 1.596,3 milyar dolara yükseldiği aktarıldı. Kişi başına gelirin ise aynı dönemde 3 bin 616 dolardan 5,2 kat artışla 18 bin 40 dolara çıktığı ifade edildi.
Bolat, dış ticaret verilerine de değinerek 2025 yılı itibarıyla 23,0 trilyon dolarlık dış ticaret hacmiyle NATO ülkelerinin dünya ticaret hacminde yüzde 44,7'lik pay sahibi olduğunu söyledi. Aynı yıl Türkiye'nin NATO ülkelerine ihracatının 150,3 milyar dolar, bu ülkelerden ithalatının ise 139,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği, böylece NATO ülkeleriyle dış ticaret hacminin 289,7 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. 2025 yılında NATO ülkelerinin toplam ihracatlarının yüzde 60,7'sini, toplam ithalatlarının ise yüzde 56,7'sini yine NATO üyesi ülkelerle gerçekleştirdiği belirtilirken, Türkiye'nin NATO ülkeleriyle ticaretinde 11 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiği, NATO ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payının yüzde 55,9, ithalatındaki payının ise yüzde 35,9 olduğu aktarıldı.
Açıklamada Türkiye'nin NATO ülkeleri içerisindeki en önemli ticaret ortağının Almanya olduğu, 2025 yılı itibarıyla Almanya ile dış ticaret hacminin 52,3 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Almanya'yı sırasıyla ABD'nin 34,4 milyar dolar, İtalya'nın 28,9 milyar dolar, Fransa'nın 24,1 milyar dolar ve Birleşik Krallık'ın 24,0 milyar dolarla takip ettiği ifade edildi.
2026 yılı Ocak-Haziran dönemine ilişkin verilere de yer verilen açıklamada, bu dönemde Türkiye'nin ihracatının 136,1 milyar dolar, ithalatının 189,2 milyar dolar olarak gerçekleştiği, toplam dış ticaret hacminin ise 325,2 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Aynı dönemde NATO ülkelerine gerçekleştirilen ihracatın 75,9 milyar dolar, bu ülkelerden yapılan ithalatın ise 68,3 milyar dolar olduğu, yılın ilk yarısında NATO ülkeleriyle toplam dış ticaret hacminin 144,2 milyar dolara ulaştığı ve bu ticarette 7,5 milyar dolar fazla verildiği aktarıldı. Haziran ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın 152,4 milyar dolara, ithalatın ise 140,1 milyar dolara ulaştığı belirtildi.
Bolat, NATO ülkelerinin dış ticaretin yanı sıra karşılıklı doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayarak, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin NATO ülkelerindeki doğrudan yabancı yatırım stokunun 42,6 milyar dolar, NATO ülkelerinin Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırım stokunun ise 150,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. NATO ülkelerinin Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırım stokunun, Türkiye'nin toplam doğrudan yabancı yatırım stokunun yüzde 67,5'ine karşılık geldiği ifade edildi. NATO ülkelerinin Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırım stokunda Hollanda, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve Fransa'nın ilk sıralarda yer aldığı belirtildi.
Nüfus verilerine de değinilen açıklamada, 2025 yılında NATO ülkelerinin 988 milyonluk nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 12'sini oluşturduğu, Türkiye'nin ise 86,1 milyonluk nüfusuyla NATO ülkeleri arasında ABD'den sonra ikinci sırada yer aldığı bildirildi.
Savunma sanayisine ilişkin verileri de paylaşan Bolat, 2025 yılında NATO ülkelerinin toplam savunma sanayisi harcamalarının 1,64 trilyon dolara ulaştığının tahmin edildiğini, Türkiye'nin savunma harcamalarının ise aynı yıl 36,4 milyar dolara yükseldiğini aktardı. NATO Genel Sekreterliğinin 2025 Yılı Raporu'na göre Türkiye'nin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 2,3 olarak gerçekleştiği ve NATO'nun yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kaldığı belirtildi. Bolat, 2025 yılı itibarıyla 10 milyar doları aşan savunma ve havacılık sanayisi ihracatıyla Türkiye'nin dünya savunma ihracatından aldığı yüzde 1,8'lik payla dünyada 11. sırada yer aldığını da sözlerine ekledi.
Açıklamada, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) "Dünyanın En Büyük 100 Silah ve Askeri Hizmet Şirketi" raporuna göre Türk savunma sanayisi şirketlerinin sayısının gün geçtikçe arttığı, 2024 yılı itibarıyla dünyadaki ilk yüz savunma sanayisi şirketi arasında Aselsan, Tusaş, Baykar, Roketsan ve MKE olmak üzere 5 Türk şirketinin bulunduğu belirtildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uygulanan üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikaları sayesinde Türkiye'nin son çeyrek yüzyılda küresel ekonomi ve ticarette dikkate şayan bir başarı hikâyesi yazdığı vurgulanan açıklamada, Türkiye'nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü sanayi kapasitesi ve dinamik girişimcilik ekosistemiyle NATO'nun ekonomik dayanıklılığına ve tedarik zincirlerinin güvenliğine katkı sağlayan başlıca ülkeler arasında yer aldığı ifade edildi.
Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak ihracatı artırmaya, yüksek katma değerli üretimi desteklemeye, küresel pazarlardaki rekabet gücünü geliştirmeye ve ülkenin uluslararası ticaretteki konumunu daha da güçlendirmeye yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı Vizyonu istikametinde, sürdürülebilir büyüme ve ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmaların aynı kararlılıkla devam edeceğini kaydeden Bolat, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'de gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin hem ülke hem de dünya barışı ve refahı açısından başarılı geçmesini temenni ettiğini sözlerine ekledi.