Ana içeriğe geç

Çapa'da Taşeron Yemekhane İşçilerinin Direnişi 14. gününde

**Spot:**Çapa Tıp Fakültesi'nde işten atılan taşeron yemekhane işçileri direnişlerinin 14. gününde hastanede bildiri dağıtarak taleplerini anlattı. DİSK/Gıda-İş, tüm hakların güvence altına alınana kadar mücadelenin süreceğini vurguladı

Çapa'da Taşeron Yemekhane İşçilerinin Direnişi 14. gününde
Evrensel
16

İstanbul —İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde taşeron firmaya bağlı yemekhane işçileri, bir gecede gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmalarının ardından başlattıkları direnişin 14. gününde mücadelelerini sürdürdü. DİSK/Gıda-İş öncülüğünde hastane çevresinde yürüyüş gerçekleştiren işçiler, hazırladıkları bildirileri hasta yakınlarına, sağlık emekçilerine ve yurttaşlara dağıtarak taleplerini anlattı. Bildiri dağıtımı sırasında hastaneye bağlı özel güvenlik görevlileri işçilerin vatandaşlarla iletişim kurmasını engellemeye çalıştı.

DİSK/Gıda-İş Sendikası öncülüğünde hastane bahçesinde bir araya gelen işçiler, yürüyüş boyunca "İşimizi geri istiyoruz", "Taşeron köleliği istemiyoruz" sloganları attı. Hastanenin farklı noktalarında hasta yakınları ve çalışanlara dağıttıkları bildirilerle işten çıkarılma sürecini ve taleplerini anlatan işçiler, taşeron sistemine ve hak gasplarına dikkat çekti.

'20 yıla varan emeğimiz bir gecede yok sayıldı'

İşçilerin dağıttığı bildiride, pandemi dönemi de dahil olmak üzere 20 yıla yaklaşan emeklerinin bir gecede yok sayılarak işten çıkarıldıkları belirtildi.

Bildiride, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği, promosyon haklarının gasp edildiği ifade edilerek, "Tedavi gören hastalarımızı rahatsız etmek istemezdik ancak bize hakkımızı aramaktan başka hiçbir yol bırakmadılar" denildi.

Taşeron sisteminin işçileri "bir eşya gibi gördüğü" belirtilen bildiride, "Kadrolu ve güvenceli çalışma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. İşimizi, ekmeğimizi ve insanca yaşayabileceğimiz bir ücreti istiyoruz" ifadelerine yer verildi.

'Güvenlikler önümüze duvar örümeye çalıştı'

Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde gece aşçısı olarak çalışan ve işten çıkarılan Metin Özgüroğlu, direnişlerinin 14. gününde farklı bir eylem gerçekleştirdiklerini anlattı.

Evrensel'e değerlendirmede bulunan Özgüroğlu, hazırladıkları bildirileri hastanede tedavi gören hasta yakınlarına, sağlık emekçilerine ve yurttaşlara ulaştırmak amacıyla yürüyüş düzenlediklerini söyledi.

Yürüyüş boyunca hem yaşadıkları hak gasplarını anlattıklarını hem de bildirileri dağıttıklarını belirten Özgüroğlu, ek hizmet binalarında ise özel güvenlik görevlilerinin kendilerini engellemeye çalıştığını dile getirdi.

Özgüroğlu, "Derdimizi vatandaşlara anlatabildiğimize inanıyoruz. Hastane yönetimi bizimle iletişime geçip içerideki haklarımızı ödeyene kadar, daha güçlü şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

'Haklarımız güvence altına alınmadan bu direniş bitmeyecek'

DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak da Evrensel'e yaptığı değerlendirmede işçilerin hem işlerine geri dönmek hem de içeride kalan haklarını almak için 14 gündür mücadele ettiklerini söyledi.

İşçilerin neden direnişte olduklarını anlatan broşürler hazırladıklarını belirten Ozak, bu broşürleri hasta yakınlarına ve hastane çalışanlarına dağıttıklarını ifade etti.

Yemekhane önüne giderek içeride çalışmayı sürdüren işçilere de seslendiklerini söyleyen Ozak, dışarıda üretilerek plastik ambalajlarla hastaneye getirilen fason yemeklere tepki gösterdiklerini aktardı.

'Yemeklerin kalitesi son 15 günde daha da bozuldu'

"Yemeklerin kalitesi son 15 günde daha da bozuldu" diyen Ozak, hastane çalışanlarına "Daha iyi ve kaliteli yemek sizin de hakkınız. Bu yemekleri üretecek arkadaşlar hemen dışarıda bekliyor" diye seslendiklerini söyledi.

'Çalışanlar durumdan haberdar'

Hastane çalışanlarını da bilgilendirmeye çalıştıklarını ifade eden Ozak, bildiri dağıtımı sırasında birçok sağlık emekçisinin kendilerine destek verdiğini belirterek, "Bildiriyi alan birçok arkadaş 'Durumdan haberdarız, biliyoruz. Sizin için ne yapabiliriz?' diyerek dayanışmasını ifade etti" dedi.

İşçilerin yeniden işbaşı yapmasının ancak daha iyi çalışma koşulları ve haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını belirten Ozak, bugün içeride çalıştırılmak istenen işçilere önerilen ücretin yaklaşık 30 bin lira olduğunu, bu koşulların kabul edilemez olduğunu söyledi.

'Haklarımız güvence altına alınmadan direniş bitmeyecek'

İşten çıkarılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, kullanılmayan yıllık izin ücretleri, fazla mesai alacakları, bayram çalışmaları ile promosyon haklarına ilişkin herhangi bir güvence verilmediğini söyleyen Ozak, hastane yönetiminin bu konuda sorumluluk üstlenmediğini ifade etti.

İşçilerin şartnameler güncellenmeden ve hakları güvence altına alınmadan işe dönmeyi kabul etmediğini belirten Ozak, tüm alacakların eksiksiz ödenmesi ya da işçilerin kadrolu ve güvenceli biçimde işlerine geri dönmesi sağlanıncaya kadar direnişin süreceğini vurguladı.

Ek hizmet binasında bildiri dağıtımı sırasında güvenlik amirliğinin önlerine dikildiğini belirten Ozak, hastane bahçesine girişlerin engellendiğini, demir kapıların kapatıldığını ve hasta yakınlarının dahi zaman zaman içeri girişte sorun yaşadığını söyledi. "Bütün engellemelere rağmen hem çalışanlara hem de yurttaşlara neden direnişte olduğumuzu anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler