Ana içeriğe geç

Restorandaki tereyağ gösterisi faciaya dönüştü: 2 yaşındaki çocuk ağır yaralandı

İzmir’in Bornova ilçesinde, Demirkol ailesi gittikleri yemekte hayatlarının en büyük şoklarından birini yaşadı. Ailenin 2 yaşındaki kızlarının üzerine kızgın tereyağı döküldü. Ağır yaralanan minik kız aylarca tedavi görürken, konuşma kabiliyetini kaybetti, vücudunda kalıcı hasar oluştu.

TGRT Haber
16

Gülçin Demirkol ve ailesi 14 Eylül 2025 tarihinde yemek için bir restorana gitti. Siparişlerini verdikten sonra beklemeye başlayan ailenin masasında kısa süre İskender dönerleri geldi. Et tabaklarının hemen ardından da geleneksel şekilde tereyağı getirildi. Ancak garsonun elindeki kızgın tereyağı dolu tavanın sapı, tam annenin tabağının önüne uzatıldığı esnada aniden koptu. Ters dönen tavadan saçılan kaynar yağ, annesinin sağ tarafında oturan 2 yaşındaki Mercan bebeğin üzerine döküldü.

2. DERECE YANIKLAR OLUŞTU

Küçük kızın acı içindeki çığlıkları üzerine restoranda büyük bir panik yaşandı. İlk müdahalesi alışveriş merkezinin revirinde yapılan talihsiz bebek, daha sonra taksiyle en yakın hastane olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerde küçük Mercan'ın sol dirseği, sol bel kısmı ve arka bacak bölgesinde yarıya kadar çok derin 2. derece yanıklar oluştuğu tespit edildi.

OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI

Öte yandan yaşanan olay, restoranın güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi. Görüntüde, içerisinde kızgın tereyağ olan tavanın masaya getirildiği, daha sonra tam tabağa koyulacağı esnada tava sapının kırılması ve kızgın yağın küçük çocuğun üzerine dökülme anı yer aldı. Olayın ardından yaşanan panik dolu anlar da kamera tarafından kaydedildi.

3-4 AY SADECE YÜZÜSTÜ YATABİLDİ

Yaşadıkları dehşet dolu günleri gözyaşlarıyla anlatan anne Gülçin Demirkol, mutfak ekipmanlarının denetlenmediğini vurgulayarak, kızının çok ağır acılar çektiğini söyledi. Anne Demirkol, "Mercan henüz 2 yaşındaydı. Günde 3-4 kere hastaneye gitmek zorunda kaldık. Her gün, her pansumanda kızımın yanık yerlerini jiletle kazıdılar. Çok büyük acılar çekti. Tam yeni konuşmaya başlamıştı, o süreçten sonra konuşması tamamen durdu. 3-4 ay boyunca yatakta sadece yüzüstü yatabildi. Şu anda da hala tedavisi devam ediyor. Belli bölgelerde tıp dilinde 'keloid' denilen et parçaları oluştu. Doktorlar ileride bir estetik operasyon, cerrahi bir müdahale gerekebileceğini söylediler" dedi.

Olayın ardından ilgili firmanın kendileriyle hiçbir şekilde ilgilenmediğini öne süren acılı anne, "Bizi sadece o gece Ege Bölge Müdürü İbrahim Bey diye bir beyefendi aradı. Kendisi bana açıkça 'İşte biz 15-20 yıldır bu tereyağı dökülme olayına bir çare, bir çözüm bulamadık' dedi. Ertesi güne kadar bizden bir özür dileyen, geçmiş olsuna gelen birilerini bekledik ama ne gelen oldu ne giden. Daha önce de başka bir şubede bir vatandaşın montuna dökmüşler, gidip montun yenisini alarak konuyu bu şekilde çözmüşler. Yani insan canı bu kadar ucuz mu? Bu şovu yapmayıverin, gidin mutfakta dökün tereyağını" diyerek tepki gösterdi.

Yaşanan travmanın tüm aileyi sarstığını ve kendisinin de psikolojik destek almak zorunda kaldığını belirten Gülçin Demirkol, "Kızım kreşe gidiyordu, kendini ifade edebiliyordu. Şimdi 3 ay evde kaldıktan sonra hiçbir şekilde kendini ifade edemiyor. Sadece 'gel, anne, baba, mama aç' diyor. Sadece fizyolojik değil, psikolojik anlamda da bittik. Ne zaman İzmir Bornova'da Ege Üniversitesi yolunu kullansak, kızım bacağını ve kolunu göstererek 'anne uf bitti' diyor. Kurabildiği tek cümle bu. Bir anne olarak her gün ağlıyorum, yardım alıyorum. 'Nasıl çocuğuma destek olabilirim, ona nasıl iyi gelebilirim' diye çabalarken hep kendimi suçladım, keşke o firmaya gitmeseydim dedim" ifadelerini kullandı.

Olayın hemen ardından suç duyurusunda bulunduğunu ve ceza davasının geçtiğimiz hafta sonuçlandığını kaydeden anne Demirkol, mahkemenin sadece garson ve mesul müdürü sorumlu tutarak sırasıyla 7 bin 500 TL ve 11 bin 200 TL adli para cezası verdiğini söyledi. Karara isyan eden anne, sözlerini şöyle tamamladı:
"Aslında garsonun bir kabahati yok. Belki videoda görüldüğü gibi tavayı sallarken o an tavanın sapı gevşekti, sallanıyordu; belki yüzde 50 suçu vardır ama bunun iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, firması yok mu? Müdür ya da üst düzey yöneticiler ekipmanları denetlemiyor mu? Bence denetlemiyorlar. Ben o garsonun değil, şirket yöneticilerinin ceza almasını istiyorum. Yetkililerden rica ediyorum; restoranlarda böyle şovlar yapmasınlar, bu gösteriler komple yasaklansın. Bunun acısı 2 yaşındaki bir bebekten çıktı, diğer çocukların başına gelmesin. O gün kızım mama sandalyesinde olsa; kafasından, aşağısına doğru da dökülebilirdi. Pusette yatan bir bebeğin üstüne de gelebilirdi. Kızım ömür boyu bu izleri taşıyacak, başka canlar yanmasın."

Kaynağa Git

İlgili Haberler