Ana içeriğe geç

Uzmanından önemli açıklamalar: Piyasalar planlı bir süreçten geçiyor, parayı koruma devri başladı

Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Ekonomi Masası programında değerlendirmelerde bulunan RCG Danışmanlık Yönetici Ortağı Emrah Gürelli, küresel piyasalarda yapay zeka ve savunma sanayi odaklı yaşanan yükselişin bir noktada patlayacağını öngördüğünü belirterek, yatırımcıları varlık balonlarının sönmesi riskine karşı uyardı. Türkiye ekonomisine dair yabancı banka raporlarını eleştiren Gürelli, önümüzdeki dönemin spekülatif kazanç değil, tasarruf ve parayı koruma dönemi olduğunu vurguladı.

Uzmanından önemli açıklamalar: Piyasalar planlı bir süreçten geçiyor, parayı koruma devri başladı
Ekonomim.com
16

Küresel piyasalarda sermayenin hızla savunma harcamaları ve yapay zeka yatırımlarına kaydığını belirten Emrah Gürelli, ABD hisse senedi piyasasının bu hikaye sayesinde ayakta kaldığını ifade etti. Yabancı yatırımcı payının tarihi seviyelere ulaştığı bu sürecin bir noktada finansal türbülansla sonuçlanacağını savunan Gürelli, bu gidişatın belli çevrelerce planlı bir şekilde yönetildiğini düşündüğünü dile getirdi. Yapay zeka hikayesinin güçlü olmasına rağmen ciddi bir sermaye ihtiyacı doğurduğunu, ancak merkez bankalarının enflasyon riski nedeniyle parasal genişleme yapma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

Varlık balonları ve deflasyonist süreç kapıda

Önümüzdeki yıllarda küresel ekonomide deflasyonist bir ortamın ve yavaşlamanın başlayabileceğini öngören Gürelli, merkez bankalarının faiz indirimine gitmek zorunda kalabileceğini ancak bu indirimlerin parasal genişlemeyle desteklenmeyeceğini savundu. Bu durumun mevcut varlık balonlarının sönmesiyle sonuçlanabileceğini ifade eden ekonomist, Jamie Dimon gibi deneyimli bankacıların uyarılarını haklı bulduğunu ve finansal piyasaların ciddi bir sınav vereceğini söyledi.

Goldman Sachs raporuna sert eleştiri

Türkiye ekonomisine yönelik yayımlanan yabancı banka raporlarını, özellikle de Goldman Sachs'ın son analizini değerlendiren Gürelli, bu raporların tutarsızlıklarla dolu olduğunu ifade etti. Yabancı bankaların Türkiye masalarının zayıfladığını ve bu tür raporların genellikle Merkez Bankası’na faiz indirme mesajı vermek amacıyla hazırlandığını savundu. Kur ayarlaması tartışmalarına da değinen Gürelli, doların sene sonunda 51-52 TL seviyelerine gelmesinin dış ticaret hacmi üzerinde belirleyici bir etkisi olmayacağını, asıl meselenin ihtiyati tedbirler ve enerji bağımlılığı olduğunu belirtti.

Yatırımcı için reçete: Spekülatif hareketlerden kaçının

Türkiye'de yüksek faiz ortamının kredi maliyetlerini ve banka bilançolarını zorladığını belirten Gürelli, yatırımcıların ‘nereden para kazanacağız?’ arayışına gerçekçi bir yaklaşım getirdi. Borsa İstanbul’un diğer gelişmekte olan piyasalara göre ucuz görünmesine rağmen karlılıkla desteklenmediğini ve ikinci çeyrek bilançolarının parlak gelmeyeceğini öngördü. Altın fiyatlarında bir miktar daha gevşeme olabileceğini ancak vatandaşın zaten ciddi bir altın stoğu bulunduğunu hatırlattı. Gürelli, bu dönemde en mantıklı stratejinin spekülatif hareketlerden kaçınmak, harcamaları kontrol etmek ve tasarrufa odaklanarak mevcut parayı korumak olduğunu vurguladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler