Ana içeriğe geç

Sinema salonları boş kaldı: Son 22 yılın en dip seviyesinde

Türkiye'de sinema seyirci sayısı son 22 yılın en dip seviyesine geriledi. Vatandaşlar artan sinema bilet fiyatları ve cazibesi azalan vizyondaki filmler nedeniyle salonlar yerine dijital platformlar üzerinden film izlemeyi tercih ediyor. İşte gişedeki tarihi düşüşün nedenleri...

Sinema salonları boş kaldı: Son 22 yılın en dip seviyesinde
Karar
16

Sinema sektörü, 2026 yılının ilk 8 haftasında büyük bir seyirci kriziyle karşı karşıya kaldı.

Sektör temsilcilerinin paylaştığı verilere göre, geride kalan iki aylık süreçte sinema salonlarını yalnızca 6,5 milyon kişi ziyaret etti.

Bu veri, koronavirüs salgınının etkilediği 2021 yılı hariç tutulduğunda, son 22 yılın en kötü ilk 8 hafta performansı olarak kayıtlara geçti.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla seyirci sayısında yüzde 8,3 oranında azalma yaşanırken, salon işletmecilerinin uygulamaya koyduğu uzun süreli indirim kampanyaları da bu gerilemeyi durdurmaya yetmedi.

SEYİRCİ SALONDAN KAÇTI, KAMPANYALAR DA ÇARE OLMADI

Beyaz perde salonlarında yaşanan sert düşüşün arkasındaki nedenler, hem izleyiciler hem de sektör paydaşları tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor.

Sektör temsilcileri, izleyicilerin hızla dijital platformlara yöneldiğini ve evde film izleme alışkanlığının yaygınlaştığını ifade ediyor.

Vatandaşlar ise sinema salonlarından uzaklaşmalarının en önemli gerekçeleri arasında fahiş bilet fiyatlarını ve vizyondaki ilgi çekici film sayısının azalmasını gösteriyor.

Kampanyaların ilgiyi artırmaması, içerik kalitesi ve ekonomik şartların etkisini ortaya koyuyor.

ORTALAMA BİLET FİYATI REEL ANLAMDA TARİHİ ZİRVEDE

İzleyicilerin yüksek fiyat şikayetleri, güncel ekonomik verilerle de paralellik gösteriyor.

Türkiye genelinde ortalama sinema bileti fiyatı 279,3 TL seviyesine ulaştı.

Bu tutar, dolar bazında hesaplandığında son 17 yılın en yüksek seviyesine işaret ederken, enflasyona göre yapılan hesaplamalarda ise reel anlamda sinema tarihinin en yüksek noktası.

Uzmanlar, sinema sektörünün artık yalnızca dönemsel bir mali darboğaz içinde olmadığını, değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle köklü bir yapısal dönüşüm sürecinden geçtiğini vurguluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler