Ana içeriğe geç

Beyrut'a 'millî güvenlik' uyarısı: İsrail-Lübnan anlaşmasına Türkiye'den veto

Ankara, Hizbullah'ın 'ihanet' olarak gördüğü Tel Aviv-Beyrut anlaşmasına karşı 'millî güvenlik' sınırını çizdi. Türkiye'nin güvenliğini İsrail'in göz koyduğu topraklardan başlatan bu duruş, Netanyahu’nun Lübnan, Suriye ve Gazze'de 'tampon bölgeler' doktriniyle doğrudan çatışma halinde.

Beyrut'a 'millî güvenlik' uyarısı: İsrail-Lübnan anlaşmasına Türkiye'den veto
Aydınlık
16

Türkiye'nin Tel Aviv ile Beyrut arasında geçen hafta imzalanan anlaşmadan rahatsız olduğu belirtiliyor. Lübnan'ın el-Ahbar gazetesine konuşan diplomatik kaynaklara göre Ankara anlaşmanın Lübnan'ın çıkarlarına hizmet etmediği gibi Türkiye'nin millî güvenliği açısından da kabul edilebilir olmadığı görüşünde.

Lübnan'da birçok kesimin “ihanet” olarak tanımladığı anlaşma uyarınca İsrail sözde “güvenlik bölgesi”ni Hizbullah tamamen silahsızlandırılana kadar terk etmeyecek, Lübnanlıların evlerine dönmesine izin vermeyecek ve işgal güçlerine yönelik her türlü saldırıyı ateşkes ihlali sayacak. “İç savaş” uyarısında bulunan Hizbullah ise bu şartları “ilhak” girişimi olarak değerlendiriyor ve vatanı savunacağını vurguluyor.

BAŞBAKAN SELAM'A TÜRKİYE'DE VERİLECEK MESAJ

Kaynaklara göre Ankara, anlaşmaya ilişkin çekincelerini Arap ve bölgesel taraflara iletti. Türkiye'nin, bu ay Ankara'yı ziyaret etmesi beklenen Başbakan Nevvaf Selam ile konuyu ayrıntılı biçimde ele almayı planladığı belirtildi. Ankara'nın Selam'a anlaşmaya tarafsız yaklaşamayacağını ileteceği ve şu uyarıda bulunacağı ifade edildi:

“Lübnan'ın komşu ülkelerin güvenliğini etkileyecek anlaşma, ittifak ve eksenlere sürüklenemez. Bu Suriye ve Türkiye için de geçerli.”

Kaynaklar, Türkiye'nin Lübnan'ın iç işlerine müdahale etmek istemediğini ancak bölgede süren savaş ile İsrail'in Filistin, Lübnan ve Suriye'deki faaliyetleri nedeniyle millî güvenliğini bu cephelerdeki gelişmelerden ayrı değerlendirmediğini aktardı.

ANKARA VE TAHRAN'IN ORTAK BAKIŞI

El-Ahbar'a göre söz konusu yaklaşım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süre önce dile getirdiği "Türkiye'nin güvenliği Lübnan ve Suriye'den başlar" sözleriyle de örtüşüyor.

İran ile ABD arasında imzalanan İslamabad Mutabakatı da Ankara'nın bakış açısına paralel şekilde Lübnan dahil bölgedeki tüm savaşların sonlandırılmasını öngörüyor. Ancak Tel Aviv-Beyrut anlaşmasının da Amerikan arabuluculuğunda Washington'da imzalandığını hatırlatalım. Buna rağmen İsrail gazetesi Maariv, çarşamba günkü sayısında Lübnan anlaşmasının hem saha gerçekleri hem de Washington'un Tahran ile yapılan mutabakatı ilerletmek istemesi nedeniyle işlemesinin zor olduğunu yazdı.

'SÜNNİ ÇEVRELERE' UYARILAR

El-Ahbar'a konuşan kaynaklara göre Ankara'nın uyarıları Beyrut yönetimiyle sınırlı değil. Türk yetkililer görüşlerini Lübnan'daki çeşitli taraflarla da paylaştı ve "Sünni çevrelerde" etkili isimleri yaşanan gelişmelerin tehlikeleri konusunda ikaz etti. Türkiye'nin bu kapsamda Lübnan'da mezhepsel gerilim çıkarmayı amaçlayan kışkırtma kampanyalarına karşı dikkatli olunması çağrısı yaptığı belirtildi.

TRUMP'IN SURİYE-HİZBULLAH PLANI

Lübnan gazetesine göre Türkiye ile Suriye arasında da konuya ilişkin görüşmeler yürütülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, sonuncusu beş gün önce olmak üzere Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'dan defalarca Lübnan'a girerek Hizbullah'a müdahale etmesini istedi. Şara ise Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına hizmet edecek bu önerileri şu ana kadar geri çevirdi.

İSRAİL NEDEN 'BAYRAM ETMİYOR'?

Aynı öneriden Tel Aviv de rahatsız. Ülkenin en çok izlenen haber kanallarından Kanal 12'ye göre İsrail güvenlik kurumları, Suriye'nin Lübnan'a müdahale ettiği senaryoyu "en kötü ihtimal" olarak değerlendiriyor. Bir yetkili, Suriye-Hizbullah çatışmasının İsrail sınırlarında Türkiye kaynaklı yeni bir güvenlik riski yaratacağını iddia etti:

"Bu, patlayıcı dolu bir varilin içine kibrit atmaya benziyor. Kuzey sınırımızda El Kaide'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı buluruz."

Amerikalı emekli Albay Douglas Macgregor da bu bağlamda, "İsrail normal şartlarda Hizbullah ile mücadelenin Suriye'ye bırakılacak olması nedeniyle bayram ederdi. Ancak Türkiye endişesi nedeniyle Trump'ın önerisine karşı çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

El-Ahbar, Türk tarafının daha önce Lübnanlı yetkililere Beyrut'un Şam ile istişare içinde olması ve Suriye'nin yeni yönetimi ile İsrail arasında sonuçsuz kalan müzakere sürecinden ders çıkarması tavsiyesinde bulunduğunu hatırlattı.

KÖRFEZ'DEN DESTEK MISIR'DAN İTİRAZ

Lübnan gazetesine göre Tel Aviv-Beyrut anlaşmasına tam destek veren iki ülke var: Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Kahire ise karşı çıkanlar arasında yer alıyor. Mısırlı kaynaklar, Kahire'nin Beyrut'un İsrail'den belirli bir takvim içinde tam çekilme taahhüdü almadan böyle bir mutabakata yönelmesini doğru bulmadığını söyledi. İran da aynı doğrultuda İsrail'in "tam çekilme takvimi sunmak zorunda" olduğunu vurgulamıştı.

Mısırlı yetkililer, ulusal uzlaşı sağlanmadan atılan bu adımın Lübnan'daki iç bölünmeleri daha da derinleştirebileceği konusunda Beyrut'u uyardı.

El-Ahbar'a göre Kahire daha önce Beyrut'a, Hizbullah'ın zorla silahsızlandırılması yerine diyalog ve müzakereyi esas alan beş maddelik bir girişim sunmuştu. Mısır, mevcut anlaşmanın İsrail'in taleplerini büyük ölçüde karşıladığını, buna karşılık Lübnan'a tek başına yerine getiremeyeceği yükümlülükler dayattığını vurguluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler