Ana içeriğe geç

"Eğri cetvelden doğru çıkmaz": Bahçeli’den Gürlek’e yaptırım isteyen AP raporuna tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu’na sert tepki gösterdi. Raporu “eğri cetvelle çizilmiş bir hezeyan” olarak niteleyen Bahçeli, Türk yargısının bağımsız olduğunu vurgularken Ülkü Ocakları, Kıbrıs ve Mavi Vatan konularındaki eleştirilere de yanıt verdi

"Eğri cetvelden doğru çıkmaz": Bahçeli’den Gürlek’e yaptırım isteyen AP raporuna tepki
Gazete Oksijen
16

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2025 Türkiye Raporu’nu sert sözlerle eleştirdi. Türkiye’ye yönelik demokrasi, hukuk, yargı ve insan hakları eleştirilerinin yer aldığı rapora tepki gösteren Bahçeli, Avrupa kurumlarının Türkiye’nin iç işlerine müdahale etmeye çalıştığını savundu.

AP raporunun Türkiye’nin egemenlik haklarını hedef aldığını söyleyen Bahçeli, raporda yer alan değerlendirmelerin objektiflikten uzak olduğunu belirtti.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye yönelik yaklaşımını eleştiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart çöküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.”

“Yüce Türk yargısı Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez”
Bahçeli, raporun yargıya ilişkin bölümlerini de hedef aldı. Avrupa Parlamentosu’nun devam eden yargı süreçleriyle ilgili değerlendirmelerinin kabul edilemez olduğunu söyleyen MHP lideri, Türk yargısının bağımsızlığına vurgu yaptı.

Bahçeli konuşmasında şunları söyledi:

“Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez.”

Ülkü Ocakları vurgusu

Avrupa Parlamentosu raporunda Ülkü Ocakları’na ilişkin değerlendirmelere de değinen Bahçeli, bu yaklaşımın geçmişte ABD’de gündeme getirilen girişimlerle benzerlik taşıdığını savundu.

“Dün Washington'da Ülkü Ocaklarına dosya açmaya çalışanlar vardı. Bugün Brüksel'de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetkisi Yasası'nın içine Ülkü Ocaklarının terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımız da bu girişimi esefle karşılamış, bunun asılsız ithamlarla örülmüş, köklü müttefiklik hukukuna yakışmayan, Türkiye karşıtı lobilerin Avrupa'da da sahnelediği yanlı bir teşebbüs olduğunu açıkça ilan etmiştir.”

“Kıbrıs’ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir”

Bahçeli, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusundaki yaklaşımını da eleştirdi. Kıbrıs Türklerinin haklarının göz ardı edildiğini savunan MHP lideri, iki devletli çözüm tezini yineledi.

“Kıbrıs'ta Enosis hayalini self-determinasyon kılıfında pazarlayanlar, EOKA terörünü bağımsızlık mücadelesi makyajıyla aklamaya çalışanlar, Akritas Planı'nın kanlı hesabını teferruat gibi göstermeye yeltenenler, Kıbrıs Türkü'nün 1963'ten 1974'e uzanan direnişini görmezden gelenler bugün bize insanlık dersi veremezler. Hiç kimse bizden Kıbrıs Türkü'nün davasını müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, uzatılmış oyalamalara ve Rum tarafının bitmeyen oyunlarına teslim etmemizi istemesin. Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir.”

“Türk milletine kafa tutanların kafalarına vura vura öğretiriz”

Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin jeopolitik konumuna ve dış politikadaki rolüne değinen Bahçeli, Avrupa’nın bir yandan Türkiye’nin stratejik önemini kabul etmek zorunda kaldığını, diğer yandan ise Türkiye’ye yönelik eleştirilerini sürdürdüğünü söyledi.

Bahçeli şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bu tablonun bir tarafında, Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığını, savunma sanayisindeki yükselişini, göç yönetimindeki rolünü, enerji yollarındaki yerini, Karadeniz'den Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya uzanan jeopolitik değerini kabul etmek zorunda kalan Avrupa vardır. Diğer tarafında ise Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocaklarımıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini ve Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır. Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler