Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayiinde kat ettiği yol, uluslararası masadaki yerini de değiştirdi. Prof. Dr. Erman Akıllı, bu dönüşümü çarpıcı bir karşılaştırmayla ortaya koydu.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Prof. Dr. Erman Akıllı, İHA muhabirine yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığının nasıl arttığını anlattı.
20 yılda değişen tablo: Halıdan savunma sanayiine
Akıllı, iki dönemi yan yana koydu. Bir zamanlar Türkiye'ye gelen Batılı liderlerin gündemi turistik alışverişti.
"20 yıl öncesinde Batılı liderler Türkiye'ye geldiklerinde halılara bakıyor, turistik yerleri geziyor, çanak çömlek alıyorlardı. Bugün ise ilk durakları savunma sanayimiz oluyor" dedi.
Akıllı sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye ile savunma alanında anlaşmalar yapmak, geliştirilen ileri teknolojileri kendi ülkelerine taşımak istiyorlar. Bu tablo, Türkiye'de son 20 yılda yaşanan dönüşümün ne kadar somut ve gerçek olduğunun göstergesidir."
Muktedir devlet: Kendi çizdiği geleceği yaşayan Türkiye
Akıllı, Türkiye'nin dış politikada kendi stratejik önceliklerini belirleyen ve uluslararası sistemde ağırlığını hissettiren bir ülke konumuna yükseldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü lider diplomasisinin ülkeye önemli kazanımlar sağladığını dile getiren Akıllı, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti ona biçilen rolü değil, kendi çizdiği geleceği yaşayabilen, muktedir bir devlet. Son 20 yılda aktif dış politika ve lider diplomasisi sayesinde Türkiye uluslararası alanda önemli kazanımlar elde etti."
"Türkiye'siz Avrupa güvenliği düşünülemez"
Akıllı, NATO'nun geleceğine ilişkin tartışmalarda "NATO 3.0" kavramının öne çıktığını belirtti. İttifakın yeni güvenlik mimarisinde Avrupa'nın savunma sorumluluğunu daha fazla üstleneceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktardı.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in NATO'nun yeniden tanımlanacağına yönelik açıklamalarını hatırlatan Akıllı, kritik soruyu sordu:
"Eğer Avrupa'nın güvenliği daha fazla Avrupa'nın sorumluluğuna bırakılacaksa, Türkiye'siz bir Avrupa güvenliğinden söz edilebilir mi? NATO'nun yeni versiyonu şekillenecekse Türkiye Cumhuriyeti'nin talep ve beklentilerini dikkate almak zorundalar."
İleri teknoloji üreten ve ihraç eden ülke
Akıllı, "NATO 3.0" tartışmalarının değişen stratejik dengelerin ve 21. yüzyılın güvenlik ihtiyaçlarının bir sonucu olduğunu belirtti. Türkiye'nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyenin uluslararası ilgiyi önemli ölçüde artırdığını vurguladı.
Türkiye'nin artık yalnızca kendi savunma ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda ileri teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke haline geldiğini ifade etti.
Ankara'nın güçlenen eli
Akıllı, savunma sanayiinde elde edilen başarıların Türkiye'nin uluslararası konumunu güçlendirdiğini belirtti. Bunun NATO başta olmak üzere uluslararası platformlarda Ankara'nın elini daha da kuvvetlendirdiğini sözlerine ekledi.
Dış politikada olduğu gibi uluslararası güvenlik alanında da etkisini sürekli artıran Türkiye'nin, ittifak içindeki ağırlığının daha da artacağını kaydetti.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Erman Akıllı kimdir? Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Prof. Dr. Erman Akıllı'dır.
"NATO 3.0" ne anlama geliyor? Akıllı'ya göre bu kavram, ittifakın yeni güvenlik mimarisinde Avrupa'nın savunma sorumluluğunu daha fazla üstleneceği tartışmalarını ifade ediyor.
Akıllı'nın halı benzetmesi neyi anlatıyor? 20 yıl önce Türkiye'ye gelen Batılı liderlerin turistik alışverişle ilgilendiğini, bugün ise ilk duraklarının Türk savunma sanayii olduğunu anlatıyor.