Otomotiv sektöründe tarihi dönüşüm: Manuel vitesli araçların üretimi neden sona eriyor? | OTOMOBİL HABERLERİ
Otomotiv sektöründeki yüksek maliyet artışları, yeni güvenlik standartları ve otonom sürüş teknolojileri, düz vitesli araçların pazar payını 2030 yılına kadar yüzde 5 seviyesine geriletecek.
Gzt
16
Küresel otomotiv endüstrisi, sürücülerin uzun yıllardır vazgeçilmezi olan manuel şanzıman yapısını kökten değiştirecek ve bu seçeneği tamamen bitirecek bir dönüşümün eşiğinde duruyor.Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği pazar verileri, Türkiye'de otomatik şanzımanlı araç tercih oranının yüzde 90 sınırını çoktan aştığını gösteriyor. Sektör analistleri, bu eğilimin sadece tüketici tercihiyle sınırlı kalmadığını, üretici kanadında da manuel vites üretiminin artık sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Yaygın görüşün aksine, manuel şanzımanın piyasadan çekilmesindeki tek etken elektrikli araçlara geçiş süreci olarak görülmüyor.Üretici markalar için yüksek maliyetler gerekçe oluşturuyorOtomotiv markalarının karşı karşıya kaldığı yüksek şanzıman geliştirme, üretim ve emisyon sertifikasyon maliyetleri ana gerekçeyi oluşturuyor. Sınırlı bir talep için ayrı bir üretim bandı ve Ar-Ge bütçesi ayırmak, küresel markaların kâr marjlarını doğrudan aşağı çekiyor. Bu durum, dev üreticilerin yatırımlarını tamamen yeni nesil şanzıman sistemlerine kaydırmasına yol açıyor.Yeni nesil güvenlik standartları süreci hızlandırıyorAvrupa Birliği'nin GSR II kapsamında zorunlu kıldığı acil durum frenleme, şerit takip asistanı ve adaptif hız sab Sabitleme gibi otonom sürüş özellikleri, otomatik şanzıman yazılımlarıyla çok daha kararlı çalışıyor. Bu teknik zorunluluklar, manuel vitesli otomobillerin 2030 yılı itibarıyla tamamen niş bir pazara sıkışmasına yol açacak ve düz vites seçeneği otomotiv tarihinin tozlu raflarındaki yerini alacak.
Kaynağa Git