Türkiye’nin canlı müzik sektörünün uluslararası ölçekteki yükselişini kutlamak amacıyla dün akşam, Birleşik Krallık ve Türkiye canlı müzik endüstrisinin önde gelen isimleri, Londra’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Rezidansı’nda düzenlenen özel bir resepsiyonda bir araya geldi. Geceye, Birleşik Krallık nezdindeki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Osman Koray Ertaş ve Türkiye’nin önde gelen canlı eğlence şirketi BKM’nin CEO’su Zümrüt Arol ev sahipliği yaptı. Resepsiyon, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) desteğiyle gerçekleştirildi.
Türkiye’nin canlı eğlence sektörü son yıllarda dikkat çekici bir büyüme gösterirken, 2025 yılında bilet gelirlerinde yüzde 30’luk artış kaydedildi. Bu başarı, ülkenin zengin kültürel yaşamının ve güçlü müzik endüstrisinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye, uluslararası turne ekonomisinin yükselen oyuncuları arasında
Resepsiyonda Türkiye canlı eğlence ve kültür-sanat sektörünün önde gelen temsilcileri de yer aldı. Katılımcılar arasında Türkiye'nin kültür ve sanat politikalarının belirlenmesi alanında bakan danışmanı Tan Sağtürk, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner, Piu Entertainment Genel Müdürü Cemil Demirok, Pozitif’ten Batuhan Alioğlu Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova ile Biletix Türkiye Genel Müdürü Karaoğlan Taşçı yer aldı.
Birleşik Krallık tarafından ise Kilimanjaro’nun Kurucusu ve CEO’su Stuart Galbraith, Ticketmaster EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Andrew Parsons, SOLO’nun Kurucusu ve Genel Müdürü, aynı zamanda Isle of Wight Festivali’nin organizatörü John Giddings, Kilimanjaro Promoter Operations Başkanı Sam Phillips, The Leighton-Pope Organisation’ın kurucusu Carl Leighton-Pope ve ITB’nin Kurucusu ve CEO’su Rod MacSween’in yanı sıra Birleşik Krallık müzik endüstrisinin önde gelen medya kuruluşlarının temsilcileri geceye katıldı.
Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türkiye’nin dünyanın en çok ziyaret edilen ilk beş turizm destinasyonu arasında yer aldığını belirterek, her yıl yaklaşık dört milyonu aşkın İngiliz ziyaretçiyi ağırladığını söyledi. Türkiye’nin yalnızca eşsiz sahilleri ve doğal güzellikleriyle değil, zengin tarihi mirası, arkeolojik hazineleri, dünya çapında tanınan mutfağı ve köklü misafirperverlik geleneğiyle de öne çıktığını vurgulayan Ertaş, ülkenin yabancı ziyaretçiler, yatırımcılar ve uluslararası organizasyonlar için cazibe merkezi olmaya devam ettiğini ifade etti.
Türkiye’nin uluslararası diplomasi, kültür ve spor alanlarında giderek daha önemli bir merkez haline geldiğini kaydeden Büyükelçi Ertaş, bu yıl NATO Zirvesi, COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi gibi önemli küresel toplantılara ev sahipliği yapılacağını hatırlattı. İstanbul’un aynı zamanda dünyanın önde gelen sanatçılarını, kültür ve spor etkinliklerini buluşturan küresel bir merkez konumuna yükseldiğini belirten Ertaş, Formula 1’in 2027 yılında İstanbul Park’a dönüşünün de Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Etkinlikte söz alan John Giddings ise şunları söyledi:
“Buraya gelene kadar, bu harika ülkede ne kadar çok konser gerçekleştirdiğimi fark etmemiştim. The Rolling Stones, U2, Madonna, Shakira, Rihanna, Justin Timberlake, Pharrell Williams ve daha niceleriyle çalıştım. Dünyada yaşanan tüm gelişmeleri düşündüğümüzde, artık bu noktada sizin bize ihtiyaç duyduğunuzdan daha fazla bizim size ihtiyacımız var. Kısa süre önce harika kız grubunuz Manifest’in temsilciliğini üstlendim. Türkiye’de dört arena konserlerinin ve üç festival gecelerinin biletleri tükendi. Ekim ayında Wembley’de sahne alacaklar. Lütfen siz de gelin. T-pop’u dünyaya taşıyacağız”
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner ise Türkiye’nin genç nüfusuna ve canlı müzik alanındaki potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi:
“En önemli unsur, Türkiye’nin çok genç bir nüfusa sahip olması. Bu genç kuşak konserleri ve canlı müzik etkinliklerini büyük bir ilgiyle takip ediyor. Bugün artık Türkiye’nin uluslararası sanatçıların, konserlerin, müzikallerin ve farklı etkinliklerin turne haritasında önemli bir yer edindiğini görüyoruz. Türkiye’de daha fazla uluslararası sanatçı görmek istiyoruz; aynı zamanda Türkiye’den daha fazla sanatçının da Birleşik Krallık’ta sahne almasını arzu ediyoruz”