Tıp dünyası, yapay zeka, yüksek hassasiyetli mekanik kollar ve uzaktan veri iletim teknolojilerinin kesişiminde en hızlı dönüşüm dönemlerinden birini yaşıyor. Uzun yıllar boyunca laparoskopik yani kapalı cerrahinin sınırları içinde gelişen ameliyat teknikleri, bugün yapay zeka destekli robotik platformlarla milimetrik hassasiyet düzeyine taşındı.
Robotik cerrahi sistemleri, cerrahın yerini alan teknolojiler olarak değil, cerrahın hareket kabiliyetini, görüş alanını ve operasyon güvenliğini artıran akıllı destek platformları olarak öne çıkıyor.
Da Vinci Robotik Cerrahi Türkiye operasyonlarını yöneten Cordamed Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Uyanık, robotik sistemlerin cerrahi pratiği köklü biçimde değiştirdiğini belirterek, bu teknolojilerin hekimlerin karar alma süreçlerini ve operasyonel güvenliğini desteklediğini ifade etti.

20 MİLYONU AŞAN ROBOTİK CERRAHİ MÜDAHALE
Robotik cerrahinin gelişim süreci, sağlık teknolojilerinin tıp pratiğini dönüştürme hızını ortaya koyuyor. İlk dönemlerinde ağırlıklı olarak belirli ürolojik operasyonlarda kullanılan robotik sistemler, bugün jinekoloji, genel cerrahi, kalp-damar cerrahisi ve onkolojik operasyonlar dahil olmak üzere çok sayıda branşta aktif şekilde kullanılıyor.
Küresel verilere göre dünya genelinde aktif olarak hizmet veren robotik cerrahi sistemi sayısı 12 bini aşmış durumda. Bu sistemleri kullanmak üzere uluslararası sertifikasyon süreçlerini tamamlayan hekim sayısı ise 200 bini geride bıraktı.
Yalnızca 2025 yılında gerçekleştirilen robotik operasyon sayısının 3,2 milyona ulaştığı, bugüne kadar yapılan toplam cerrahi müdahale sayısının ise 20,4 milyon eşiğini aştığı belirtiliyor.
MİLİMETRİK KESİ, DAHA DÜŞÜK KOMPLİKASYON RİSKİ
Robotik cerrahi sistemleri, üç boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntüleme teknolojisi ve insan elinin ulaşmakta zorlandığı açılarda hareket edebilen mekanik kollarıyla cerrahlara önemli avantajlar sağlıyor.
540 derece dönebilen mekanik bilekler, ameliyat sırasında daha hassas müdahaleye imkan tanırken, milimetrik kesiler sayesinde hastalar açısından da tedavi süreci değişiyor. Kan kaybının azalması, enfeksiyon ve komplikasyon riskinin düşmesi, hastanede kalış süresinin kısalması ve daha hızlı toparlanma robotik cerrahinin öne çıkan kazanımları arasında gösteriliyor.

TEK KESİDEN AMELİYAT DÖNEMİ
Robotik cerrahideki son teknolojik sıçramalardan biri ise “single-port” olarak adlandırılan tek girişli sistemler oldu. Bu sistemlerde robotik kollar, vücuda yalnızca madeni para büyüklüğündeki tek bir kesiden yönlendirilebiliyor.
Daha ileri uygulamalarda ise vücudun doğal anatomik boşlukları kullanılarak dışarıdan herhangi bir cerrahi kesi yapılmadan operasyonların tamamlanabildiği belirtiliyor.
Volkan Uyanık, yeni nesil robotik platformların yalnızca mekanik kolaylık sunmadığını, moleküler düzeyde görüntüleme sağlayan yapay zeka yazılımları ve akıllı doku enstrümanlarıyla ameliyat sırasında cerrahın karar alma sürecini anlık verilerle desteklediğini söyledi.
TÜRKİYE EĞİTİM ÜSSÜ KONUMUNA GELİYOR
Robotik cerrahi platformlarının yaygınlaşması, dünya genelinde nitelikli ve sertifikalı cerrah ihtiyacını da artırıyor. Türkiye, son yıllarda bu ihtiyaca yanıt veren bölgesel aktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin sağlık altyapısındaki gücünü eğitim odaklı bir vizyonla birleştirdiklerini belirten Uyanık, Türkiye’deki robotik cerrahi eğitim merkezlerinin yalnızca yerli hekimlere değil, yurt dışından gelen cerrahi ekiplere de eğitim verdiğini ifade etti.
Uyanık, şunları kaydetti:
“Bugün Türkiye’deki robotik cerrahi eğitim merkezleri, sadece kendi hekimlerimize değil; Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri’nden gelen yabancı cerrahi ekiplere de ev sahipliği yapıyor. Sahip olduğumuz gelişmiş simülasyon sistemleri, yüksek klinik vaka hacmimiz ve dünya standartlarındaki eğitmen kadromuz sayesinde Türkiye, bölgesel bir eğitim referans noktası konumunda. Artık sadece bu ileri teknolojiyi kullanan bir ülke değiliz; uluslararası tıp dünyasına bilgi, deneyim ve cerrahi metot ihraç eden bir eğitim üssüyüz.”
UZAKTAN CERRAHİ İÇİN 5G VE 6G ALTYAPISI KRİTİK
Robotik cerrahinin geleceğinde en çok dikkat çeken başlıklardan biri de uzaktan cerrahi, yani telesurji uygulamaları. Farklı şehirlerdeki, hatta farklı kıtalardaki uzman cerrahların kilometrelerce uzaktaki hastaları ameliyat etmesi teknik olarak mümkün hale gelse de, bu uygulamaların klinik standart haline gelmesi için önemli altyapı ve regülasyon adımlarına ihtiyaç bulunuyor.
Volkan Uyanık, uzaktan cerrahinin geleceğini yalnızca robotun mekanik kabiliyetine bağlamanın eksik olacağını belirterek, “Uzaktan ameliyatların küresel ölçekte güvenle yaygınlaşabilmesi için kesintisiz, sıfıra yakın gecikmeli 5G ve gelişim aşamasındaki 6G veri iletişim altyapılarına ihtiyaç var” dedi.
Uyanık, siber güvenlik protokollerinin askeri düzeyde güvence altına alınması, uluslararası tıp hukuku regülasyonlarının yeniden ele alınması ve olası teknik aksaklıklara karşı acil müdahale protokollerinin standartlaştırılması gerektiğini vurguladı.
“CERRAHI DEVRE DIŞI BIRAKMAK DEĞİL, GÜCÜNÜ ARTIRMAK”
Robotik cerrahinin önümüzdeki yıllarda ameliyathanelerin ana teknolojik omurgalarından biri haline gelmesi bekleniyor.
Uyanık, bu dönüşümün cerrahı devre dışı bırakmak anlamına gelmediğini belirterek, “Önümüzdeki on yılda, laparoskopik cerrahinin nasıl her hastanede standart haline geldiğini gördüysek, robotik cerrahinin de ameliyathanelerin ana omurgası olacağını göreceğiz. Amacımız cerrahı devre dışı bırakmak değil; onun eşsiz bilgi ve tecrübesini en uç sınırda bile kesintisiz kılmaktır” ifadelerini kullandı.