İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturma, örgütün yatırımcıları ağa düşürmek için dinsel duyguları ve ticari güveni nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.
BABALARININ MİRASI VE "HELAL KAZANÇ" TUZAĞIÖrgütün liderleri olduğu iddia edilen Ömer Faruk ve Mehmet Tarık Çalışkur kardeşler, babalarından miras kalan köklü "İstanbul Sarrafiye" markasının arkasına saklanarak kurbanlarına güven verdi.
Şüpheliler, kurdukları sistemin faiz içermediğini, tamamen "helal kazanç" esasına dayandığını öne sürdü.
Toplanan paraların altın ve döviz alım satımıyla işletileceğini vadeden kardeşler, mağdurlara yüksek kar payı ve "ana paranın hiçbir zaman eksilmeyeceği" garantisini verdi.
SAADET ZİNCİRİ ÜÇ YIL BOYUNCA TIKIR TIKIR İŞLEDİSistemin, 2021 yılından Mart 2024 tarihine kadar hiçbir aksama yaşanmadan tıkır tıkır işlediği belirlendi.
Kar paylarının düzenli olarak elden nakit ödenmesi, yatırımcıların sisteme olan güvenini zirveye çıkardı ve daha büyük paralar yatırmalarına yol açtı.
Hatta mağdurlardan Hasan Gültekin, duyduğu sarsılmaz güven nedeniyle yakın arkadaşı Uğur Altun'u da bu dipsiz kuyuya dahil etti.
KAMERALARI KAPATIP 3 GÜNDE KAÇTILAR!Büyük kaçış ve paraları sıfırlama planının devreye sokulduğu anlar da soruşturma dosyasında tarih tarih yer aldı:25-27 Mart 2024 tarihleri arasında, İstanbul Sarrafiye dükkanındaki güvenlik kameraları tam 3 gün boyunca kasıtlı olarak kapatıldı.
Bu sürede paraların yurt dışına transferi sağlandı.
Örgüt lideri Ömer Faruk Çalışkur, 28 Mart'ta apar topar İngiltere'ye uçtu.
Bir gün sonra ise Londra'dan tüm mağdurlara sistemin çöktüğünü belirten soğuk kanlı bir ses kaydı gönderdi.
Yurt dışından ses kaydı attıktan sonra gizlice Türkiye'ye dönen Ömer Faruk Çalışkur, kendisine ulaşmayı başaran yatırımcılardan "Ödemelerinizi yapacağım" diyerek bir hafta süre istedi.
Ancak bu sürede iş yerindeki tüm nakit ve altın varlıkları da yanına alarak dükkanı tamamen kapattı ve sırra kadem bastı.
50 MİLYON DOLARLIK VURGUNUN AKLAMA ÇARKIMali polisin yaptığı incelemelerde, mağdurlardan toplanan milyonlarca doların uluslararası piyasalarda ve paravan şirketler üzerinden nasıl aklandığı tek tek tespit edildi.
Toplanan paraların büyük bir kısmının bir banka kanalıyla ABD'ye transfer edildiği ve New York'ta altın endeksli hesaplarda saklandığı iddia edildi.
Ayrıca bir örgüt yöneticisinin elden 30 milyon euroyu nakit olarak Belçika'ya taşıdığı öne sürüldü.
Yurt dışına çıkarılan paraların bir kısmı tekrar Türkiye'ye sokularak borsa işlemlerinde eritildi, lüks araç alımlarına yatırıldı ve "FSA Gayrimenkul" isimli paravan şirket üzerinden çok sayıda lüks taşınmaz alınarak aklandı.
İstanbul Sarrafiye kapandıktan sonra bile dolandırıcılık sisteminin durmadığı, örgütün eski çalışanları ve akrabaları üzerinden "Uygur" ve "Pera Sarrafiye" isimli yeni markalarla faaliyetlerin gizlice sürdürüldüğü anlaşıldı.
OPERASYONUN DÜĞMESİNE BASILDI: LİDER SUSMA HAKKINI KULLANDIİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık iki yıllık titiz takibin ardından şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenledi.
"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla, aralarında baron kardeşler Ömer Faruk ve Mehmet Tarık Çalışkur'un da bulunduğu 11 şüpheli kelepçelenerek gözaltına alındı.
Örgüt lideri Ömer Faruk Çalışkur'un emniyetteki ilk ifadesinde susma hakkını kullandığı öğrenildi.
Kapalıçarşı’daki "helal kazanç" maskeli 50 milyon dolarlık vurgunun şifreleri! Çalışkur Kardeşler yakalandı
Tarihi Kapalıçarşı, babalarından kalan 45 yıllık köklü sarraf markasını ve "helal kazanç" vaadini paravan olarak kullanarak 50 milyon dolarlık dev bir vurguna imza atan Çalışkur kardeşlerin dolandırıcılık hikayesiyle çalkalanıyor. "Çalışkurlar Suç Örgütü" çatısı altında kurdukları sahte fon sistemiyle 200'den fazla kişiyi mağdur eden şebekenin kirli çamaşırları deşifre oldu.
Süper Haber
16