Ana içeriğe geç

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli

Doğu Karadeniz'in geçim kaynağı olan çayda ikinci sürgün dönemi hareketliliği başlarken, Artvin Kemalpaşa’daki üreticilerden büyük hasat isyanı geldi. Çayın kilosunun 35 liradan pazarda satılamadığını açıklayan üreticiler hasat parasının tarla temizlemek için işçi parasına gittiğini söyledi.

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli
Yeniçağ
16

Artvin’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Halvaşi bölgesinde yeşil çay üreticileri, hasat döneminde karşılaştıkları yapısal sorunları, işçi yevmiyelerini ve pazar fiyatları karşısında eriyen alım güçlerini anlattı.

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli - Resim : 1

"SADECE BAHÇEDEKİ OT TEMİZLİĞİNE 15 BİN LİRA ÖDEDİM"

Kemalpaşa'daki çay bahçesinde yabani otların bitki kalitesini düşürdüğünü ve ilaç kullanamadıkları için elle temizliğin maliyeti katladığını belirten üretici Meryem Kabaosmanoğlu, hasat sürecindeki harcama sarmalını şu sözlerle paylaştı:

"Ben çayımı sattım, Allah razı olsun ama daha masrafların yarısını bile karşılayamadım. İşçi çok pahalı. Neredeyse çayı yarı fiyatına versek daha iyi. Çaydan bize hiçbir şey kalmıyor; işçiye, yemeğe, bezine, makasına, arabasına gidiyor. Sadece çay bahçesindeki otları temizletmek için 15 bin lira işçi parası ödedim. Evde kendi imkanımızla temizleyemiyoruz. Bir yaprağı yere düşse bile yeniden kök salıyor, bütün çaylığı sarıyor. İlacı olduğunu söylüyorlar ama o da zehir, çayda kullanamıyoruz. Mayıs sürgünü bitti, ardından 10 gün ot temizlettik. Şimdi yeniden işçi geldi çay topluyor. Benim arabam da yok; bahçeden buraya çayı getirmek için 500 lira nakliye ücreti ödüyorum. Çay parası gerçekten hiçbir şeye yetmiyor. Buna bir çare bulsunlar."

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli - Resim : 2

"ÇAYIN KİLOSU 35 LİRA, SOĞAN 42 LİRA; BU İŞ NASIL OLACAK?"

İşçilik giderlerinin ve temel gıda maddelerindeki artışın çay üreticisinin gelirini sıfırladığını, ayrıca alım noktalarındaki kota sisteminin üreticiyi vurduğunu savunan Sayime Karahan ise şu ifadeleri kullandı:

"Bizi hiç kimse kurtarmıyor. ÇAYKUR kuru çayı kaça satıyor? Benim topladığım çayın kilosu 35 lira. Bunun bana karı nedir? Çayı işçiler topluyor, işçiye 13-14 lira toplama ücreti veriyoruz, yemeğini de biz karşılıyoruz. Eskiden çaydan para kazanıyorduk ama aldığımız ürünlerin fiyatı da ona göreydi. Şimdi bir kilo soğan 42 lira, patates 42 lira. Daha diğerlerini söylemiyorum bile. Benim çayımın kilosu 35 lira. Bizde asıl sorun kontenjan. Kontenjan önceden başlıyor, millet çayını tonajıyla veriyor. Bize sıra gelince 10 kilo, 20 kilo, 50 kilo şeklinde teslim edebiliyoruz. Pazara bile akşam ucuzlar diye gidiyoruz ama fiyat değişmiyor."

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli - Resim : 3

"ÇAY SATIŞINDAN MEMNUNUM, HERKES SAHİLDE YİYİP İÇİYOR"

Bölgedeki yüksek işçi maliyetlerini kabul etmekle birlikte, genel üretim çarkından ve ÇAYKUR’un alım politikasından memnun olduğunu dile getiren bir diğer Kemalpaşalı üretici ise piyasaya farklı bir perspektiften bakarak şunları kaydetti:

Kilosu 35 liradan tarlada satılamıyor: Üretici dertli - Resim : 4

"Çay satışından ve alımlardan şahsen memnunum. Sadece işçi parası çok fazla tutuyor. Daha dün çay toplattık, işçilere 18 bin lira ödeme yaptık. Daha çayın parası elimize geçmeden yarısı doğrudan işçiye gidiyor. Onun dışında bizim çok büyük bir sıkıntımız yok. Yiyecek de var, içecek de var. Vatandaş sahilde yiyor, içiyor. Herkes iyidir."

Kaynağa Git

İlgili Haberler